altını ile cümle

altını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu benim masamın altının hali.Questo è quello che appare sotto la mia scrivania.
Bu benim masamın altının hali.So schaut es unter meinem Arbeitstisch aus.
Bu benim masamın altının hali.Takhle to vypadá, když se podíváte pod můj stůl.
Bu benim masamın altının hali.Tak to wygląda pod moim biurkiem.
Bu benim masamın altının hali.Voilà à quoi ça ressemble sous mon bureau.
Bu benim masamın altının hali.Zo ziet het er onder mijn bureau uit.
Bu benim masamın altının hali.Вот как это выглядит под моим столом.
Bu benim masamın altının hali.Ето как изглежда под бюрото ми.
Bu benim masamın altının hali.ככה זה נראה מתחת לשולחן לי.
Bu benim masamın altının hali.هذا ما يبدو عليه أسفل مكتبي.
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Bebci in slepci! kaj pa je več, zlato ali tempelj, ki posvečuje zlato?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Blázni a slepci; nebo co jest většího, zlato-li, čili chrám, kterýž posvěcuje zlata?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Blázni a slepci, veď čože je väčšie, zlato a či chrám, ktorý posväcuje zlato?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Bolondok és vakok: mert melyik nagyobb, az arany-é, vagy a templom, a mely szentté teszi az aranyat?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Głupi i ślepi! albowiem cóż jest większego, złoto czy kościół, który poświęca złoto?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Hỡi kẻ dại và mù , vàng , và đền thờ làm cho vàng nên thánh , cái nào trọng hơn ?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Hỡi kẻ dại và mù, vàng, và đền thờ làm cho vàng nên thánh, cái nào trọng hơn?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?I dåraktige och blinde, vilket är då förmer, guldet eller templet, som har helgat guldet?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?I dårer og blinde! hvad er størst, gullet, eller templet som helliger gullet?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?I Dårer og blinde! hvilket er da størst? Guldet eller Templet, som helliger Guldet?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Ihr Narren und Blinden! Was ist größer: das Gold oder der Tempel, der das Gold heiligt?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Insensatos e cegos! Pois qual é o maior; o ouro, ou o santuário que santifica o ouro?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Insensés et aveugles! lequel est le plus grand, l`or, ou le temple qui sanctifie l`or?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?우맹이요 소경들이여 어느 것이 크뇨 그 금이냐 금을 거룩하게 하는 성전이냐
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Nebuni şi orbi! Care este mai mare: aurul sau Templul, care sfinţeşte aurul?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?¡Necios y ciegos! ¿Cuál es más importante: el oro o el santuario que santifica al oro
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Stolti e ciechi: che cosa è più grande, l'oro o il tempio che rende sacro l'oro
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Μωροι και τυφλοι διοτι τις ειναι μεγαλητερος, ο χρυσος η ο ναος ο αγιαζων τον χρυσον;
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Безумни и слепи! Че кое е по-голямо, златото или храмът, който е осветил златото?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Безумные и слепые! что больше: золото, или храм, освящающий золото?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?Дурні й слїпі: що бо більше: золото, чи церква, що осьвячує золото?
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?אתם הכסילים והעורים כי מה הוא הגדול אם הזהב או ההיכל המקדש את הזהב׃
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?ايها الجهال والعميان ايما اعظم الذهب ام الهيكل الذي يقدس الذهب.
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?你 們 這 無 知 瞎 眼 的 人 哪 、 甚 麼 是 大 的 、 是 金 子 呢 、 還 是 叫 金 子 成 聖 的 殿 呢
Budalalar, körler! Hangisi daha önemli, altın mı, altını kutsal kılan tapınak mı?你 們這 無知 瞎眼 的 人 哪 、 甚麼 是 大 的 、 是 金子 呢 、 還是 叫 金子 成聖 的 殿呢
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.A helyzet 1971-ben tetőzött, amikor Franciaország megpróbálta kivenni az aranyát, amit Nixon megtagadott.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.A situação atingiu um clímax em 1971 quando a França tentou fazer um saque do seu ouro e Nixon recusou.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.Cela, bien sûr, a déclenché un rapide déclin de la valeur du dollar.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.Die erreichte 1971 einen Höhepunkt, als Frankreich sein Gold zurückforderte und Präsident Nixon dies ablehnte.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.La situación llegó a su clímax en 1971 cuando Francia intentó retirar todo su oro, y Nixon se negó.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.La situazione toccò il suo apice nel 1971 quando la Francia provò a ritirare il proprio oro, ma Nixon rifiutò.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.Situace vyvrcholila v roce 1971, kdy se Francie pokusila vybrat si své zlato, a Nixon jim ho odmítl vydat.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.Situaţia a în 1971, când Franţa a încercat să se retragă este aur, iar Nixon a refuzat.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.Tapaus kulminoitui vuonna 1971, kun Ranska yritti vetää kultansa, ja Nixon kieltäytyi.
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.Η κατάσταση κλιμακώθηκε το 1971 οταν η Γαλλία προσπάθησε να επαναπατρίσει τον χρυσό της και ο Νίξον αρνήθηκε
Bu durum 1971 yılında Fransa altınını geri çekmek isteyip de Nikson bunu reddedince zirve yaptı.ولكن الوضع تعقد عندما طلبت فرنسا سحب رصيدها من الذهب ونيكسون رفض
Bu ifadeyi sadeleştirmek istiyorum. Doksan altının beşinci dereceden kökü.Řekněme, že chci zjednodušit výraz pátá odmocnina z 96.
Bu ifadeyi sadeleştirmek istiyorum. Doksan altının beşinci dereceden kökü.Uprośćmy takie wyrażenie: pierwiastek 5 stopnia z 96.
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Dalam setiap buku ini, setiap rangkaian kuliah ini, dia menekankan teka-teki ini:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Dans chacun de ses livres, chacune de ses conférences, il a insisté sur ce mystère:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Em cada um destes livros, cada um deste conjunto de palestras, ele colocou a ênfase neste enigma:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:En todos sus libros, en todas esas series, él hacía hincapié en el enigma:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:I hver eneste af disse bøger, hver eneste af disse foredragssæt understregede han denne gåde:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In elk van deze boeken en elke reeks lezingen benadrukte hij dit vraagstuk:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:În fiecare din aceste cărţi, în fiecare curs, el a subliniat acest puzzle:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In jedem dieser Bücher, jeder dieser Vorlesungsreihen, hebt er dieses Rätsel hervor:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:In ognuno di questi libri, in ognuna di queste lezioni, ha enfatizzato questo quesito:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:I var av dessa böcker, i var av dessa föreläsningsserier betonade han detta problem:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:그는 이 책들 그리고 그의 강의 시리즈에서 다음과 같은 질문을 계속했습니다:
Bu kitapların her biri, bu konuşmaların her birinde bu bilmecenin altını çizdi:Mindezen könyveiben, és minden ilyen előadásán kihangsúlyozta ezt a kérdést:

İlgili Sayfalar