İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.2년동안 예루살렘의 한 구급차에서 자원 봉사 활동을 했지요.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim. Birçok insana yardım ettim,Két évig voltam önkéntes egy jeruzsálemi mentőszolgálatnál.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Durante dois anos, fui voluntário numa ambulância em Jerusalém.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Durante dos años, fui voluntario en ambulancia en Jerusalén.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Dva roky jsem dělal dobrovolníka v Jeruzalémě.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Per due anni, ho fatto volontariato in un'ambulanza a Gerusalemme.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Quand j'avais 15 ans, j'ai pris un cours de secourisme, et je me suis porté volontaire ambulancier.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Robiłem to przez dwa lata.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Selama 2 tahun, saya menjadi sukarelawan di Yerusalem.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Timp de doi ani am fost voluntar pe o ambulanță din Ierusalim.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Trong vòng 2 năm, tôi đã làm tình nguyện viên trên xe cứu thương tại Jerusalem.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Zwei Jahre fuhr ich in Jerusalem auf dem Rettungswagen.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Για δύο χρόνια, ήμουν εθελοντής σ' ένα ασθενοφόρο στην Ιερουσαλήμ.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Два года я был волонтёром на "скорой" в Иерусалиме.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Два роки я був волонтером у Єрусалимі.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.Цели две години правех това.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.במשך שנתיים, התנדבתי על אמבולנס בירושלים.
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.لمدة سنتين في القدس تطوعت للعمل في سيارة إسعاف
İki sene boyunca Kudüs'te bir ambulansta gönüllü olarak hizmet verdim.たくさんの方々を助けました
İlaç ambalajlarında ilaçların son kullanma tarihleri yazmaktadır.Lääkepakkaukseen on merkitty lääkkeen viimeinen käyttöpäivä.
İlaç ambalajlarında ilaçların son kullanma tarihleri yazmaktadır.La fecha de caducidad del medicamento figura inscrita en el embalaje.
İlaç ambalajlarında ilaçların son kullanma tarihleri yazmaktadır.Le dernier jour d'emploi est indiqué sur l'emballage du médicament.
İlaç ambalajlarında ilaçların son kullanma tarihleri yazmaktadır.På läkemedelsförpackningen står det sista användningsdatumet.
İlaç ambalajlarında ilaçların son kullanma tarihleri yazmaktadır.Если лекарство просрочено, употреблять его нельзя.
İlaç ambalajlarında ilaçların son kullanma tarihleri yazmaktadır.На упаковке с лекарствами указан срок действия лекарства.
İlaç ambalajlarında ilaçların son kullanma tarihleri yazmaktadır.يدون على غلاف الدواء تاريخ آخر يوم من الممكن استعمال الدواء فيه.
İlaç ambalajlarında ilaçların son kullanma tarihleri yazmaktadır.在欧盟和欧洲经济区成员国以及瑞士劳动健康保健领域从业的专业人员都有权开具处方药。
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Geen nette bundels geloof, met Bijbelteksten om ze te bewijzen.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Keine ordentlichen Glaubenspakete mit Bibelstellen als Beweisen.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Không có túi hành lí chật cứng niềm tin với sự đề cập từ kinh thánh để chứng minh.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.그것을 증명할 성경 구절을 포함한 잘 포장된 믿음의 강령이 없었습니다.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Niciun pachet simplu de credință, cu referiri biblice pentru demonstrații.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Niente pacchetti pronti di fede con riferimenti biblici come prova.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Ningún paquete prolijo de fe, con referencias bíblicas para probarlo.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Pas de colis soigné de foi, avec des références bibliques pour les prouver.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Žádné úhledné balíčky víry s odkazy v Bibli, které by je potvrdily.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Żadnych ładnych pakunków wiary, potwierdzonych odniesieniami do Biblii.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Δεν είχα ξεκάθαρα πακέτα πίστης, με βιβλικές αναφορές για απόδειξη.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Без спретнати пакетчета вяра, без библейски препратки за доказателство.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.Я не мог дать им красиво упакованные свёртки с верой и цитатами из Библии.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.שום חבילות אמונה קטנות ומסודרות, עם ציטוטים מהתנ"ך כהוכחה.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.لم يكن لدي عبارات منمقة من الإيمان أقدمها لهم مع دلائل تثبتها من الكتاب المقدس.
İncil'den referanslar ile ispat edebileceğim güzel ambalajlı sözlerim yok.疑念 疑問 不確実性だけです
İnşaat ve yıkım faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar, ayrıca ambalaj atıkları artmıştır.Vznik odpadov zo stavebných a demolačných činností sa zvýšil, podobne ako aj u odpadov z obalov.
İyi olan ambalajlar... ta ki siz iyi olmasını istemediğiniz ana kadar...ve hemen sonra da çözünen ambalajlar.A embalagem é boa até não a quererem mais, e dissolve-se quando quisermos.
İyi olan ambalajlar... ta ki siz iyi olmasını istemediğiniz ana kadar...ve hemen sonra da çözünen ambalajlar.Balenie, ktoré je dobré dovtedy, dokiaľ ho už nepotrebujete a potom sa na povel rozloží.
İyi olan ambalajlar... ta ki siz iyi olmasını istemediğiniz ana kadar...ve hemen sonra da çözünen ambalajlar.여러분이 그것을 유용하지 않다고 느끼기 전까지만 유용하다가, 시기 적절하게 사라집니다.
İyi olan ambalajlar... ta ki siz iyi olmasını istemediğiniz ana kadar...ve hemen sonra da çözünen ambalajlar.Verpackung, die so lange hält, bis wir sie nicht mehr benötigen, und sich auf Abruf auflöst.
İyi olan ambalajlar... ta ki siz iyi olmasını istemediğiniz ana kadar...ve hemen sonra da çözünen ambalajlar.Опаковки, които са добри, докато вече не са необходими и се рециклират.
İyi olan ambalajlar... ta ki siz iyi olmasını istemediğiniz ana kadar...ve hemen sonra da çözünen ambalajlar.עד שלא תרצו אותה יותר, ואז מתמוססת לפי פקודה.
İyi olan ambalajlar... ta ki siz iyi olmasını istemediğiniz ana kadar...ve hemen sonra da çözünen ambalajlar.إلى أن تريد أن لا يستمر بكونه جيدا، ً ويذوب بمجرد الإشارة.
İyi olan ambalajlar... ta ki siz iyi olmasını istemediğiniz ana kadar...ve hemen sonra da çözünen ambalajlar.これは近海にいるムール貝です
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.저는 길을 따라 도망치다 쓰러졌습니다. 앰뷸런스 요원이 노상에서 제게 삽관을 하고 응급실에 환자가 가고 있다는걸
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.Я побежал и рухнул посреди улицы. Скорая ввела мне трубку прямо там и известила травмопункт о скором новичке.
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.ברחתי במורד הרחוב והתמוטטתי, החבר'ה באמבולנס צינררו אותי על המדרכה והודיעו לטיפול נמרץ
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.جريت إلى أسفل الشارع وسقطت، ورجال الإسعاف سحبوني من على الرصيف وأبلغوا غرفة الطوارئ
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.我一直走,最後瞓低咗 救護員喺行人路度幫我插喉 同埋話畀急症室知有人送緊入嚟
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.救急隊が歩道で私に挿管し 治療室の人たちに 搬送を知らせました
KARE AMBARConstellation name (optional)Constellation name (optional)
KARE AMBARConstellation name (optional)Constellation name (optional)