Sami ilk işini on altı yaşında inek sağarak aldı.Sami got his first job at sixteen, milking cows.
Sami henüz on altı yaşındayken bir Kahire hastanesinde hemşire olarak çalışıyordu.Sami posed as a nurse at a Cairo hospital when he was just sixteen.
Sami hapishanede altı ay yattı.Sami served six months in jail.
Sami altı saattir burada bulunuyor.Sami has been here for six hours.
Polis tarafından Sami'yle altı kez görüşme yapıldı.Sami was interviewed six times by the police.
Sami deli bir adamla altı gün geçirdi.Sami spent six days with a mad man.
Sami diğer altı kızı öldürdüğünü itiraf etti.Sami admitted to killing six other girls.
Sami yatağının altında bir av tüfeği tutuyordu.Sami kept a shotgun under his bed.
Sami'nin kendi babası altı yıl önce öldü.Sami's own father had died six years earlier.
Sami organize suç nedeniyle altı yıla mahkûm edildi.Sami was sentenced to six years for organized crime.
Sami yaklaşık altı yaşındaydı.Sami was about six.
Sami ve Leyla altı yıl arayla öldüler.Sami and Layla died six years apart.
Sami altı saat boyunca sorgulandı.Sami was interrogated for six hours.
Sami her şeyi kontrol altına almaya başladı.Sami started taking control of everything.
Sami altı yıl boyunca yorulmadan çalıştı.Sami worked tirelessly for six years.
Sami altı kişiyi öldürdü ve Leyla'yı öldürmeye çalıştı.Sami killed six people and tried to kill Layla.
Sami yerin altı feet altındaydı.Sami was six feet under the ground.
Sami, Leyla'yı sadece altı aydır tanıyordu.Sami only knew Layla for six months.
Sami federal hapishanede altı yıl geçirdi.Sami spent six years in a federal prison.
Sami ve Leyla'nın hepsi on iki yaş altında olan altı çocuğu vardı.Sami and Layla had six children all under the age of twelve.
Tom masanın altına süründü.Tom crawled under the table.
Sami on altı yaşına girdi.Sami turned sixteen.
Sami günde yaklaşık altı yüz mesaj alıyordu.Sami was receiving almost six hundred messages a day.
Kedi yatağın altında.The cat is under the bed.
Kedi kanepenin altında.The cat is under the sofa.
Tom ve Mary yıldızların altında uyudular.Tom and Mary slept under the stars.
Sami şimdi on altı yaşında.Sami is now sixteen years old.
Sami suçları için altı yıl hapis yattı.Sami served six years for his crimes.
Sami'nin altı farklı Facebook hesabı var.Sami has six different Facebook accounts.
Sami yirmi altı yaşındaydı.Sami was twenty six years old.
Sami on altı yaşında ve hala reşit değil..Sami is sixteen and he's still a minor.
Sami yatağının altında bir saç tokası buldu.Sami found a bobby pin under his bed.
Sami yatağının altında bir tel toka buldu.Sami found a bobby pin under his bed.
Sami'nin İnstagram üzerinde on altı farklı hesabı vardı.Sami had sixteen different accounts on Instagram.
Sami ve Leyla altı kez birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı kere birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı defa birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı sefer birlikte çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı kez beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı kere beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı defa beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami ve Leyla altı sefer beraber çalıştılar.Sami and Layla worked together six times.
Sami, Leyla'dan altı fit uzağa oturdu.Sami sat six feet away from Layla.
Sami'nin altı çocuğu oldu.Sami had six kids.
Sami, on altı yaşındayken Leyla ile tanıştı.Sami met Layla when he as sixteen years old.
Kanepenin altına bakmadım.I didn't look under the couch.
Sami'ye altı ünite kan verildi.Sami was given six units of blood.
Ben her zaman hız sınırının altında sürerim.I always drive below the speed limit.
Tom Noel ağacının altına hediyeler koydu.Tom put some presents under the Christmas tree.
Tom'un tırnaklarının altında kir vardı.Tom had dirt underneath his fingernails.
Tom hayatı boyunca beklenenin altında kaldı.Tom has been an underachiever all his life.
Altı yaşındayken yüzebiliyor muydun?Were you able to swim when your were six years old?
Terliklerim yatağımın altında.My slippers are under my bed.
Tom yatağın altında, değil mi?Tom is under the bed, isn't he?
Tom, altın paraları kimsenin bulamayacağını düşündüğü yerde sakladı.Tom hid the gold coins where he thought no one would find them.
Hepsi Tom'un başının altından çıkıyor.It's all Tom's doing.
Tom raporu haftalardır sümen altı ediyor.Tom has been sitting on the report for weeks.
Tom, Mary'nin kolyesini kanepenin altında buldu.Tom found Mary's necklace under the sofa.
Köpeğim yatağımın altında uyur.My dog sleeps under my bed.
Tom Boston'daki depremzedelere yardım için altı haneli bir bağışta bulundu.Tom made a six-figure donation to help the earthquake victims in Boston.