Ana içeriğe geç
Sözlük

alt ile cümle

alt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Emily okuldan on altı yaşında ayrıldı.Emily left school at sixteen.
Çaydanlık masanın altındadır.The teapot is under the table.
Bir fare altlığına ihtiyacım var.I need a mouse pad.
Beni saat altıda uyandır lütfen.Wake me up at six, please.
Tom bir ağacın altına oturdu, kitap okuyordu.Tom sat under a tree, reading a book.
Tom ve Mary alt katta çalışıyorlar.Tom and Mary are working downstairs.
Birisi mekanı altını üstüne getirerek aramış.Someone has ransacked the place.
Tom ağaç altındaki çalılığa taşındı.Tom moved into the underbrush.
Işıklar alt kattadır.The lights are on downstairs.
Biz alt katta buluşalım.We'll meet you downstairs.
Tom'un alternatifi yok.Tom has no alternative.
Niçin Tom alt katta?Why is Tom downstairs?
O altmış yaşında emekli oldu.He retired at sixty.
Onun bir altın kredi kartı var.She has a gold credit card.
O, sorumsuz kahkahasıyle beni altüst etti.She discombobulated me with her feckless laughter.
Dün gece, sıcaklık sıfırın altında on dereceye indi.Last night, the temperature went down to ten degrees below zero.
Alternatiflerin yokluğu zihni hayret verici bir şekilde temizler.The absence of alternatives clears the mind marvelously.
Onun altında çalışıyorum.I work under her.
Grup altı kız ve dört adamdan yapıldı.The group was made up of six girls and four guys.
Orada olanlar onun saf altın olduğunu düşündü.Those who were there thought it was pure gold.
Altı saat bekleyin.Wait for six hours.
Onların bayrağı mavi ve altındır.Their flag is blue and gold.
O altın yüzük ne kadar?How much is that gold ring?
Yatağın altında.It's under the bed.
Saat altı.It's six o'clock.
Beyaz kedi ağacın altında.The white cat is under the tree.
Ağacın altındayım.I'm under the tree.
İngilizce çalışmaya başlayalı altı yıl oldu.It's been six years since I started to study English.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.It started raining, so I took shelter under my friend's umbrella.
Sanırım yunuslar esaret altında tutulmamalı.I think that dolphins should not be kept in captivity.
Burada bir çukur kazın ve içine altın parçaları koyun.Dig a hole here and put the gold pieces into it.
O, yaklaşık akşam altıda binadan ayrıldı.He left the building at about 6 p.m.
Mary yaklaşık olarak akşam altıda binayı terk etti.Mary left the building at about 6 p.m.
Biz akşam yaklaşık altıda binadan ayrıldık.We left the building at about 6 p.m.
Yağmur yağmaya başladı bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına geçtim.It started raining, so I got under my friend's umbrella.
Dışarıda sıcaklık sıfırın altında dört derecedir.The temperature outside is four degrees below zero.
Uygar bir insanın derisinin altına bakın ve bir barbar bulacaksınız.Look under the skin of a civilized man and you will find a barbarian.
Tom alt ranzada uyuyor.Tom sleeps on the bottom bunk.
Sezar, Kleopatra'nın altından bir heykelini dikti.Caesar erected a golden statue of Cleopatra.
Biz onu masanın altında uyurken bulduk.We found him sleeping under the desk.
Sahip olduğum saat altından yapılmıştır.The clock that I have is made of gold.
Bluzunun altında neyin var?What do you have under the shirt?
Hakim Tom'u altı ay hapse mahkum etti.The judge sentenced Tom to six months in jail.
Masanın altında elini benim dizimin üzerine koydu.He put his hand on my knee under the table.
Onu mutfak sobasının altında bulacaksın.You'll find it under the kitchen stove.
O ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.He's either crazy or on drugs.
Francis saat altıda Galeao'ya geldi.Francis arrived at Galeao at six.
Bu asansör sadece altıncı kata kadar gider.This elevator only goes up to the sixth floor.
Her biri kendi altın buzağı için.For each his own golden calf.
Genellikle saat altıda kalkarım ama bugün saat sekizde kalktım.Usually I get up at six, but today I got up at eight.
Altı gündür bir şey yemedim.I didn't eat anything for six days.
Sessizlik altın değerindedir ama sen bir yabancı dil öğrenmeye çalışırken değil.Silence is worth gold, but not when you're trying to learn a foreign language.
Ben altı gün içinde hiçbir şey yemedim.I have not eaten anything in six days.
Gözlem altında müşterilerine daha iyi davranır.Under supervision, he treats his clients better.
Tom sınıfın genel seviyesinin altındadır.Tom is below the general level of the class.
Sel, altı bin hektar ekili alanı tahrip etti.Flooding has destroyed six thousand hectares of cropland.
Ben altı gün bir şey yemedim.I haven't eaten anything in six days.
O korkudan altına etmiş.He's scared shitless.
Ben 1.50 santimetre boyun hemen altındayım.I'm just under 150 centimeters tall.
O şimdi altı yıldır yurt dışında bulunuyor.He's been abroad for six years now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod