altın ile cümle

altın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Buz senin ağırlığın altında kırılacak.The ice will break under your weight.
Noel hediyelerini ağacın altına koyduk.We have put the Christmas presents under the tree.
Birçok köpekbalığı türü yok olma tehdidi altındadır.Many shark species are threatened with extinction.
Altının bir bedeli var ama bilgi paha biçilmez.Gold has a price, but knowledge is invaluable.
Sistem bakım altında.The system is under maintenance.
Onu paltosunun altından çıkardı.He took it out from under his coat.
Ben toplantıda olmayacağın izlenimi altındaydım.I was under the impression you wouldn't be at the meeting.
Tom çöp torbalarını mutfak lavabosunun altında tutar.Tom keeps the garbage bags under the kitchen sink.
Tom, Mary'ye altın paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told Mary where he hid the gold coins.
Tom nefesinin altında bir şeyler mırıldandı.Tom mumbled something under his breath.
Ben o zaman çok baskı altındaydım.I was under a lot of pressure then.
Tom masanın altında saklanıyordu.Tom was hiding under the table.
Çok baskı altındaydım.I was under a lot of pressure.
Tom aceleyle koridorun altına gitti.Tom rushed down the corridor.
Bunun altında kalmayacağım.I won't take this lying down.
Tom çitin altından sürünerek geçti.Tom crawled under the fence.
Tom masanın altına baktı.Tom looked under the table.
Tom çitin altında sürünmeye çalıştı.Tom tried to crawl under the fence.
Biz saldırı altındaydık.We were under attack.
Bu koşullar altında çalışmak istemiyorum.I don't want to work under those conditions.
Harry Potter'ın altıncı filmini izlemek istiyorum.I'd like to see the sixth film of Harry Potter.
Mary, Tom'u otobüsün altında attı.Mary threw Tom under the bus.
Kanada'da 20 yaşın altındaki insanların içki içmesi yasal değildir.It's not legal for people under 20 to drink in Canada.
Bütün kasaba sular altındaydı.The whole town was under water.
Altının karesi otuz altıya eşittir.Six squared equals thirty-six.
Bu metinde tüm gelecek fiillerinin altını çiz.Underline all the verbs in the future tense in this text.
Biz açık havada yıldızların altında uyuduk.We slept in the open, under the stars.
Çaydanlık masanın altındadır.The teapot is under the table.
Tom bir ağacın altına oturdu, kitap okuyordu.Tom sat under a tree, reading a book.
Birisi mekanı altını üstüne getirerek aramış.Someone has ransacked the place.
Tom ağaç altındaki çalılığa taşındı.Tom moved into the underbrush.
Onun bir altın kredi kartı var.She has a gold credit card.
Dün gece, sıcaklık sıfırın altında on dereceye indi.Last night, the temperature went down to ten degrees below zero.
Onun altında çalışıyorum.I work under her.
Orada olanlar onun saf altın olduğunu düşündü.Those who were there thought it was pure gold.
Onların bayrağı mavi ve altındır.Their flag is blue and gold.
O altın yüzük ne kadar?How much is that gold ring?
Yatağın altında.It's under the bed.
Beyaz kedi ağacın altında.The white cat is under the tree.
Ağacın altındayım.I'm under the tree.
Yağmur yağmaya başladı, bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.It started raining, so I took shelter under my friend's umbrella.
Sanırım yunuslar esaret altında tutulmamalı.I think that dolphins should not be kept in captivity.
"Altın parçalarını ikiye katlamak istiyor musun?" "Ne demek istiyorsun?""Do you want to double your gold pieces?" "What do you mean?"
Burada bir çukur kazın ve içine altın parçaları koyun.Dig a hole here and put the gold pieces into it.
Yağmur yağmaya başladı bu yüzden arkadaşımın şemsiyesinin altına geçtim.It started raining, so I got under my friend's umbrella.
Dışarıda sıcaklık sıfırın altında dört derecedir.The temperature outside is four degrees below zero.
Uygar bir insanın derisinin altına bakın ve bir barbar bulacaksınız.Look under the skin of a civilized man and you will find a barbarian.
Sezar, Kleopatra'nın altından bir heykelini dikti.Caesar erected a golden statue of Cleopatra.
Biz onu masanın altında uyurken bulduk.We found him sleeping under the desk.
Sahip olduğum saat altından yapılmıştır.The clock that I have is made of gold.
Bluzunun altında neyin var?What do you have under the shirt?
Masanın altında elini benim dizimin üzerine koydu.He put his hand on my knee under the table.
Onu mutfak sobasının altında bulacaksın.You'll find it under the kitchen stove.
O ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.He's either crazy or on drugs.
Bu asansör sadece altıncı kata kadar gider.This elevator only goes up to the sixth floor.
Her biri kendi altın buzağı için.For each his own golden calf.
Sessizlik altın değerindedir ama sen bir yabancı dil öğrenmeye çalışırken değil.Silence is worth gold, but not when you're trying to learn a foreign language.
Gözlem altında müşterilerine daha iyi davranır.Under supervision, he treats his clients better.
Tom sınıfın genel seviyesinin altındadır.Tom is below the general level of the class.
O korkudan altına etmiş.He's scared shitless.
İlgili Sayfalar