Lütfen yarın sabah altıda uyan.Please wake up at 6:00 tomorrow morning.
Arabanın altına baktın mı?Did you look under the car?
Bu gerçek altın mı?Is this real gold?
Akupunktur Doğu Asya'da popüler olan alternatif bir tıp şeklidir.Acupuncture is a form of alternative medicine that's popular in East Asia.
Yatağının altındaki ne?What's under your bed?
Her zaman altıdan önce kalkar mısın?Do you always get up before six?
O seksen altı yaşında yatakta huzur içinde öldü.He died peacefully in bed at the age of 86.
Çadırımızı büyük bir ağacın gölgesi altına kurduk.We pitched our tent under the shade of a large tree.
Tom diğer terliğin orada olup olmadığını görmek için yatağın altına baktı.Tom looked under the bed to see if the other slipper was there.
Tom masanın altına bakmak için eğildi.Tom bent down to look under the table.
Tom onu saat altıda uyandırmamı istedi.Tom asked me to wake him up at six.
Tom genellikle altıdan önce kalkar.Tom usually gets up before six.
Tom zor koşullar altında elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.Tom tried to make the best of a bad situation.
Tom cüzdanını araba koltuğunun altına koydu.Tom put his wallet under the car seat.
Tom koltuğunun altına baktı.Tom looked under his seat.
Tom koltuğunun altına uzandı.Tom reached under his seat.
Koltuğun altına bak.Look under the seat.
Bu bir altın madeni.This is a gold mine.
Bu altın benim.This gold is mine.
Tom'un kolunun altında bir paket vardı.Tom had a package under his arm.
Tom'un kolunun altında keman kutusu vardı.Tom had his violin case under his arm.
Tom gitarını yatağının altına kaydırdı.Tom slid his guitar under his bed.
Tom eğildi ve yatağın altına baktı.Tom bent down and looked under the bed.
Onu koruma altında tutun.Keep it under guard.
Tom Mary'ye altın bir bilezik verdi.Tom gave Mary a gold bracelet.
Tom arabanın altındaki kaldırımda yağ olup olmadığını görmek için arabanın altına baktı.Tom looked under the car to see if there was any oil on the pavement under the car.
Saatim altından yapılır.My watch is made of gold.
Tom onu kontrol altına aldı.Tom has got it under control.
Tom her şeyi kontrol altına aldı.Tom has everything under control.
Tom ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.Tom is either crazy or on drugs.
Bu heykel som altından yapılmış.This statue is made of solid gold.
Tom arabanın altına baktı.Tom looked under the car.
Tom kendini battaniyesinin altına gömdü.Tom buried himself under his blanket.
Ben soruşturma altında mıyım?Am I under investigation?
Tom ve Mary sokak lambasının altında durdu, John'u bekliyorlardı.Tom and Mary stood under the streetlight, waiting for John.
Tom, alt katta mısın?Tom, are you downstairs?
"Tom, alt katta mısın?" "Hayır, ben üst kattayım.""Tom, are you downstairs?" "No, I'm upstairs."
Tom son zamanlarda büyük bir baskı altında.Tom has been under a great deal of strain lately.
Tom alt katta lobide.Tom is downstairs in the lobby.
Tom başını yastığın altına koyu.Tom laid his head down on the pillow.
Tom çok baskı altında.Tom is under a lot of pressure.
Altın herhangi bir kaleyi fethedebilir.Gold can conquer any fortress.
Tom masanın altında Mary'yi tekmeledi.Tom kicked Mary under the table.
Tom ayak altında dolaşmamaya çalışıyor.Tom is trying not to get in anybody's way.
Yüzüğün belki masanın altında.Maybe your earring is under the table.
Tom'un alternatif bir planı olmalı.Tom must've had an alternate plan.
Tom alternatif bir plan önerdi.Tom proposed an alternate plan.
Tom alt rafa bir şey koymak için çömeldi.Tom squatted down to put something on the lower shelf.
Tom dizüstünü kanapenin altına kaydırdı.Tom slid the notebook under the couch.
Bu fotoğrafta on altı yaşındaydım ve Tom on yaşındaydı.I was sixteen in this picture, and Tom was ten.
III. Richard'ın iskeleti bir otoparkın altında keşfedildi.The skeleton of Richard III was discovered under a parking lot.
Yeşil ormanlarda altın vardır.There is gold in green forests.
Aba altından değnek göster.Speak softly and carry a big stick.
Orada 30 yaşın altında hiç kimse yoktu.There was nobody under 30 around.
Ayaklarının altındaki buz kırılacak.The ice under your feet will break.
Altı, yediden önce gelir.Six comes before seven.
Yediden önce altı gelir.Six comes before seven.
Lut Gölü deniz seviyesinin altında bulunur.The Dead Sea lies below sea level.
Tom'un altı haneli maaşı var.Tom has a six-figure salary.
Tom'a altı ay ertelenmiş hapis cezası verildi.Tom was given a six-month suspended sentence.