Pantolon alttan giyilirdi.The trousers were worn at the bottom.
34. sayfada alttan yedinci satıra bak.Look at the seventh line from the bottom on page 34.
(Bununla birlikte üstten ve alttan basık olma eğiliminde olacaktır.)(They will show up if painted and interfere with flooring and trim).
Vücut üstten ve alttan yassılaşmıştır.His body is unblemished above and below.
Uçarken, alttan bakıldığında siyah uçuş tüyleri çok belirgin olarak görülür.When flying overhead, a dark belly stripe is visible.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.Q powerlessly watches as his wife and son are taken in, and is only barely able to escape.
Ayrıca alttan tekerlekli modelleri de mevcuttur.The Great Spur Wheel also remains.
Ben patron gitti ve benim alttan düşünüyorum sadece onu söyledim. kalp.I would've gone to the boss and told him just what I think from the bottom of my heart.
Sol alttan sağ üste gidiyor, ama düzleşiyor. -This doesn't mean that the slope is negative.
Ve bu da alttan görüntüsü.And this is the tower from below.
"Üstten ve alttan gelen sıcaklıkla"With heat from the bottom and heat from the top."
Bu alttan gelen ısı.That's the heat from the bottom.
48 eyalet, en alttan başlayarak ulusal [eğitim] politikası oluşturdular.Forty-eight states opted in, creating a national [education] policy from the bottom up.
Önceden çizdiğimiz doğru ise sol alttan sağ üste doğru gidiyordu.While the line we had drawn before had gone from the bottom left to the top right.
Ama, aynı miktarda sıvı da, sağ üst ve sol alttan çıkıyor. -But just as much is coming out through the top right and the bottom left.
En alttan başlayarak sistematik bir şekilde parçalamayı düşünüyorum.I will remove them... bit by bit.
Sağ üstten bir sürü parçacık giriyor ve sol alttan bir sürü parçacık çıkıyor. -And the vectors, though, are about the same.
Türkler, alttan tünel kazmayı denemiş; ama temellerin çok sağlam olduğunu anlamıştır.The Turks tried to tunnel under them, but found the foundations too solid.
En alttan en tepeye çetenin içinden bakabildik.We got an inside look at the gang, from the very bottom up to the very top.
Bizim bahsettiğimiz, en alttan başlamaya istekli insanlara olan da tam olarak buydu.In some sense, that's what happened, exactly, to the set of people we were looking at.
Alttan Yeni GörünümNew Bottom View
Kullanım için alttan bir uygulama seçmek istiyorum:I wish to select an & application below for usage:
Saat Yönünde AlttanClockwise Bottom
Saat Yönünün Tersi AlttanCounterclockwise Bottom
Mısır siyasetinde Sisi'nin ABD ile olan yakın ilişkisi alttan alınacak bir konu değil.On the chessboard of Egyptian politics, Sisi's friendly relations with the USA is no small matter.
Alttan oşaltılmamış dişli çubuklar için izin verilen çekme gerilimi şu şekilde tanımlanır:[1]For undercut threaded rods the allowable tensile stress is defined as:[1]
Alttan kesik saplamalar vida dişinin adım çapına eşit saplıdır.Undercut studs have a shank equal to the pitch diameter of the screw thread.
Alttan kesik saplamalar eksenel gerilimleri daha iyi dağıtmak için tasarlanmıştır.Undercut studs are designed to better distribute axial stresses.
Alttan süreklilikContinuity from below
321 pinli SPGA Socket 7 işlemci soketinin alttan görüntüsüBottom view of a socket 7, 321-pin SPGA CPU
A 6, sol alttan sağ üste doğru uzanır.The A 6 runs from bottom-left to top-right.
Kuvvetli (sol alttan ilk) Suriye milliyetçi hareketinin üyeleriyle birlikte oturuyor, 1920'ler.Quwatli (first from the bottom left) seated with members of the Syrian nationalist movement, 1920s.
Görsel bir jinekolojik muayene (alttan muayene[2]) yararlıdır.A visual exam is useful.
M80'de sabit bir ahşap dipçik bulunurken, M80A modelinde alttan katlanan bir metal dipçik bulunur.The M80 had a fixed wooden stock while the M80A had an under-folding metal stock.
Aslında bu, tıpkı içi soğuk su dolu bir balonu alttan ısıtmaya benzer.Das ist mit Luft in einem Heißluftballon vergleichbar.
Kavila ile başlangıçı döngü içine kıstırılır. (üstten alttan üstten geç), iki taraftan ayni anda gerdirilir.Sprung über Seil – es soll über ein Seil gesprungen werden (2 verschiedene Höhen).
Vücut üstten ve alttan yassılaşmıştır.Der Körper ist hoch und seitlich abgeflacht.
Hem iş hayatında, hem de günlük giyimde alttan düğmeli yakalar yeniden kullanılmaya başlandı.Cependant, à l'exception du cou et de la tête, les mêmes costumes furent réutilisés.
Bu yüzden çim, alttan ısıtmalıdır.El suelo debe estar húmedo.
Alttan sulandığı durumlarda sürekli su eklemek zorunda kalınmaz.Siempre es mejor añadir agua caliente en el caso de que hiciera falta.
Kazılarda, en alttan başlayarak romen rakamlarıyla tanımlanan yedi tabaka saptanmıştır.I sette fogli persi dall'inizio chiaramente contenevano le origini dei Romani.
Stada 1997 yılında alttan ısıtma sistemleri eklendi.В 1997 прошла реконструкция систем теплоснабжения.
Stadyumda alttan üstten ısıtma sistemleri mevcuttur.Bij verwarming boven ca.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.Hierdoor ziet hij niet dat er voor hem een meisje de weg oploopt en rijdt haar in één klap dood.
Kazılarda, en alttan başlayarak romen rakamlarıyla tanımlanan yedi tabaka saptanmıştır.W sygnale ABR wyróżnia się siedem fal (załamków), numerowanych cyframi rzymskimi.
Kazılarda, en alttan başlayarak romen rakamlarıyla tanımlanan yedi tabaka saptanmıştır.У маркуванні перші три збирання іноді позначаються римськими цифрами.
Stadyumda alttan üstten ısıtma sistemleri mevcuttur.Над приземним центром розташовується осередок тепла.
Bunun yanında stadyumda çim havalandırma, alttan ısıtma ve sulama sistemi de mevcuttur.[7]Крім того, на стадіоні є вентиляція газону, система обігріву та зрошення. [один]
Eğer dizi hem alttan sınırlı hem de üstten sınırlı ise diziye sınırlı denir.Je-li posloupnost zároveň zdola i shora omezená, říkáme, že je omezená.
Taşıma kapasitesi büyük, alttan kanatlı dört motorlu kargo uçağıdır.Helyüket a nagyobb teljesítményű négymotoros utasszállítórepülőgépek vették át.
Ancak Jericho, maçın hemen ardından Michaels'a alttan darbe vurdu.Jericho raivostui tästä niin paljon, että ottelun loputtua hän potkaisi Michaelsia nivusiin.
Bu sayede ihtiyacı olduğu kadar suyu alttan emecektir.Näin kasvi pystyy imemään tätä vettä juurillaan, mikäli sen tarvitsee.
Bu sayede ihtiyacı olduğu kadar suyu alttan emecektir.Αυτό σημαίνει ότι έχει παραπάνω νερό από ότι χρειάζεται.
Böylece, Berliner Bär beyaz zemin üzerindedir, alttan ve üstten birer kırmızı çizgi geçer.Berlins flag viser bjørnen på en hvid baggrund med en rød stribe over og under.
Ayrıca alttan tekerlekli modelleri de mevcuttur.Der findes også modeller med firhjulstræk.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.Synet som møtte dem var grusomt, nedbrente ruiner og knapt et eneste sted de kunne søke ly.
(Bununla birlikte üstten ve alttan basık olma eğiliminde olacaktır.)(Dette avhenger selvsagt av vær og tidspunkt).
Böylece, Berliner Bär beyaz zemin üzerindedir, alttan ve üstten birer kırmızı çizgi geçer.Berlins flagg viser bjørnen på hvit bakgrunn, med en rød stripe over og under.
Vücut üstten ve alttan yassılaşmıştır.Ini terlihat baik pada tubuh bagian bawah maupun atas.
Buna "alttan sınırlı dizi" denir.Do đó mà có cái tên "bình phương tối thiểu".