am ile cümle
am kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
O, o zaman Amerika'da idi.He was in America at that time.
Büyük bedenimiz var, ama o renk mevcut değil.We have the extra-large size, but not in that color.
İspanyolca, Güney Amerika'daki birçok ülkede konuşulur.Spanish is spoken in most countries of South America.
Her yıl 20.000 'den fazla Amerikalı öldürülüyor.More than 20,000 Americans are murdered each year.
Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.A man's body dies, but his soul is immortal.
Japon ithalatının Amerikan tüketici pazarlarına nüfuz etmesi uzun bir zaman aldı.It took a long time for Japanese imports to penetrate the American consumer markets.
Japonya'daki eğitim sistemi, Amerika'dakinden etkilenmiştir.The educational system in Japan was influenced by that in the USA.
Japon parasını Amerikan parası ile değiştirdiler.They exchanged Japanese money for American.
Japonya'nın nüfusu Amerika'dan daha azdır.The population of Japan is less than America.
Japonya, Amerika'dan pirinç ithal etmeye başladı.Japan began to import rice from the United States.
Japonya bazı alanlarda Amerika'ya yetişti.Japan has caught up with America in some fields.
Lütfen bu Japon yenini Amerikan dolarına çevirin.Please change this Japanese yen to U.S. dollars.
Japonlara göre, tek başına uyuyan bir Amerikan bebeği yalnız görünüyor.To Japanese, an American baby sleeping by himself seems lonely.
Japonlar Amerikanın çok ırklı bir ulus olduğunu unutmamalı.Japanese should not forget that America is a multiracial nation.
Japon halkının Noel'i Amerikalılar'ın yaptığı şekilde kutlamadıkları söylenilmektedir.It is said that Japanese people don't celebrate Christmas the way Americans do.
Japonlar Amerikalılardan birçok yönden farklıdır.Japanese differ from American in many respects.
Kedi fareyi kovaladı ama yakalayamadı.The cat chased the mouse, but couldn't catch it.
Bir atı suya götürebilirsin ama ona içiremezsin.You can lead a horse to water, but you can't make him drink.
Altı ay önce sağ gözümdeki katarakt için bir ameliyat geçirdim.Six months ago I had an operation for the cataract in my right eye.
Altı ay önce sezaryen ameliyatı oldum.I had a Caesarian section six months ago.
Alışveriş bölgesinde amaçsızca dolaştık.We wandered aimlessly around the shopping district.
Numara 932-8647 ama alan kodunu bilmiyorum.The number is 932-8647, but I don't know the area code.
Onun Amerika'da yetiştiği iyi bilinir.That he grew up in America is well-known.
Onun Amerika'da olduğu doğrudur.It's true that he is in America.
O yaralandığı için Amerika'ya dönmeye karar verdi.It was because he was injured that he decided to return to America.
Onun Amerika'ya gideceği açık.It is definite that he will go to America.
O Amerika'ya gittiğinden beri ondan haber almadım.I have not heard from him since he left for America.
Amerika'ya gittiğinden beri ondan haber aldın mı?Have you heard from him since he left for America?
Ne zaman geleceğini söyleyemem, ama o geldiğinde elinden geleni yapacaktır.I cannot tell when he will come, but when he comes, he will do his best.
Ondan bir davet aldım ama kabul etmedim.I received an invitation from him, but didn't accept it.
Onu şarkı söylerken görüyorum ama bu sıkça değil.I see him singing, but this isn't often.
Onu kibar olduğu için değil ama onurlu olduğu için seviyorum.I like him not because he is kind but because he is honest.
Amerika'ya gitmesinin üzerinden on yıl geçti.Ten years have passed since he went to America.
Amerika'ya gittiğinden beri on yıl geçti.Ten years have passed since he went to America.
Ondan susmasını istedim ama yine de devam etti.I asked him to stop talking, but he still went on.
Ona Amerikan vatandaşlığı verilecek.He will be given American citizenship.
Özel bir amacı yok.He has no specific aim.
Onun hataları vardı, ama buna rağmen onu sevdim.He had faults, but despite that I loved him.
Onun bazı hataları var ama buna rağmen ben onu seviyorum.He has some faults, but I like him none the less.
Onun üç kızı var; biri evli, ama diğerleri değil.He has three daughters; one is married, but the others aren't.
Raporu ona uzatmak istedim ama unuttum.I intended to hand the paper to him, but I forgot to.
Onu aramayı denedim, ama hat meşguldü ve başaramadım.I tried to call him, but the line was busy, and I couldn't get through.
Onu arayacaktım ama fikrimi değiştirdim.I was going to call him, but thought better of it.
Ben onu aramaya çalıştım, ama hat meşguldü.I tried to call him up, but the line was busy.
Ona dinlemesini söylemeyi sürdürüyorum ama o dinlemez.I keep telling him to listen, but he won't.
Onun amcası beş yıl önce öldü.His uncle died five years ago.
Bazı insanlar onun şakalarına güler ama diğerleri gülmez.Some people laugh at his jokes, but others don't.
Onun isteği Amerika'ya gitmektir.His wish is to go to America.
Onun en sevdiği beyzbol takımı Giants'dır ama O Lions'u da seviyor.His favorite baseball team is the Giants, but he likes the Lions as well.
Onun çalışması kabul edilebilir, ama mükemmel olmaktan uzak.His work was acceptable, but far from excellent.
Onun amcası zengin görünüyordu.His uncle appeared rich.
Onun yeni evini beğeniyorum ama onun bu kadar küçük olmasını beklememiştim.I like his new house, but I had not expected it to be so small.
Kıyafeti bir beyefendininki gibi ama konuşması ve davranışı bir palyaçonunki gibi.His dress is that of a gentleman but his speech and behavior are those of a clown.
Onun hayattaki temel amacı zengin olmak.His main object in life was to become rich.
Yaşamdaki amacı bir müzisyen olmaktı.His object in life was to become a musician.
Onun hayattaki amacı para biriktirmek.His aim in life is to save money.
Onun amacı harika bir doktor olmaktı.His aim in life was to become a great doctor.
Annesi Amerikalı.His mother is American.
Hayali Amerika'da kimya okumak.His dream is to study chemistry in the US.
Onun adı dilimin ucundaydı ama onu hatırlayamadım.His name was on the tip of my tongue, but I couldn't remember it.