Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu, amcasıdır.Para o terapeuta, o que lhe resta é a sua intuição, seu tato.
Amcası Zoot Money's Big Roll grubunda basçıydı.Seu tio foi o baixista Mike "Monty" Montgomery da Zoot Money's Big Roll Band.
Bakımını amcası üstlendi.Ele foi salvo por seu tio.
Aynı zamanda Fransız aktris Lea Seydoux büyük amcasıdır.Ela é vivida nas telas pela atriz francesa Léa Seydoux.
Akabi, amcası tarafından tehdit edilir.Sylvia é, então, raptada pelo tio.
Amcası John Ruess, Broadway'de ses sanatçısı olarak yer almıştır.Zijn oom, John Ruess, heeft opgetreden in Broadway.
Amcası ona Berlin'deki Reichskreditbank'ta bir iş buldu.Zijn oom regelde een baan voor hem bij de Reich Credit Bank.
İlk adı amcası ressam Giovanni Segantini tarafından verilmiştir.Zijn voornaam kreeg hij van zijn oom, de schilder Giovanni Segantini.
Amcası V. Giorgi’nin naipliği altında geçen saltanatı kısa sürmüş ve çok genç yaşta 1313 yılında ölmüştür.Hij regeerde onder regentschap van zijn oom George V en stierf in 1313 nog altijd minderjarig.
Müzik yapımcısı Humberto Gatica'nın amcasıdır.Lucho Gatica is de oom van muziekproducent Humberto Gatica.
Amcası bir Japon rahibi olup bu nikah törenine gelmeyi kabul etmemiştir.Haar oom is een priester en weigert de huwelijksceremonie bij te wonen.
Burada annesi, amcası ve teyzesi Livia Drusilla ile birlikte büyüdü.Ze werd door haar moeder, haar oom en tante, Livia Drusilla, opgevoed.
Amcası Robert Bosch bujinin gelişmesine öncülük etmiştir.Hij was een neef van Robert Bosch die pionierde in de ontwikkeling van de bougie.
1928'de, Liderliğini, amcası Panayis Çaldaris'in yürüttüğü Halk Partisi'ne üye oldu.In 1928 stapte hij echter over naar de Volkspartij onder leiding van zijn oom Panagis Tsaldaris.
Bu sırada amcası Mario’dan suikastçılık eğitimi alır.Nu proberen ze Mario’s besluit te beïnvloeden…
Armıda amcasından Kont'la bir evlenme yapabilmek için izin vermesini ister.Anna krijgt hierna toestemming te trouwen met de graaf.
Babası Hizashi Hyuuga ile amcası Hiashi Hyuuga ikiz kardeştir.Hizashi was de vader van Hyuuga Neji en de tweelingbroer van Hyuuga Hiashi, de vader van Hyuuga Hinata.
O’na I. Dünya Savaşı’nda ölen amcasının adını verdiler.Hij werd vernoemd naar zijn vaderlijke oom die omkwam in de Eerste Wereldoorlog.
Adamları ona ihanet etti ve Caligula'nun amcası Claudius'u imparator seçtiler.Zij vinden Claudius, de oom van Caligula en roepen hem uit tot keizer.
Komik drama konusunda amcası Alexis'ten etkilenmiş olması muhtemeldir.Hij raakte geïnspireerd door italodiscomuziek.
Ölümünden sonra amcasından gelen baskılara rağmen bir daha asla evlenmedi.Na zijn dood zou ze, hoewel haar oom daarop aandrong, niet hertrouwen.
Amcası Claudius yeni imparator oldu.Claudius wordt tot nieuwe keizer uitgeroepen.
Amcası Gianni Letta, Silvio Berlusconi'nin üst düzey yardımcılarından biriydi.Zijn oom Gianni Letta is staatssecretaris geweest in alle kabinetten-Berlusconi.
Şu anda ATP'de profesyonel tenisçi olan Rafael Nadal'ın amcasıdır.Nadal is de oom van tennisser Rafael Nadal.
Ebu Talip - Ali'nin babası, Muhammed'in amcası.Zijn vader, Aboe Talib, was een oom van Mohammed.
Amcası Kemaleddin Abdüllah Kazaruni de onunla birlikte olmuştur.Daarmee verminkte hij zijn vader Ouranos en nam hij de heerschappij van hem over.
Ondan sonra tahta amcası Berke geçecektir.Daarna moest de viool van zijn oom Barney het ontgelden.
Amcasını çok sever.Hij houdt veel van z'n vader.
Ancak çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı.Haar liefhebbend hart heeft U allen omvat.
Amcası Charles Willson Peale'dir.Op Beautiful wordt hij Uncle Charlie Wilson genoemd.
Amcası gibi Marie de Sadi Carnot olarak bilinirdi.Hij werd Sadi genoemd naar zijn oom, de wiskundige Sadi Carnot.
Zuko için amcası çok önemlidir.Azen zijn daarom belangrijk.
Babası elinden tutarak amcasına teslim eder.Zij verbergt inderdaad haar oom.
Babası ve amcası Rio'da profesyonel futbolcuydular.Zijn vader en zijn oom waren American-footballspelers.
Halası aktris Anjelica Huston, amcası Danny Huston'dır.John Huston is de vader van acteurs Anjelica Huston en Danny Huston.
Çocukken amcasından gitar çalmayı öğrendi ve daha sonra şarkıları kendisi yazmaya başladı.Al in zijn vroege jeugd leerde hij gitaar spelen en begon hij met het schrijven van liedjes.
William amcasının yanında büyüdü ancak tam bir işkence görüyordu.Thomas ervoer de opvolging van zijn vader door zijn ooms als een grote onrechtvaardigheid.
Amcası olan Salih Ismail tarafından kovalanmaya başlandı.Hij werd opgevolgd door zijn naaste medestander Ismet Inönü.
Patrik Berger'in amcası Jan Berger de futbolculuk yapmıştır.Zijn vader Henrik Bernburg speelde eveneens betaald voetbal.
Bay Mortimer - Jack'in yaşlı amcası.Het was de zoon van Jacks oude vriend.
Çocukluğundan beri çizmeye hevesliydi, ve amcası ona eski eserleri nasıl restore edebileceğini öğretti.Hij was op jonge leeftijd wees geworden en werd nu opgevoed door zijn oom, die hem piano leerde spelen.
Annesi, amcası ve yengesi Livia Drusilla ile birlikte yaşadı.Daar werd zij door haar moeder, haar oom en haar tante Livia Drusilla opgevoed.
Büyük amcası aktör Ralph Bellamy'dir.Jego wujkiem był aktor Ralph Bellamy.
Ayrıca amcası Walter Renneisen, Alman bir aktördür.Jej wujek od strony matki, Walter Renneisen jest niemieckim aktorem.
Bjørgen : Gunther'in amcasıdır.Bjorgen – wujek Gunthera.
Komik drama konusunda amcası Alexis'ten etkilenmiş olması muhtemeldir.Duży wpływ na jego zainteresowanie teatrem miał znany komediopisarz Aleksis.
Anneannesi sinema oyuncusu Judy Campbell, amcası da senaryo yazarı Andrew Birkin’dir.Jej babką ze strony matki była aktorka Judy Campbell, a wujem jest scenarzysta Andrew Birkin.
Flosi, Höskuldur’ün karısının amcası, güçlü reislerden de yardım alarak katillerden intikamını alır.Flosi, wujek żony Höskuldra, chcąc zemścić się na zabójcach, szuka pomoc u wpływowych wodzów.
Babası, üç amcası ve büyükbabası Derbyshire CCC kriket takımında oynamışlardır.Jego ojciec, wujkowie i dziadek grali w zespole pierwszej ligi krykieta Derbyshire CCC.
Melikşah amcasını affedip onu Umman'a emir olarak göndermeye razı olur gibi idi.Po drodze anioł Boga zatrzymał jego oślicę i nakazał mu powiedzieć tylko to, co kazał Bóg.
Yenge, bir kimsenin dayısının veya amcasının eşi.Mężem cioci jest wujek lub wuj.
Zuko için amcası çok önemlidir.Ważna jest właściwa motywacja przy Jukai.
Amcası Oğulcak Kadır Han'ı öldürdü.Była świadkiem zabójstwa Hana przez jego syna.
Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştır.Wstydzi się swoich rodziców oraz imienia.
Amcası başta bunu bilmemektedir ancak zamanla kendisinden kuşkulanmaya başlar.Na początku nie znosi Mokony, ale z czasem zaczyna coś do niej/niego czuć.
Cristof Colomb'un amcası olan Antonio Columbo 1449 yılında meşhur Cenova fenerinin bakıcısı idi.W 1449 roku funkcję latarnika pełnił Antonio Colombo, wuj Krzysztofa Kolumba.
Fakat amcası Garrow çiftliği de yakıldıktan sonra öldürülür.Niszczą farmę Garrowa i zabijają go.
Amcası çok ünlü bir tenis koçuydu.Był znanym tenisistą.
İskender, Büyük İskender'in amcasıdır.Długoletnim kierownikiem sekcji był Włodzimierz Wujec.
Simon'ın amcası daha önceden Simon'ın babasını da öldürmüştür.Po stronie Jacquesa walczył między innymi jego stryj Simon.