Ana içeriğe geç
Sözlük

alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Altın dokunuşu vardı!He had the golden touch!
Bu caminin altı minaresi ve kat kat kubbeleri var.This mosque has six minarets and cascading domes.
Bu caminin altı minare ve sıra sıra kubbeleri var.This mosque has six minarets and cascading domes.
Altyazılı filmleri izlemeyi sevmiyorum.I don't like watching subtitled movies.
Tom alt katta televizyon izliyor.Tom is downstairs, watching TV.
Akşam yemeğinde masa altından ayaklarınızla oynaşıyor muydunuz?Were you playing footsie with each other at dinner?
Karım için altın bir bilezik almak niyetindeyim.I intend to buy a gold bracelet for my wife.
Karıma bir altın bilezik satın almayı tasarlıyorum.I intend to buy a gold bracelet for my wife.
Tom'un ayakkabıları yatağının altında.Tom's shoes are under his bed.
Şemsiyenin altına ben de girivereyim.Let me under your umbrella.
Hayır, burada hepimiz stres altındayız.No, all of us here are under stress.
Almayayım ayağımın altına.Don't make me get the belt.
Tom aba altından sopa gösterdi.Tom made a veiled threat.
Günde altı derse giriyoruz.We have six classes a day.
İş spora gelince Tom'u alt edemem.When it comes to sports, I can't beat Tom.
Roman, atompunk temalı alternatif bir tarihte geçiyor.The novel is set in an atompunk, alternate history.
Bir ağacın altına sığındım.I took shelter under a tree.
Gök gürültülü havada ağaç altında durma.Don't stand under a tree in a lightning storm.
Yeryüzünde tufan koptuğu zaman Nuh altı yüz yaşındaydı.And Noah was six hundred years old when the waters of the flood overflowed the earth.
Mahalalel altmış beş yaşındayken oğlu Yeret doğdu.And Malaleel lived sixty-five years and begot Jared.
Yeret yüz altmış iki yaşındayken oğlu Hanok doğdu.And Jared lived a hundred and sixty-two years, and begot Henoch.
Yeret toplam dokuz yüz altmış iki yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Jared were nine hundred and sixty-two years, and he died.
Hanok altmış beş yaşındayken oğlu Metuşelah doğdu.And Henoch lived sixty-five years, and begot Mathusala.
Hanok toplam üç yüz altmış beş yıl yaşadı.And all the days of Henoch were three hundred and sixty-five years.
Metuşelah toplam dokuz yüz altmış dokuz yıl yaşadıktan sonra öldü.And all the days of Mathusala were nine hundred and sixty-nine years, and he died.
Yastığımın altında bir hediye buldum.I found a gift underneath my pillow.
Tom anında durumu kontrol altına aldı.Tom was master of the situation in no time.
Diktatörün devrilmesi siyasi manzarayı altüst edecek.The dictator's fall will upend the political landscape.
Tom'un baskı altında sakin kalabilme becerisini gerçekten takdir ediyorum.I really admire Tom's ability to stay calm under pressure.
Buzdolabının altında su var.There is water underneath the fridge.
Tom arabasının altında bir kedi gördü.Tom saw a cat under his car.
Altı yemekten seçebilirsin.You can choose from six meals.
Altı yemekten seçebilirsiniz.You can choose from six meals.
Buda, Bodhi ağacının altında aydınlanmaya erişmiştir.The Buddha attained enlightenment under a Bodhi tree.
Suaygırları su altında yaşarlar.Hippopotamuses live in water.
Kalemi masanın altında değildi.His pen was not under the table.
Kalemin masanın altındaydı.Your pen was under the table.
Masanın altında hiçbir şey yoktu.There was nothing under the table.
Her sabah altıda kalkar.He gets up at six every morning.
Masanın altına saklandı.He hid under the table.
Altı odalı bir ev aldı.He has bought a house which has six rooms.
Saat altıya kadar onu bekleyeceğim.I'll be waiting for him until 6 o'clock.
Tom futbol camiasına adını altın harflerle kazıdı.Tom carved out his place on the Mount Rushmore of football.
Ağır iş yükü altında.He has a heavy workload.
Okulda günde altı derse giriyor.His school day is divided into six periods.
Masanın altında saklanıyor.She's hiding under the table.
Az daha bir damperli kamyonun altında kalıyordu.He was almost run over by a dump truck.
Cibinliğin altında uyudu.He slept under mosquito netting.
Tüm parasını bir kutuya koyup yatağının altına sakladı.He put all his money in a box and hid it under his bed.
Tüm gün kızgın güneşin altında çalışmaktan yorulmuş olmalı.He must be tired after working all day in the hot sun.
Yaşı kırkın altında olabilir.He may be under forty.
Yer altında saklanıyorlar.They are hiding underground.
Tom altına sıçtı.Tom pooped his pants.
Yağmur altında şarkı söylüyorum.I'm singing in the rain.
Telefon yorganın altında.The phone is under the quilt.
Tom'u alt katta bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom downstairs.
Tom çığ altında kaldı.Tom was buried by avalanche.
Önüne gelenin altına yattığı bir sır değil.It's no secret that she fucks around with anybody.
Altan keyif kaçırmak için hiçbir fırsatı kaçırmaz.Altan never misses a chance to be a killjoy.
Altan malın en önde bayrak sallayanıdır.Altan is a big-time schmuck.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod