Ana içeriğe geç
Sözlük

amcam ile cümle

amcam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ben tavsiye istiyorum. " , Eski delikanlı söyle! " Amcam Bertie, yarın dönüm. "Искам съвет. " "Кажи, стари момче!" Чичо ми е повратна до утре, Бърти. "
Ben tavsiye istiyorum. " , Eski delikanlı söyle! " Amcam Bertie, yarın dönüm. "Я хочу ваш рада ". "Скажіть на старий хлопець!" "Мій дядько повороту до завтра, Берті."
Ben tavsiye istiyorum. " , Eski delikanlı söyle! " Amcam Bertie, yarın dönüm. "Я хочу ваш совет ". "Скажите на старый парень!" "Мой дядя поворота до завтра, Берти."
Ben tavsiye istiyorum. " , Eski delikanlı söyle! " Amcam Bertie, yarın dönüm. ""قل ل، الفتى القديمة!" "عمي تحول ما يصل إلى الغد ، بيرتي".
Ben tavsiye istiyorum. " , Eski delikanlı söyle! " Amcam Bertie, yarın dönüm. ""だからJeevesは私に言った。"
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Als das in einem Magazin veröffentlicht wurde, bekam ich einen zornigen Brief von meinem Onkel.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Atunci când a fost publicat într-o revistă am primit o scrisoare furioasă de la unchiul meu.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Cuando esto se publicó en una revista recibí una furiosa carta de mi tío.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.이 시가 어떤 잡지에 실렸습니다. 그리고 저는 삼촌에게서 분노의 편지를 받았습니다.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Po publikacji tego wiersza w jakimś czasopiśmie otrzymałem gniewny list od mojego wujka.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Quando fu pubblicata in una rivista ricevetti una lettera adirata da mio zio.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Quand on a publié cela dans une revue j'ai reçu une lettre furieuse de mon oncle,
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Toen dat in een tijdschrift werd gepubliceerd, kreeg ik een woedende brief van mijn oom.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Когато това беше публикувано в едно списание, получих гневно писмо от чичо си.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Когда это напечатали в журнале, я получил гневное письмо от моего дяди.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.כשזה פורסם בכתב-עת כלשהו קיבלתי מכתב זועם מדודי.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.عندما نشر هذا في الجريدة تلقيت رساله غاضبه من عمي .
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.바로 얼마전에, 제 삼촌이 말하길, 그가 저의 6살짜리 사촌에게 시리얼을 주는데,
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.6歳の息子に オーガニックのシリアルと 砂糖のついたコーンフレークの
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Äskettäin setäni sanoi, että hän oli tarjonnut kuusivuotiaalle serkulleni muroja.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Baru saja, paman saya menawarkan sereal kepada sepupu saya yang berumur 6 tahun.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Cu puțin timp în urmă, unchiul meu mi-a zis că i-a oferit vărului meu de şase ani cereale.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.For ikke så lang tid siden, sagde min onkel, at han havde tilbudt min seksårige fætter morgenmad.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.För inte så länge sedan, sa min morbror att han erbjudit min sexårige kusin flingor.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Há pouco tempo, o meu tio disse que ofereceu cereais ao meu primo de seis anos.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Il n'y a pas si longtemps, mon oncle proposait des céréales à mon cousin de six ans.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Không lâu trước kia, bác tôi đã bảo rằng khi ông đưa cho cậu em 6 tuổi 1 loại ngũ cốc.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Nedávno můj strýc říkal, že mému šestiletému bratranci nabídl cereálie.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Nem is olyan rég, a nagybátyám mesélte, hogy a 6 éves unokatesómat müzlivel kínálta.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Nie je to tak dávno, keď môj strýko povedal, že ponúkol môjmu 6-ročnému bratrancovi cereálie.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Niet zo lang geleden bood mijn oom mijn zesjarige neefje cornflakes aan.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.No hace mucho tiempo, mi tío dice que le ofreció cereal a mi primo de 6 años.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Non molto tempo fa, mio zio ha detto che aveva offerto dei cereali a mio cugino di 6 anni.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Vor nicht allzu langer Zeit erzählte mir mein Onkel, dass er meinem sechsjährigen Cousin Müsli angeboten habe.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Wujek opowiadał mi, jak chciał dać mojemu 6-letniemu kuzynowi płatki śniadaniowe.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Πριν λίγο καιρό, ο θείος μου είπε ότι είχε προσφέρει στον εξάχρονο αδερφό μου δημητριακά.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Неотдавна, чичо ми каза, че той предложил на моя шест годишен братовчед мюсли.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Не так давно, мій дядько сказав, що він запропонував моєму шестирічному двоюрідному братові пластівці.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Не так давно мой дядя сказал, что предложил моему 6-ти летнему двоюродному брату хлопья.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.לפני זמן לא רב, דודי סיפר שהוא הציע לבן-דודי בן ה-6 דגני בוקר.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.بالمناسبة ليس من مدة طويلة .. عرض عمي على ابنه البالغ من العمر 6 سنوات حبوب الافطار
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.왜냐하면 저희 아버지와 제 세 삼촌들은, 세계 2차 대전 때,
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Mój ojciec i trzej wujkowie, podczas drugiej wojny światowej, byli przeciwni wojnie - mięczaki.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Porque mi propio padre y mis tres tíos, en la II Guerra Mundial, eran objetores de conciencia, unos gatitos.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Vì bố tôi, và 3 chú khác của tôi, trong Thế chiến II, đều theo phe phản chiến, rất yếu đuối.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.כי אבא שלי עצמו, ושלושת הדודים שלי, במלחה"ע השנייה
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.لأن والدي نفسه، وأعمامي الثلاثة، في الحرب العالمية الثانية،
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.良心的兵役拒否者でおとなしい人たちでした しかし、時々リジー・ボーデンのような人が
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Dostałam od wujka piękny niebieski sweter; przynajmniej wydawał mi się piękny.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.에드 삼촌한테 아름다운 파란 스웨터를 받았습니다. 적어도 저는 그 스웨터가 아름답다고 생각했지요.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mein Onkel Ed schenkte mir einen wunderhübschen blauen Pullover -- zumindest hielt ich ihn für sehr schön.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mijn oom Ed gaf mee een mooie blauwe trui -- althans, ik dacht dat hij mooi was.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Min onkel Ed gav mig en smuk blå sweater -- jeg synes i det mindste den var smuk.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mio zio Ed mi aveva regalato un bellissimo maglione blu — o almeno per me era bellissimo.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mi tio Ed me regaló un suéter azul hermoso -- al menos yo pensaba que era hermoso.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mon oncle Ed m'avait donné un magnifique pull bleu -- du moins je pensais qu'il était beau.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Strýko Ed mi dal nádherný modrý sveter -- aspoň ja som ho považovala za nádherný.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Unchiul meu Ed imi dăruise un frumos pulover albastru -- cel puţin eu am crezut că era frumos.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Ο θείος μου, Εντ, μου έδωσε ένα όμορφο γαλάζιο πουλόβερ - εγώ τουλάχιστον πίστευα ότι ήταν όμορφο.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Мой дядя Эд подарил мне красивый голубой свитер — по крайней мере, я думала, что он был красивый.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod