am ile cümle
am kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Amerika'ya göç edecekler.They are going to emigrate to America.
Onlar Amerikalı mı?Are they American?
Onlar Amerikalı değiller mi?Aren't they Americans?
Onlar Amerikalı olmalılar.They must be Americans.
Köye New Amsterdam adını verdiler.They called the village New Amsterdam.
Onlar artık çocuk değil ama henüz yetişkin de değil.They aren't children any more, but not adults yet.
Askeri bütçeyi artırmayı amaçladılar.They intended to increase the military budget.
Amcasının anısına bebeğe Graham adını koydular.They named the baby Graham after their uncle.
Onlar geçen ay Amerika'ya gitti.They went to America last month.
Onu itinayla ambulansa kaldırdılar.They lifted him carefully into the ambulance.
Onlar onu Kuzey Amerika'ya gönderdiler.They sent him to North America.
Onlar fakir olabilir ama ruhen zenginler.They may be poor, but rich in spirit.
Yarın amcaları ile görüşecekler.They are seeing their uncle tomorrow.
Onlar amaçlarına kavuştular.They attained their aim.
Onu ziyaret edeceğimi umuyordum, ama edemedim.I expected that I would visit him, but I couldn't.
Onu bir Amerikalı sandım.I took her for an American.
Onun bir Amerikan vatandaşı kadar akıcı bir biçimde İngilizce konuştuğunu duydum.I heard her speaking English as fluently as a citizen of the USA.
Onun İngilizce konuştuğunu duysaydın onu bir Amerikalı sanırdın.If you heard her speak English, you would take her for an American.
O geç kaldığında canım onu azarlamak istedi ama dilimi tuttum.When she was late, I felt like scolding her, but I held my tongue.
O Kanadalı bir öğrencidir, amcamla birlikte kalıyor.She is a student from Canada, staying with my uncle.
Ben ona biraz para vermeye çalıştım, ama o hiç almadı.I tried to give her some money, but she wouldn't take any.
Onun bankada çalışan bir amcası var.She has an uncle who works in a bank.
Onun çok erkek arkadaşı var ama bu özel.She has many boyfriends, but this one is special.
Birçok tanıdığı vardı ama, hiç arkadaşı yoktu.She had plenty of acquaintances, but no friends.
Çok tanıdığı vardı ama hiç dostları yoktu.She had plenty of acquaintances, but no friends.
Onun hayattaki tek amacı zengin olmaktı.Her only purpose in life was to get rich.
Onun amcası Londra'da mı kalıyordu?Was her uncle staying in London?
Onun amcası ünlü bir doktordur.Her uncle is a famous doctor.
Onu tanıyorum ama onunla hiç tanışmadım.I know of her, but I have never met her.
Piyanoda amatör bir gösteri yaptı.She gave an amateur performance on the piano.
Onun görüşlerini tuhaf ama ilginç buluyorum.I find her opinions odd but interesting.
O dikkatli değil ama yavaşça sürer.She drives not carefully but slowly.
Onun fikrini değiştirmeye çalıştım ama yapamadım.I tried to change her mind, but I couldn't.
Onun çalışmaları yavaş ama sürekli gelişiyor.Her studies are improving slowly but steadily.
Onun elleri küçük ama piyanoyu çalamayacak kadar çok küçük değil.Her hands are small, but not so small that she can't play the piano.
Hayattaki amacı bir film yıldızı olmak.Her aim in life is to become a movie star.
Onun annesi gelecek hafta önemli bir ameliyat geçirecek.Her mother is going to undergo a major operation next week.
Mary'den daha akıllı ama Mary kadar hoş değil.She's smarter than Mary, but she's not as pretty as Mary.
O amacına ulaştı.She achieved her purpose.
O iki yaşında, ama şimdiden 100'e kadar sayabiliyor.She is two years old, but she can already count to 100.
O, iki saat taksi bekledi ama bir tane bulamadı.She waited for a taxi for two hours but couldn't get one.
O otuzlu yaşlarında, ama yaşına göre yaşlı görünüyor.She is in her thirties, but looks old for her age.
Amerika'ya gitmeye karar verdi.She made up her mind to go to America.
O Amerika'ya gittiShe has gone to America.
Büyük bir Amerikan şirketi için çalışıyor.She works for a large American corporation.
O, Amerikan soyundandır.She is of American parentage.
O bir Amerikalı ama İngiltere'de yaşıyor.She is American, but she lives in England.
O, bir Amerikalı ile evlidir.She is married to an American.
Amerika'da doğdu ve Japonya'da büyüdü.She was born in America and grew up in Japan.
O, Amy adına gider.She goes by the name of Amy.
O, dükkânda amcası ile karşılaştı.She met her uncle at the shop.
Evvelki gün Amerika'ya yola çıktı.She left for America the day before yesterday.
O bir dilim pasta istedi, ama hiçbiri kalmamıştı.She wanted a piece of cake, but there was none left.
O, genç adamı aklından çıkarmaya çalıştı ama bu olanaksızdı.She tried to put the young man out of her mind, but it was impossible.
O, dans eğitimi amacıyla Los Angeles'a gitti.She went to Los Angeles for the purpose of studying dancing.
O oldukça güzel ama sağlıksız görünüyor.She is quite pretty, but looks unhealthy.
Evin anahtarı için çantasına baktı ama onu bulamadı.She looked in her bag for the key of the house, but could not find it.
O bir el çantası satın aldı ama ertesi gün onu kaybetti.She bought a handbag, but she lost it the next day.
O, Fransa'dan Amerika'ya hareket etti.She left France for America.
O bir doktor değil ama bir öğretmen.She is not a doctor, but a teacher.