Ana içeriğe geç
Sözlük

altı ile cümle

altı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom zan altında.Tom is under suspicion.
Tom bir ağacın altında uyuyakaldı.Tom fell asleep under a tree.
Tom ciddi tehlike altında.Tom is in grave danger.
Teslimat altı haftadır.Delivery is six weeks.
Tom küçümsemenin altında.Tom is below contempt.
Altın daha da yükseliyor.Gold is going higher.
Tom tam altıda geldi.Tom came at six sharp.
Biz altından kalktık.We pulled it off.
O altını istiyorum.I want that gold.
Tom oradaki ağacın altında oturuyor.Tom is sitting under that tree over there.
ABD işsizlik oranı % 5'in altındadır.The US unemployment rate is below 5%.
Şanslı bir gün. Dokunduğunuz her şey altın olacaktır.A lucky day. Whatever you touch will turn into gold.
Nehir, kıyılarını sular altında bıraktı.The river flooded its banks.
Çoraplarınızı kanepenin altında bırakmayın.Don't leave your socks under the couch.
Bir cenaze töreni için neden altın renkli pantolon giyiyorsun?Why are wearing gold pants to a funeral?
Tom kediyle yatağın altına saklandı.Tom hid under the bed with the cat.
Tom'un onun kolunun altında bir şeyi var.Tom has something under his arm.
Şimdi tüm kahramanlar yerin altında yatıyor.Now all heros lie under the earth.
Yangın varsa modern bir evden kaçmak için yalnızca altı dakikan var.You only have six minutes to escape a modern home if it's on fire.
Güneş'in altında yeni bir şey yok.There's nothing new under the sun.
Sen beni altı kez yendin.You've beaten me six times.
Beni zaten altı kere yendin.You've already beaten me six times.
Saldırı altındayız millet!We're under attack, guys!
Tom ağacın altında uyudu.Tom fell asleep under the tree.
O şu an gözetim altında.She's on probation for the moment.
Bu gece yastığımın altındaki mektubunla yatacağım.I shall sleep with your letter under my pillow tonight.
Ne yaptığımı biliyorum. Tamamen kontrol altındayım.I know what I'm doing. I'm totally in control.
O koşullar altında nasıl çalışmak istersiniz?How would you like to work under those conditions?
Elbise, ağırlığınca altına değerdi.The dress was worth its weight of gold.
Her şeyin altında bir bit yeniği aramamalısın.You shouldn't take anything for granted.
Ben hep saat altı buçukta kalkarım.I always get up at six-thirty.
Senin bu şartlar altında nasıl çalışabileceğini bilmiyorum.I don't know how you can work under these conditions.
Üç ay önce haftada yaklaşık altı gün çalışmaya başladım.I started working six days a week about three months ago.
Fadıl'ın cesedi köprünün altında yüzeye çıktı.Fadil's body surfaced under the bridge.
Fadıl, Leyla'nın evinden altın figürinler ve sikkeler çaldı.Fadil stole some gold figurines and coins from Layla's house.
Leyla tamamen Fadıl'ın kontrolü altındaydı.Layla was completely under Fadil's control.
Fadıl, Leyla'nın altıncı kocası.Fadil is Layla's sixth husband.
"Köpek masanın altında mıydı?" "Evet.""Was the dog under the table?" "Yes."
Fadıl ve Leyla aynı çatı altında yaşıyorlardı.Fadil and Layla were living under the same roof.
Fadıl altı kere vuruldu.Fadil was shot six times.
Senin 18 yaşın altında olduğunu biliyorum.I know that you're under 18.
Tom şu anda üç yıldır hapis cezası altında bulunuyor.Tom is currently serving three years in prison.
Tom yemin altında yalan söyledi.Tom lied under oath.
Fadıl altı rakamlı bir maaş alıyor.Fadil earns a six-figure salary.
Birlikte yıldızların altında uyudular.They slept together under the stars.
Bunu masanın altında buldum.I found this under the table.
Sami yastığının altında bir silahla uyudu.Sami slept with a gun under his pillow.
Sami gözetim altına alındı.Sami was placed on probation.
Büyük Bunalım, gangsterlerin altın çağındaydı.The Great Depression was the golden age of gangsters.
Tom, Mary ile en az altı aydır nişanlı.Tom has been engaged to Mary for at least half a year.
Tom benim üstümde ve Mary benim altımda yaşıyor.Tom lives above me and Mary lives below me.
Tom yastığının altında bıçakla yatıyor.Tom sleeps with a knife under his pillow.
Ayak altında dolaşmamaya çalışıyorum.I'm trying not to get in anybody's way.
Tom bıçağını yatağın altına sakladı.Tom hid his knife under the mattress.
Ayak altında dolaşmak istemiyorum.I don't want to get in anybody's way.
Tom'un yatağın altında bulduğu şeye bak.Look what Tom found under the bed.
Oldukça stres altındayım.I'm under considerable stress.
Çok stres altındayım.I'm under a lot of stress.
Bu Mars kolonisinin hastanesi yer altındadır.The hospital for this Mars colony is underground.
Tom, Mary'nin elini masanın altında tuttu.Tom held Mary's hand under the table.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod