altın ile cümle
altın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Altın madalyayı kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win the gold medal?
Sence altın madalyayı kim kazanır?Who do you think will win the gold medal?
Şapkanın altında neyiniz var?What do you have under the hat?
Tom'un sağ gözünün altında farklı bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Tom bir kayayı kaldırdı ve onun altına baktı.Tom lifted up a rock and looked under it.
Tom bir kayayı kaldırdı ve altına baktı.Tom lifted up a rock and looked under it.
Kanadalı bayan hokey takımı altın madalya kazandı.The Canadian women's hockey team won the gold medal.
Tom her şeye kontrol altında sahip olduğunu söyledi.Tom said that he had everything under control.
Tom belli ki çok stres altında.Tom's obviously under a lot of stress.
Onlar çardağın altına oturdular.They sat under the pergola.
Tom kayıp ayakkabısını sehpanın altında buldu.Tom found his missing shoe under the coffee table.
Masanın altına baktın mı?Did you look under the table?
Tom, terliklerini almak için yatağın altına girdi.Tom reached under his bed to get his slippers.
Tom anahtarını kanepenin altında buldu.Tom found his key under the sofa.
Tom anahtarını divanın altında buldu.Tom found his key underneath the sofa.
Beyler her zaman kontrol altında olmak istiyor.Guys want to be in control all the time.
Endişelenme. Bunun altına ineceğiz.Don't worry. We'll get to the bottom of this.
Tom, Mary'nin başının altına bir yastık koydu.Tom put a pillow under Mary's head.
Daha önce bu kadar çok baskı altında kalmadım.I've never been under this much pressure before.
Satürn güneşten altıncı gezegendir.Saturn is the sixth planet from the Sun.
Tom, Mary'yi ağacın altında bir sandviç yerken gördü.Tom saw Mary eating a sandwich under the tree.
Tom çantasını masanın altına koydu.Tom put his bag under the table.
Tom'un gözetim altına alınması muhtemel.Tom is likely to be put on probation.
Güzel bir altın dolmakalemim var.I have a nice golden fountain pen.
Tom, aradığı şeyi masanın altında buldu.Tom found what he was looking for under the table.
Biri senin arabanın altına bir bomba koydu.Someone planted a bomb under your car.
Tom kontrol altında kalmak için mücadele etti.Tom struggled to stay in control.
Tom bana altın paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told me where you hid the gold coins.
Onu kontrol altına aldığımı sana söylemedim mi?Didn't I tell you I had it under control?
Tom bir kitap okurken bir ağacın altında oturuyordu.Tom was sitting under a tree, reading a book.
Tom ve Mary bir ağacın altında piknik öğle yemeği yiyerek oturdu.Tom and Mary sat under a tree eating a picnic lunch.
Tom gazeteyi katlayıp kolunun altında koydu.Tom folded the newspaper and put it under his arm.
Sadece güvende olduğumuzu garanti altına alıyorum.I'm just making sure we're safe.
Tom hâlâ göz altında.Tom is still in custody.
Polis hâlâ Tom'u göz altında tutuyor mu?Do the police still have Tom in custody?
O altın yüzük anneme aitti.That gold ring belonged to my mother.
Tom büyük baskı altında bile soğukkanlıdır.Tom's unflappable, even under great pressure.
Yeni yönetim altındayız.We're under new management.
Çocuklar heyecanlarını kontrol altına alamazlar.The children couldn't contain their excitement.
Yatağımın altında bir şey var.There's something under my bed.
Tom kanapenin altında bir şey bulduğunu söyledi.Tom said he found something under the couch.
Üç altının yarısıdır.Three is one half of six.
Ben anahtarları paspasın altında buldum.I found the keys underneath the mat.
Onlar battaniyelerin altında sıkıca sarınıp yattılar.They snuggled tightly beneath the blankets.
Burada her şeyi kontrol altına aldık.We've got everything under control here.
Biz onu kontrol altına aldık.We've got it under control.
Biz her şeyi kontrol altına aldık.We've got everything under control.
Bu salonun tam altında olacağız.We'll be right down this hall.
Durumu kontrol altına alıyoruz.We have the situation under control.
Tom'un yüzünde tam sol gözünün altında küçük bir yara var.There's a small scar on Tom's face just under his left eye.
O beni kanadı altına aldı.She took me under her wing.
Fare yatağın altına kaçtı.The mouse ran underneath the bed.
Altın dizginler daha iyi bir at yapmazlar.Golden reins do not make a better horse.
Bu şartlar altında Tom'un umursayacağını sanmıyorum.Under the circumstances, I don't think Tom would mind.
O gerçek altın.That's real gold.
Nicolas Flamel kurşunu altına dönüştürmeyi hayal etti.Nicolas Flamel dreamed of turning lead into gold.
Simyacılar kurşunu altına dönüştürmek istediler.The alchemists wanted to turn lead into gold.
Tom eski bir altın sikke buldu.Tom found an ancient gold coin.
16 yaşın altındaki bir çocukla bir arabada sigara içmek yasalara aykırıdır.Smoking in a car with a child under 16 is against the law.
İlgili Sayfalar