Avrupa'da büyük miktarlarda ambalaj atığı üretilmektedir.Vuosina 1997–2001 pakkausjä een kokonaismäärä kasvoi 7 prosen ia 15 jäsenvaltion unionissa.
Bau-Bau / Beto AmbiriBau-Bau/Beto Ambiri
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda." Domnule Smith, eşti în pericol; ai o problemă. Am sunat ambulanţa. Ambulanţa e pe drum.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Herr Schmidt, Sie sitzen in der Scheiße. Die Ambulanz ist bestellt. Sie ist unterwegs.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."스미스씨, 아주 난처하게 되셨네요, 문제가 좀 생겼습니다. 저희가 앰뷸런스를 불러두었습니다. 지금 그리로 가는 중입니다.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Panie Kowalski, jest pan w tarapatach. Wezwaliśmy ambulans. Już do pana jedzie.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Signor Smith, sta suonando, c'è un problema. Abbiamo chiamato l'ambulanza. L'ambulanza sta arrivando.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda.Smith, você está em apuros, tem um problema. "Já chamámos a ambulância. A ambulância vai a caminho.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Г-н Смит, много сте загазил, имате проблем. Обадихме се на линейката. Линейката е на път.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."Мистер Смит, вы в глубокой передряге, у вас проблема. Мы вызвали скорую. Она уже в пути.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."מר סמית, אתה בצרות צרורות, יש לך בעיה. הזמנו אמבולנס. האמבולנס בדרך.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda."سيد سميث، لديك مشكلة. لقد اتصلنا بسيارة الإسعاف. سيارة الإسعاف قادمة على الطريق.
Bay Smith, derin bir pisliğe batmış durumdasınız, bir probleminiz var! ambulansı aradık, şu an yolda.救急車を呼びました 今そちらに向かっています あなたを救急車に乗せ あなたがかかっている医者に連絡し、報告します
Ben de bu ambarı satın aldım ve heykelleri bir araya getirdim.Así que compré este almacén y me ocupé en la escultura.
Ben de bu ambarı satın aldım ve heykelleri bir araya getirdim.Cosė ho comprato questo magazzino, ed ho iniziato fare sculture.
Ben de bu ambarı satın aldım ve heykelleri bir araya getirdim.J'ai acheté ce hangar. Et me suis mis à la sculpture.
Ben de bu ambarı satın aldım ve heykelleri bir araya getirdim.Αγόρασα λοιπόν αυτή την αποθήκη και ασχολήθηκα με τη γλυπτική.
Ben de bu ambarı satın aldım ve heykelleri bir araya getirdim.Я купил этот склад и принялся за скульптуры.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.A nevem Tendai Mugwagwa és az AIMS hallgatója voltam 2003-2004-ben.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Mă numesc Tendai Mugwagwa şi am fost o studentă la IASM în 2003 şi 2004.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Mein Name ist Tendai Mugwagwa und ich war 2003 und 2004 Studentin am AIMS.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Mi chiamo Tendai Mugwagwa, ho studiato all'AIMS nel 2003 e nel 2004.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Mijn naam is Tendai Mugwagwa en ik studeerde aan het AIMS in 2003 en 2004.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Mi nombre es Tendai Mugwagwa y fui una estudiante del AIMS en el 2003 y 2004.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Mit navn er Tendai Mugwagwa og jeg var studerende ved AIMS i 2003 og 2004.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Nazywam się Tendai Mugwagwa i byłam studentką w AIMS w 2003 i 2004.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.제 이름은 Tendai Mugwagwa 입니다. 저는 2003년과 2004년도에 AIMS 학생 이었습니다.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.TM:
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Името ми е Тендай Мугуагуа, учих в АИМН през 2003-та и 2004-та.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.Меня зовут Тендай Мугвагва и я училась в АИМН с 2003 по 2004 год.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.שמי טנדאי מוגוואגווה והייתי סטודנטית ב - AIMS ב - 2003 ו- 2004.
Benim adım Tendai Mugwagwa 2003 ve 2004 yıllarında AMBE'de öğrenciydim.تي إم : إسمي تِندي مجواجوا كنت طالبة في آيمز 2003 و 2004.
Benim conrad kadar ambalaj sağ ve내 콘라드을 포장 오른쪽과
Benim conrad kadar ambalaj sağ vela abajo eso es lo que empacando mi conrad y la derecha en la
Benim conrad kadar ambalaj sağ velige ved og den du øjeblik senere pre-op rider på hovedvej nær grænsen
Benim conrad kadar ambalaj sağ veNegation dot Geld und und und dot com Argument und Straße und und und uh ... die nach unten das ist, was
Benim conrad kadar ambalaj sağ veПраво на и
Benim conrad kadar ambalaj sağ veПраво на і
Benim conrad kadar ambalaj sağ veאורז את קונרד נכון וב
Benim conrad kadar ambalaj sağ veالتعبئة حتى كونراد بلدي والحق في ال
Benim conrad kadar ambalaj sağ ve右のと ザ あなた一瞬後に術前に乗って 国境近くの高速道路
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar. Beyaz önlüklüleri bilirsin!Tipii în alb au venit ºi au luat-o pe bunica mea într-o ambulanþã. ªtii, tipii în alb!
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.Białe postaci zabrały moją babcię do ambulansu.
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.Die Weißkittel kamen im Krankenwagen und holten meine Oma.
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.Le jour où des Blanchots ont embarqué mamie dans leur ambulance.
Beyaz önlüklüler gelip büyükannemi bir ambulansla kaçırdılar.Οι άσπροι ήρθαν και πήραν την γιαγιά μου μακριά με ένα ασθενοφόρο.
Bir ambulansla, bıçaklandığım yerden alınıp저는 길가에서 자상을 당하고 앰뷸런스에 실려 맨하탄에 있는 성 빈센트 병원의
Bir ambulansla, bıçaklandığım yerden alınıpשבו קיבלתי טרמפ מאמבולנס שאסף אותי מהמדרכה שבה דקרו אותי
Bir ambulansla, bıçaklandığım yerden alınıpعندما كنت في سيارة إسعاف من على الرصيف حيث طعنت
Bir ambulansla, bıçaklandığım yerden alınıp私が刺された歩道から マンハッタンにある 聖ヴィンセント病院の治療室まで
Birazcık kısaltmak zorunda kaldılar. Ambalajlama çok maliyetli oluyordu.Ils ont du le raccourcir un peu. ça revenait trop cher en emballage.
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.Syynä voisi olla jonkinlainen hätätilanne tai se saattaisi johtua kauppasulusta.
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.To může nastat například z důvodu mimořádných událostí nebo uvalením embarga.
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.كحصول طارئ ما، حظر أو حصار مع أحد المصدّرين للنفط
Bir çeşit acil durum veya bir ambargodan kaynaklanabilir.これが他の部分にどのように影響するか考えましょう。
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Abrí una revista y el eslogan de Visa era,
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Am deschis o revistă şi sloganul Visa era:
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Ich öffnete ein Magazin und sah die Werbung von VISA:
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı,Ik sloeg een tijdschrift open, en Visa's huisstijl was:
Bir dergi açtım, Visa'nın amblemi oradaydı, "İş Basitlik Gerektirir".Felcsaptam egy magazint, és a Visa szlogenje nézett vissza: "az üzlet egyszerűsége".