Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Ini adalah The Ambassadors, di Galeri Nasional.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.이것은 런던 국립미술관에 있는 '대사들'이란 작품입니다.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Oto 'Ambasadorzy', bazujące na zbiorach Galerii Narodowej USA.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Questo è "Gli Ambasciatori", alla National Gallery.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Se trata de "Los embajadores" en la Galería Nacional de Londres.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.To je slika Ambasadorja v Narodni Galeriji.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Toto je obraz Vyslanci, který se nachází v National Gallery.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Toto sú Veľvyslanci, umiestnení v Národnej galérii.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Voici " Les Ambassadeurs ", exposé à la National Gallery.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Αυτοί είναι Οι Πρεσβευτές, που βρίσκεται στην Εθνική Πινακοθήκη.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Това е "Посланиците," изложена в Националната галерия.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Це "Посли", вивішені у Національній галереї.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.Это — "Послы" из Национальной Галереи.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.זה השגרירים, שנמצא בגלריה הלאומית.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.هذه هي لوحة السفراء، توجد في المعرض الوطني.
Bu "The Ambassadors", National Gallery'de sergilenmekte.それにコメントを付けて 友達に送ったりできます
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Allora tutto Giuda portò ai magazzini le decime del frumento, del vino e dell'olio
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Alors tout Juda apporta dans les magasins la dîme du blé, du moût et de l`huile.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Atunci tot Iuda a adus în cămări zeciuiala din grîu, din must şi din untdelemn.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.A všecken Juda přinášeli desátky obilé, mstu a oleje nového do skladů.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.A wszystek Juda przynosili dziesięciny zboża, i moszczu, i świeżej oliwy do skarbu.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Az egész Júda pedig meghozá az olajnak, a mustnak és a gabonának tizedét a tárházakba.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Bấy giờ, cả Giu-đa đều đem đến trong kho thuế một phần mười về lúa mì, rượu mới, và dầu.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Bấy_giờ , cả Giu-đa đều đem đến trong kho thuế một phần mười về lúa_mì , rượu mới , và dầu .
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Da brachte ganz Juda den Zehnten vom Getreide, Most und Öl zum Vorrat.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Então todo o Judá trouxe para os celeiros os dízimos dos cereais, do mosto e do azeite.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Ja koko Juuda toi kymmenykset jyvistä, viinistä ja öljystä varastohuoneisiin.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.이에 온 유다가 곡식과 새 포도주와 기름의 십일조를 가져다가 곳간에 들이므로
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Och hela Juda förde fram till förrådshusen sin tionde av säd, vin och olja;
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Og hele Juda førte tienden av kornet, mosten og oljen til forrådskammerne.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Potom donášali, celý Júda, desatinu obilia i vína i oleja do skladov.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Så bragte hele Juda Tienden af Kornet, Mosten og Olien til Forrådskamrene;
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Tedaj je prinesel ves Juda desetino žita in vina in olja v založne shrambe.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.y todo Judá trajo a los almacenes el diezmo del grano, del vino y del aceite
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Τοτε εφερε πας ο Ιουδας εις τας αποθηκας το δεκατον του σιτου και του οινου και του ελαιου.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.И все Иудеи стали приносить десятины хлеба, вина и масла в кладовые.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.Тогава целият Юда донесе във влагалищата десетъка от житото, от виното и от дървеното масло.
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.וכל יהודה הביאו מעשר הדגן והתירוש והיצהר לאוצרות׃
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.واتى كل يهوذا بعشر القمح والخمر والزيت الى المخازن
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.猶 大 眾 人 就 把 五 榖 、 新 酒 、 和 油 的 十 分 之 一 、 送 入 庫 房
Bütün Yahuda halkı buğdayın, yeni şarabın, zeytinyağının ondalığını yine ambarlara getirmeye başladı.猶大眾人 就 把 五 榖 、 新 酒 、 和 油 的 十分之一 、 送入 庫房
Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.샴파란의 곡물 창고 일합니다. 우리는 쇼드 야트라 중이었습니다..
Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.על מכלי התבואה, במחוז צ'מפראן, היה שוד יטרה.
Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.على مخزن حبوب في تشامباران، وكان لدينا شوده ياترا
Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.シャンパランに住んでいます
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.Chlapec ju pil a zbadal to strážnik. Zavolal políciu, ktorá zavolala sanitku.
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.아들은 그것을 마셨습니다. 그런데 그걸 경비원이 봤습니다. 경비원은 경찰을 부르고, 또 누군가는 앰뷸런스를 부르고
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.När sonen drack den fick en säkerhetsvakt syn på det.
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.הילד שתה אותה, ואיש בטחון אחד ראה את זה, קרא למשטרה, שהזמינה אמבולנס
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.وبدأ الطفل في شرب الليمون فشاهدهما أحد رجال الأمن بالمكان واتصل بالشرطة التي اتصلت بدورها بالإسعاف
Çocuğu limonata içerken gören bir güvenlik görevlisi polisi çağırmış, polis ambulans çağırmış.警察を呼び、救急車も来て 息子を病院へ連れて行きました
Çok fazla takmamalıyım kafeste bir sincap ambarda bir tavşan alırım♫ 난 별로 신경쓰진 않을거야 ♫ ♫ 우리 안에 든 다람쥐나 한 마리 사오고 ♫ ♫ 작은 토끼 우리도 사야지 ♫
Çok fazla takmamalıyım kafeste bir sincap ambarda bir tavşan alırımלי לא יהיה אכפת. אקנה סנאי בכלוב וארגז לארנב קט.
Çok fazla takmamalıyım kafeste bir sincap ambarda bir tavşan alırım♫ لا يجوز أن آبه كثيراً ♫ ♫ أشتري سنجاب في قفص ♫ ♫ وأرنب صغير في قفص ♫
Çok fazla takmamalıyım kafeste bir sincap ambarda bir tavşan alırımかごに入ったリスと 小さなウサギ小屋を買うの もし 誰も結婚してくれなかったら
Çölde Tadmor Kentini onardı. Hama yöresinde yaptırdığı bütün ambarlı kentlerin yapımını bitirdi.A întărit Tadmorul în pustie, şi toate cetăţile cari slujeau ca cetăţi pentru merinde în Hamat.
Çölde Tadmor Kentini onardı. Hama yöresinde yaptırdığı bütün ambarlı kentlerin yapımını bitirdi.A vystavil Tadmor na púšti a všetky skladištné mestá, ktoré vystavil v Chamate.
Çölde Tadmor Kentini onardı. Hama yöresinde yaptırdığı bütün ambarlı kentlerin yapımını bitirdi.E edificou Tadmor no deserto, e todas as cidades-armazéns, que edificou em Hamate.
Çölde Tadmor Kentini onardı. Hama yöresinde yaptırdığı bütün ambarlı kentlerin yapımını bitirdi.Egli ricostruì Palmira nel deserto e tutte le città di rifornimento, che aveva costruito in Amat
Çölde Tadmor Kentini onardı. Hama yöresinde yaptırdığı bütün ambarlı kentlerin yapımını bitirdi.És megépíté Tádmort a pusztában, és minden kincstartó városokat, a melyeket Hámátban épített.