Amcama seni tekrar kabul etmesini söylerim.Aku akan membujuk pamanku agar kau bisa datang lagi
Amcama seni tekrar kabul etmesini söylerim.Direi ao meu tio para deixá-lo fazer parte novamente.
Amcama seni tekrar kabul etmesini söylerim.제가 교회 다시 나오실 수 있도록 외삼촌께 잘 말씀 드려볼게요
Amcama seni tekrar kabul etmesini söylerim.le pediré a mi tío que te deje regresar.
Amcama seni tekrar kabul etmesini söylerim.سأطلب من عمي .أن يدعك تحضر مرة أخرى
Amcam bir balıkçıydı ve aynı zamanda kaçak bir avcıydı.14歳から17歳までの間で
Amcam bir balıkçıydı ve aynı zamanda kaçak bir avcıydı.제 삼촌은 어부셨지만 밀렵자이시기도 했습니다
Amcam bir balıkçıydı ve aynı zamanda kaçak bir avcıydı.ודודי היא דייג וגם עסק בציד לא חוקי.
Amcam bir balıkçıydı ve aynı zamanda kaçak bir avcıydı.والدي كان جنديا اما عمي فلقد كان صياد سمك وصائد حيوانات
- Amcam cankurtaranken bir kere denemiştim efendim.- Ik heb het geprobeerd als een kind.
- Amcam cankurtaranken bir kere denemiştim efendim.- Jag provade en gång som barn.
- Amcam cankurtaranken bir kere denemiştim efendim.- Jeg har prøvet det som barn.
- Amcam cankurtaranken bir kere denemiştim efendim.- Próbáltam gyerekkoromban.
- Amcam cankurtaranken bir kere denemiştim efendim.- Аз съм го пробвал като дете.
- Amcam cankurtaranken bir kere denemiştim efendim.Пробвах веднъж с чичо ми, когато бях хлапе, сър.
- Amcam cankurtaranken bir kere denemiştim efendim.جربت الأمر مرة واحدة مع عمي عندما كنت غلاما ، سيدي
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu. Annem, "Misariflerin önünde bundan bahsetme" dedi.Şi mama mea a spus, "Nu vorbi despre asta în faţa musafirilor."
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu."Dove sono i regali di Chris?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu."Gdzie są prezenty dla Chrisa?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu.삼촌이 갑자기 말했습니다. "크리스의 선물은 어딨어?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu.Nagybátyám hirtelen megszólalt: "Hol vannak Chris ajándékai?" mire anyám:
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu."Onde é que estão os presentes do Chris?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu."Quà của Chris đâu rồi?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu.Und plötzlich sagt mein Onkel, "Wo sind Chris' Geschenke?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu."Waar zijn de geschenken van Chris?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu.І раптом мій дядько спитав: "Де Крісові подарунки?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu."Къде са подаръците на Крис?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu.ופתאום דודי אומר "היכן המתנות של כריס?"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu.وفجأة، يقول عمي, "أين هدايا كريس؟"
Amcam, "Chris'in hediyeleri nerede?" diye sordu.母は言いました「お客様の前で話すことではありません」
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Chú tôi là một nhà toán học lỗi lạc và ông bảo tôi,
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Dieser war ein sehr renommierter Mathematiker und meinte zu mir:
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Enoni oli merkittävä matemaatikko ja hän kertoi minulle:
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,제 삼촌은 굉장히 유명한 수학자였으며 제게 말했습니다.
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Mijn oom was een zeer vooraanstaande wiskundige en hij zij mij:
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Mio zio era un matematico davvero importante e mi disse:
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Mon oncle était un mathématicien très éminent et il m'a dit :
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Ő egy nagyon kiváló matematikus volt és ezt mondta nekem,
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,O meu tio era um matemático muito proeminente e disse-me:
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,On byl v té době prominentním matematikem a řekl mi:
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Strýko bol slávny matematik a povedal mi,
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Unchiul meu era un matematician foarte proeminent și mi-a zis
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Ο θείος μου ήταν ένας πολύ εξέχων μαθηματικός και μου είπε,
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Мой дядя был выдающимся математиком и он сказал:
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,Чичо ми беше много изтъкнат математик и ми каза:
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,דודי היה מתמטיקאי חשוב והוא אמר לי,
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,كان عمي عالم رياضيات بارز للغاية وقال لي،
Amcam çok ünlü bir matematikçiydi ve bana dedi ki,『ほら ここに問題がある
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Edward chú của tôi là hạt tiêu, Wells, và Công ty, người dân than.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.제 삼촌 에드워드는 페퍼, 웰스, 그리고 (주)의 탄갱 명했다.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Mein Onkel Edward war Pepper, Wells und Co., die Zeche Menschen.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Mijn oom Edward was Pepper, Wells, en Co, de Colliery volk.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Min farbror Edward var Peppar, Wells och Co, den Colliery folket.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Min onkel Edward var Peber, Wells og Co, Colliery folk.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Mio zio Edward era Pepper, Wells e soci, la gente Colliery.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Moj stric Edward was Pepper, Wells, in Co, je Colliery ljudi.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Môj strýko Edward bol korenie, Wells a spol, na dole ľudí.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Mój wujek Edward Pepper, Wells i Co Colliery ludzi.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Mon oncle Edward Pepper, Wells et Cie, le peuple Colliery.
Amcam Edward Biber, Wells, and Co, Colliery kişi oldu.Můj strýc Edward byl pepř, Wells a spol, na dole lidi.