Sami altmışlı yaşlarının ortalarındaydı.Sami was in his mid-sixties.
Sami on altı yaşında ve hala reşit değil..Sami is sixteen and he's still a minor.
Sami yatağının altında bir saç tokası buldu.Sami found a bobby pin under his bed.
Sami yatağının altında bir tel toka buldu.Sami found a bobby pin under his bed.
Sami'nin İnstagram üzerinde on altı farklı hesabı vardı.Sami had sixteen different accounts on Instagram.
Sami ve Leyla altı kez birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı kere birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı defa birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı sefer birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı kez beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı kere beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı defa beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı sefer beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami, Leyla'dan altı fit uzağa oturdu.Sami sat six feet away from Layla.
Sami, Leyla'dan en az altmış yaş büyük.Sami is at least sixty years older than Layla.
Sami, on altı yaşındayken Leyla ile tanıştı.Sami met Layla when he as sixteen years old.
Kanepenin altına bakmadım.I didn't look under the couch.
Tek alternatifimiz Tom'un önerdiği şeyi yapmak.Our only alternative is to do what Tom suggested.
Sami'ye altı ünite kan verildi.Sami was given six units of blood.
Biz alt kata inmedik.We didn't go downstairs.
Ben her zaman hız sınırının altında sürerim.I always drive below the speed limit.
Tom Noel ağacının altına hediyeler koydu.Tom put some presents under the Christmas tree.
Tom'un tırnaklarının altında kir vardı.Tom had dirt underneath his fingernails.
Tom hayatı boyunca beklenenin altında kaldı.Tom has been an underachiever all his life.
Tom alt katta, değil mi?Tom is downstairs, isn't he?
Alt katta olman gerekiyor, değil mi?You're supposed to be downstairs, aren't you?
Altı yaşındayken yüzebiliyor muydun?Were you able to swim when your were six years old?
Terliklerim yatağımın altında.My slippers are under my bed.
Tom yatağın altında, değil mi?Tom is under the bed, isn't he?
Tom, altın paraları kimsenin bulamayacağını düşündüğü yerde sakladı.Tom hid the gold coins where he thought no one would find them.
Hepsi Tom'un başının altından çıkıyor.It's all Tom's doing.
Tom raporu haftalardır sümen altı ediyor.Tom has been sitting on the report for weeks.
Tom, Mary'nin kolyesini kanepenin altında buldu.Tom found Mary's necklace under the sofa.
Köpeğim yatağımın altında uyur.My dog sleeps under my bed.
Tom Boston'daki depremzedelere yardım için altı haneli bir bağışta bulundu.Tom made a six-figure donation to help the earthquake victims in Boston.
Altı sayfa okuduktan sonra sıktı.Six pages in, I lost interest.
Altı sayfa sonra ilgimi kaybettim.Six pages in, I lost interest.
Alternatifler var.There are alternatives.
Tom yatağın altında saklanıyor, değil mi?Tom is hiding under the bed, isn't he?
Kanatlarımın altında olduğun sürece benim kurallarıma göre yaşayacaksın.As long as you live under my roof, you're going to live by my rules.
Bu çatı altında olduğun sürece benim kurallarımla yaşayacaksın.As long as you live under my roof, you're going to live by my rules.
Tom haftada altı gün çalışıyor ama sadece beş için para alıyor.Tom works six days a week but only gets paid for five.
Sarımsaklar altın sarısıyken, balıkları ekleyin.When the garlic is golden, add the fish.
Ondan saat altıya kadar burada olmasını istedim.I asked her to be here by six.
Sami altı şişe su satın aldı.Sami bought six bottles of water.
Sami benim altımda yaşıyor.Sami lives underneath me.
Sami muhtemelen altmışlı yaşlarının ortalarındaydı.Sami was probably in his mid-sixties.
Sami sadece on altı yaşındaydı.Sami was only sixteen.
Sami alt kata gitti.Sami went downstairs.
Sami altı saat boyunca uyudu.Sami slept for six hours.
Tom beni altı civarında arayacak.Tom is going to call me around six.
Tom örtünün altına saklandı.Tom hid under the covers.
Tom'un alt katta, televizyon izlediğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom is downstairs, watching TV.
Sami altı yaşında Mısır'a yerleşti.Sami moved to Egypt when he was six years old.
Sami altı ay önce İslam'a geçti.Sami converted to Islam six months ago.
Sami ve Leyla altı aydır imam nikâhlılar.Sami and Layla have been Islamically married for six months now.
Sami, Leyla'ya altı yüz dolar ödedi.Sami paid Layla six hundred dollars.
Sami'nin okuldaki devamsızlığının altıncı günüydü.Sami was missing a sixth day of school.
Sami okulda altı gün devamsızlık yapmıştı.Sami was missing a sixth day of school.
Sami ve Leyla altmış yıldır evliydiler.Sami and Layla were married for sixty years.