am ile cümle

am kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Babam değil fakat amcamdır.He is not my father but my uncle.
O sınavda başarısız oldu ama o çok fazla umursamaz.He failed the exam, but he doesn't care too much.
O bazen şaraptan hoşlanır ama çoğunlukla viski içer.He enjoys wine sometimes, but mostly he drinks whisky.
O, dinledi ama bir şey duymadı.He listened, but heard nothing.
O onun biri olduğunu düşünüyor ama aslında hiç kimse değil.He thinks he is somebody, but really he is nobody.
Aslında Amerika'da bulunmadı.He hasn't actually been to America.
O genç bir Amerikalı öğrenci değil mi?Isn't he a young American student?
O genç ama deneyimli.He is young, but experienced.
Genç görünüyor ama aslında kendisi kırkın üzerinde.He looks young, but actually he is over forty.
O, hafta sonu amcasıyla kalacak.He is going to stay with his uncle for the weekend.
O, amcası ile kalıyor.He's staying with his uncle.
Ona amcasının anısına Jim adı konuldu.He is named Jim after his uncle.
O, amcasını ziyaret edecek.He will visit his uncle.
O küçük, ama güçlüydü.He was small, but strong.
O hiç yüzemiyor ama kayak yapmaya gelince o en iyidir.He can't swim at all, but when it comes to skiing, he is the best.
O, patronunu öldürmeyi planladı ama yerine getiremedi.He planned to murder his boss, but did not carry it out.
Ceketinde bir delik farketti ama görmezden gelmeye çalıştı.He noticed a hole in his jacket, but he tried to ignore it.
Mahsulleri üretmek için yeni bir yöntem öğrenmek amacıyla Amerika'ya gitti.He went to America for the purpose of learning a new method of producing crops.
Hayatında bir amacı var, para kazanmak.He has only one aim in life, to make money.
O, Ohio'da doğdu ama Teksas'ta yetişti.He was born in Ohio but brought up in Texas.
O fakir doğdu ama bir milyoner olarak öldü.He was born poor, but died a millionaire.
Doğuştan Fransızdır ama o şimdi bir ABD vatandaşı.He is French by birth, but he is now a citizen of the USA.
O, geçen hafta Amerika'ya gitti.He went to America last week.
O uzun süredir fakirdi ama şimdi varlıklı.He was poor for a long time, but he is well off now.
O bütün gece çalışmayı denedi, ama nafile.He tried to study all night, but in vain.
Tipik bir Amerikalı genç gibi görünüyor.He seems to be a typical American boy.
O beni arayacağını söyledi ama henüz aramadı.He said he would give me a call, but he hasn't yet.
O kızgındı, ama sabırla beni dinledi.He was angry, but he listened to me patiently.
O, zekidir ama yine de onu sevmiyorum.He's intelligent, but I still don't like him.
Zeki ama bir yandan da sık sık dikkatsizce hatalar yapıyor.He is clever, but on the other hand he often makes careless mistakes.
Bir boğa güreşi görmek istedi ama babası gitmesine izin vermedi.He wanted to see a bullfight, but his father wouldn't let him go.
Amerika'ya gitmek için Japonya'dan ayrıldı.He left Japan for America.
O yaşlanıyor ama her zamanki kadar sağlıklı.He is getting old, but he is as healthy as ever.
O kısadır, ama basketbolda iyidir.He is short, but good at basketball.
O kısa, ama güçlüdür.He is short, but strong.
Akciğer kanseri için ameliyat edildi.He was operated on for lung cancer.
O, ateş etti ama ıskaladı.He fired but missed.
O, ona aşık ama duygularını gizlemeye çalışıyor.He is in love with her, but he tries to conceal his feelings.
O, onu seviyor, ama o onu sevmiyor.He loves her, but she doesn't like him.
O, onu teselli etmeye çalıştı, ama o ağlamaya devam etti.He tried to comfort her, but she kept crying.
O, fakir ama dürüsttür.He's poor, but he's honest.
Fakirdir, ama asla şikâyet etmez.He is poor, but he never complains.
O fakir, ama dürüsttür.He is poor, but honest.
O fizik öğretmeni ama matematik de öğretebilir.He's a teacher of physics, but can also teach math.
Sakin gözüküyordu, ama aslında çok gergindi.He looked calm, but actually he was very nervous.
O, Amerikaya gitmeden önce Tokyo'da patronunu görmek istiyordu.He wanted to see his boss in Tokyo before leaving for America.
Amerikan vatandaşlığını kazandı.He acquired American citizenship.
O bir Amerikalı olmalı.He must be an American.
Onun meşgul olduğunu sanıyordum ama tam tersine boştaydı.I thought he was busy, but on the contrary he was idle.
O meşguldü, ama bana şehri gezdirmek için zaman ayırdı.He was busy, but he took the time to show me around the city.
Demokrat Parti'ye girdi ama oradan çok geçmeden ayrıldı.He entered the Democratic Party but soon left it.
O, kızını seviyor ama eşi sevmiyor.He loves his daughter, but his wife doesn't.
Amacına ulaşmak için sıkı çalıştı.He worked hard to obtain his objective.
O amacına ulaşmak için gayret eder.He endeavors to attain his goal.
O önümüzdeki ay teyzesini ve amcasını ziyaret edecek.He's going to visit his aunt and uncle next month.
O, yurtdışında eğitim alma amacına ulaştı.He achieved his purpose of studying abroad.
Onların yaptığı araştırmalar, Amerikalıların Japonya ile ilgilenmediğini gösteriyor.The research done by them shows that Americans are not interested in Japan.
Bazıları sağlıklıdır ama diğerleri sağlıklı değildir.Some of them are healthy, but others are not healthy.
Onlardan bazıları sağlıklı ama diğerleri değil.Some of them are healthy, but others are not.
Birkaç gün önce Amerika'ya vardılar.They arrived in America a few days ago.

İlgili Sayfalar