altın ile cümle
altın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ruslar asla Obama yönetiminin altındaki kadar kötü yaşamadı.The Russians have never lived as bad as under the Obama administration.
Kurbanların bilinmeyen sayısı moloz altında kalmış olabilir.An unknown number of victims may be trapped beneath the rubble.
Bebeğin altını değiştirdikten sonra ellerinizi güzelce yıkamanız çok önemlidir.It is very important that you wash your hands thoroughly after changing a baby's diaper.
O, çocuklarını kontrol altında tutmuyor.She doesn't keep her children under control.
Fare yatağın altında oradan oraya koşturuyordu.The mouse was running around under the bed.
Güneş altın gibi parlıyordu.The sun was shining like gold.
Bu bulaşık makinesi çok fazla büyük. Tezgahın altına sığmayacak.This dishwasher is too big. It won't fit under the counter.
Sen sadece hayat sorunlarını halının altına süpürüyorsun.You're just sweeping life's problems under the rug.
Alüminyum altından daha pahalı hale geldi.Aluminium became more expensive than gold.
Can yelekleri sizin koltukların altında bulunmaktadır.Life vests are located under your seats.
Filistinlilerin işgal altındaki topraklarda içtiği suyun kalitesi nedir?What is the quality of the water that the Palestinians drink in the occupied territories?
Yatağın altında yer var.There is space under the bed.
Bu site 18 yaşın altındaki kişiler için uygun olmayan içerik içeriyor.This site contains content not suitable for persons under the age of 18.
Prenses altından yapılmış bir arabaya bindi.The princess rode in a golden carriage.
Onun bana aşık olduğu izlenimi altındayım. Ne yapmalıyım?I'm under the impression that she has fallen in love with me. What should I do?
FBI ajanları 2 hafta boyunca Tom'un evini kontrol altında tuttu.FBI agents staked out Tom's house for 2 weeks.
Altına bakılmadık taş kalmadı.We left no stone unturned.
Başarımız güvence altındadır.Our success is guaranteed.
Mary altın küpelerini taktı.Mary put on her gold earrings.
Tom baskı altında sakindi.Tom was calm under pressure.
Tom yoğun bir baskı altında.Tom is under extreme pressure.
Sanırım Tom otuzun altında.I think Tom is under thirty.
Gazete masanın altında.The paper is under the table.
Kaputun altına bir göz atalım.Let's take a look under the hood.
Ananasın toprak altında yetiştiğini düşünen insanlar var.There are people who think pineapples grow underground.
Ben kapının altına bir not bıraktım.I left a note under the door.
Gümüş altından daha ucuza mal olur.Silver costs less than gold.
Gergedanın üç türü ciddi olarak tehlike altında.Three species of rhinoceros are critically endangered.
Kiribati iklim değişikliği tehdidi altındadır.Kiribati is threatened by climate change.
Bu küçük Pasifik adası ulusu iklim değişikliği tehdidi altındadır.This small Pacific island nation is threatened by climate change.
Onun elinde, kurşun altın oldu.In his hand, lead became gold.
Cetvel kitabın altında.The ruler is under the book.
Tom'un sol gözünün altında bir beni var.Tom has a mole under his left eye.
Annem ve babam ağacın altında oturuyorlardı.My parents were sitting under the tree.
Simyagerler kurşun gibi baz metalleri altına dönüştürmeye çalıştı.Alchemists tried to turn base metals such as lead into gold.
Simyagerler adi metalleri altına ve gümüşe dönüştürmeye çalıştılar.Alchemists tried to transmute base metals into gold and silver.
Çocuklar yatağın altında.The boys are under the bed.
Buzun altındaki okyanus ısınıyor olduğu için Arktik buzlar küçülüyor.The Arctic ice is shrinking because the ocean under the ice is warming.
Yosunlar ve planktonlar besin zincirinin altındadır.Algae and plankton are at the bottom of the food chain.
Lütfen çantanızı koltuğunuzun altına koyunuz.Please put your bag under your seat.
Aşk altından daha değerlidir.Love is more precious than gold.
Mary altın madalya kazandı.Mary won the gold medal.
Ben temizlik ürünlerini lavabonun altında tutarım.I keep the cleaning products under the sink.
Sayfanın altına gidin.Scroll down to the bottom of the page.
Sayfanın altına doğru kaydırın.Scroll down to the bottom of the page.
Kayaya oyulmuş yazıt milattan önce altıncı yüzyıldandır.The inscription carved into the rock is from the sixth century B.C.
Tom gizemli koşullar altında öldü.Tom died under mysterious circumstances.
Tom uyku tulumunun altına bir köpük yastık koydu.Tom put a foam pad under his sleeping bag.
Tom uyku tulumunun altına bir köpük paspas koydu.Tom put a foam mat under his sleeping bag.
Bu altın değil.It's not gold.
Askerler düşman ateşi altından geldi.The soldiers came under enemy fire.
Konu soruşturma altında kalır.The matter remains under investigation.
Hollanda halk biliminde kabouterler yer altında yaşayan minik insanlardır.In Dutch folklore, kabouters are tiny people who live underground.
Bir cüceler ailesi bu ağacın altında küçük bir evde yaşamaktadır.A family of gnomes lives in a small house under this tree.
Bizim radarın altında kalmamız gerekiyordu.We're supposed to stay under the radar.
Hiçbir koşul altında böyle bir karikatüre asla razı olmayacağım.Under no circumstances will I ever consent to such a travesty.
O büyük şirketlerin kontrolü altında.He's in the pocket of big corporations.
O, büyük şirketlerin kontrolü altında.She's in the pocket of big corporations.
Onlar büyük şirketlerin kontrolü altında.They're in the pocket of big corporations.
Tom soruşturma altında olduğunu biliyordu.Tom knew he was under investigation.
İlgili Sayfalar