Bu yerçekimi kuvveti diktir,çünkü bu kuvvet alttaki çizgiye dik olan bir çizgiye sahiptir. -פירוש הדבר שהוא מאונך, כי הוא מראה קו שהוא מאונך לקו התחתי הזה (הקו האופקי הזה).
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Erau foarte puţini bani în bandă, în special la bază.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Er zat niet veel geld in de bende, vooral in de onderste regionen.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Es gab in der Gang nicht viel Geld, besonders ganz unten.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Giravano pochissimi soldi nella gang, specialmente in fondo alla piramide.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Había muy poco dinero en la banda especialmente en el rango bajo.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Havia muito pouco dinheiro no gangue, especialmente na base.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Il y avait très peu d'argent dans le gang, surtout à la base.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.갱 조직원 특히 최하위 계급의 사람들은 매우 가난합니다.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Nagyon kevés pénz van a bandában, főleg a legalján.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Szeregowy gangster zarabia grosze.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.V gangu bylo málo peněz, především na dolní úrovni.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Υπήρχαν πολύ λίγα χρήματα στη συμμορία, ιδιαίτερα για όσους ήταν χαμηλά.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.Има много малко пари в бандата, особено на дъното.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.У банды было очень мало денег, особенно внизу.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.בכנופיה היה מעט מאד כסף, בפרט בתחתית הסולם.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.فهنالك مال قليل في أسفل العصابة.
Çetede, özellikle en altta çok az para vardı.もし 地域のリーダーになれたとしても
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Afin de trouver une réponse, nous devons d'abord chercher la véritable cause sous-jacente.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Comportamento esse que é destrutivo para o bem estar das pessoas.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Da bi našli odgovor, moramo najprej najti pravi vzrok.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.For at finde frem til svaret, må vi først lokalisere den grundlæggende årsag.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.För att hitta svaret på det måste vi först hitta den bakomliggande orsaken.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Jotta löytäisimme vastauksen, meidän pitää ensin löytää todellisen perustana olevan syyn.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.답을 찾기 위해 우리는 진정한 원인을 찾아야 한다
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Niezależnie, czy to korporacja, religia czy rząd... ...to najważniejszą kwestią jest ochrona samej instytucji.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Pentru a afla răspunsul, trebuie mai întâi să găsim cauza adevărată care stă la baza problemei.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Si queremos saber la respuesta, primero debemos encontrar la verdadera causa de fondo.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Um die Antwort zu finden, müssen wir zuerst die wahre, darunter liegende Ursache finden.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Για να βρούμε την απάντηση, πρέπει πρώτα να βρούμε, την αληθινή υποσκάπτουσα αιτία.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.За да намерим отговора, първо трябва да намерим истинската причина.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Чтобы найти ответ, мы должны сначала увидеть истинную, тщательно спрятанную, причину.
Çok düz hatlarla çizilmiş, çok kapalı giysilerle, sol alttaki heykelle tam tezat görüntüde.Máš pravdu a navíc je namalovaná pomocí přímek, je úplným opakem té sochy na druhé straně.
Çok düz hatlarla çizilmiş, çok kapalı giysilerle, sol alttaki heykelle tam tezat görüntüde.Да, прав си, нарисувана с прави линии, с дрехи, в опозиция със скулптурата от другата страна.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.A sposób ich rozmieszczenia jest ściśle powiązany z ich funkcjami.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Az, hogy hogyan oszlanak el, kapcsolatban van az alapműködésükkel.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Dan bagaimana mereka tersebar benar-benar berkontribusi pada fungsi mereka.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.E a forma como estão distribuídos realmente contribui para a sua função subjacente.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Esta distribución contribuye realmente a sus funciones subyacentes.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Et la façon ils sont répartis contribue vraiment à leur fonction sous-jacente.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Felul cum sunt distribuiţi contribuie într-adevăr la funcţia lor de bază.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Hun distributie bepaalt hun onderliggende functie.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Jejich distribuce úzce souvisí s tím, jakou vykonávají funkci.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.어떻게 분포되어 있는지가 그들의 기본적인 기능에 중요한 기여를 합니다.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Och hur de är fördelade bidrar i själva verket till deras underliggande funktion.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Og hvordan de er blevet fordelt medvirker til deres underliggende funktion.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Questa distribuzione contribuisce in realtà alla loro funzione di base.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Und die Art und Weise, wie sie verteilt sind, trägt sehr zu ihrer eigentlichen Funktionsweise bei.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Và sự phân bố này thực sự hữu ích đối với vai trò của chúng.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Το πώς είναι κατανεμημένοι συμβάλλει πραγματικά στην υποκείμενη λειτουργία τους.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Але саме такий розподіл сприяє їх основній функції.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.И това как са били разпределени допринася към тяхната скрита функция.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.И то, как они распределены, на самом деле влияет на функции, которые они выполняют.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.אופן פיזורם קובע מהותית את צורת פעולתם.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.وطريقة توزيعها بالفعل يتناسب مع وظائفها الأولية.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.密接に関連しているのです もちろん説明した通り
Daha iyisi, son videoda öğrendiklerimize göre, alttaki denklemi üstteki denklemden çıkarırız. -A vidíme, že můžeme odečíst spodní rovnici od té horní.
Daha iyisi, son videoda öğrendiklerimize göre, alttaki denklemi üstteki denklemden çıkarırız. -Какво получаваме?
Daha sonra açıklayacağım, şimdi sadece en alttaki sayıya dikkat edin: + 7.68245837 dakika.나중에 설명 할테니, 단지 제일 밑줄에 있는 숫자에 주의를 집중해 주세요. 플러스7.68245837. 그리고 7.68245837 분이
Daha sonra açıklayacağım, şimdi sadece en alttaki sayıya dikkat edin: + 7.68245837 dakika.Ik leg het later uit, maar let op het getal onderaan: plus 7,68245837 minuten.