am ile cümle
am kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun adı Kenji, ama herkes onu Ken diye çağırır.His name is Kenji, but everyone calls him Ken.
Onun adı Kenji, ama biz ona Ken deriz.His name is Kenji, but we call him Ken.
Onun amacı testi geçmek.His objective is to pass the test.
Onun amacı bir doktor olmaktır.His aim is to become a doctor.
Onun amacı bir avukat olmaktır.His aim is to become a lawyer.
Onun hikayesi garip, ama inandırıcı.His story is strange, but it's believable.
Amerika Birleşik Devletleri'nde eğitim görmüş olmaktan gurur duyuyor.He is proud of having been educated in the United States.
O, okumak için Amerika'ya gitme fikrinden vazgeçti.He gave up the idea of going to America to study.
O, Amerika Birleşik Devletlerinin bir vatandaşı oldu.He became a citizen of the United States.
O, Amerikan Tarihi eğitimini yapıyor.He studies American history.
O, Amerikan Tarihi Bölümünü okuyor.He studies American history.
O, Amerikalı mı?Is he American?
O eskiden öyle söylerdi ama şimdi söylemiyor.He used to say so, but now he doesn't.
O, "Ben hasta hissettim ama iyiyim." dedi.He said, "I felt ill, but I am all right."
O bana amcamın nerede yaşadığı sordu.He asked me where my uncle lived.
Destek için amcasına bağlıydı.He depended on his uncle for support.
O sakal uzatmayı düşündü ama vazgeçti.He thought of growing a beard but gave that up.
O, Amazon ormanını araştırdı.He explored the Amazon jungle.
O sadece bir amatör.He is just an amateur.
O, çok çalışmıyor ama okulda çok iyi yapıyor.He does not study hard, but does very well at school.
O, Amerika'dan geri geldi.He came back from America.
Amerika'da onunla arkadaş oldu.He made friends with her in America.
Amerika'da iken İngilizce becerisini geliştirdi.He developed his English skill while he was in America.
O, Amerika'ya seyahate gitti.He went on a voyage to America.
O, dün Amerika için yola çıktı.He started for America yesterday.
Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmeden önce hiç İngilizce eğitimi almamıştı.He had never studied English before he went to the United States.
O, Amerika'da bulunmuştur.He has been to America.
O, Amerika'ya gitti.He has gone to America.
Amerika'ya geri döndüHe returned to America.
O, cazın Amerika'daki doğuşunu araştırıyor.He is studying the origin of jazz in America.
O, bir Amerikalı bilim adamı, Albert Einstein'a saygı duyuyor.He respects Einstein, an American scientist.
O, Amerikalı bir beyefendi değil mi?Isn't he an American gentleman?
O, Amerikalı bir hanım ile evli.He is married to an American lady.
O, Amerikan sahnesinde en iyi aktör oldu.He became the finest actor on the American stage.
O, Amerikan demokrasisi hakkında herhangi bir bilgiye sahip değildir.He doesn't have any knowledge about American democracy.
O, Amerika şöyle dursun, Avrupa'ya gitmedi.He has been to Europe, not to mention America.
O, Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmek istiyor.He wants to go to the United States.
O, Amerika'ya gitmek için hevesli.He is anxious to go to America.
O, eğitim yapmak için Amerika'ya gitmeye karar verdi.She has made up her mind to go to America to study.
O, Amerikan tarihine dair bir ders kitabı okuyordu.He was reading a textbook on American history.
O bir Amerikalı.He is an American.
O bir Amerikalı değildir.He is not an American.
O bir Amerikalı değil ama bir İngilizdir.He is not an American but an Englishman.
O bir Amerikalı değil ama bir Fransızdır.He is not an American but a Frenchman.
Amerika'da kaldığı süredeki deneyimlerini bize anlatmaya başladı. Biz dikkat kesildik.He started to tell us his experiences during his stay in America. We were all ears.
O, Amerikan büyük elçiliğinde diplomattır.He is a diplomat at the American Embassy.
O, Amerikan elçiliğinde görevli bir diplomat.He is a diplomat at the American Embassy.
O, Amerikan başkanlık adaylarından biri.He is one of the American presidential candidates.
O Amerikan edebiyatı okumak amacıyla Amerika'ya gitti.He went to America for the purpose of studying American literature.
O İngiltere'de doğdu ama Amerika'da eğitim gördü.He was born in England, but was educated in America.
O şamatacı ama yoksa çok kibar bir çocuk.He is noisy, but otherwise a very nice boy.
Mektubu amcasına gönderdi.He addressed the letter to his uncle.
Amcası tarafından bakılıyor.He is taken care of by his uncle.
O amcasına bitişik yaşadı.He lived next to his uncle.
O amcası tarafından yetiştirildi.He was brought up by his uncle.
Önceki gün Amerika'ya hareket etti.He left for America the day before yesterday.
O bir zamanlar onu tanıyordu ama onlar artık arkadaş değiller.He once knew her, but they are no longer friends.
O işinde oldukça iyidir, ama inisiyatiften yoksundur.He is quite good at his job, but lacks initiative.
O Yunanca öğrenmeye çalıştı ama kısa sürede usandı ve vazgeçti.He tried to learn Greek, but soon got tired and gave it up.
O gelmek için söz verdi, ama henüz dönmedi.He promised to come, but hasn't turned up yet.