Ana içeriğe geç
Sözlük

altı ile cümle

altı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dan altı dil konuşabilip en az diğer on ikisini de anlayabiliyor.Dan can speak six languages and understand at least another dozen.
Böceklerin altı bacağı vardır.Insects have six legs.
Aşağıdaki altı tane matematik problemini çözünüz.Solve the following six math problems.
Dan'in altı yıldan fazladır aynı işi olmuştur.Dan has had the same job for more than six years.
Caroline Herschel 1750 yılında Almanya'da doğdu. O altı çocuktan biriydi.Caroline Herschel was born in Germany in 1750. She was one of six children.
O, Birleşmiş Milletler altın barış madalyası aldı.She received the United Nations Gold Medal of Peace.
Mevcut koşullar altında, bu yolculuğu yaparken rahat hissetmedim.Under the current conditions, I didn't feel comfortable making this trip.
Köprünün altı çok karanlıktı.It was pretty dark under the bridge.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına büzüldü.Tom's dog cowered under the kitchen table during the storm.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına sindi.Tom's dog cowered under the kitchen table during the storm.
Benim çatımın altında yaşamadığın sürece!Not as long as you live under my roof!
Çatımın altında yaşadığın sürece benim kurallarıma göre yaşayacaksın.As long as you live under my roof you will live by my rules.
Biz sürekli gözetim altında idik.We were under constant surveillance.
Hükümet yasayı değiştirme baskısı altında geliyor.The government is coming under pressure to change the law.
Onlar ay ışığı altında öpüştüler.They kissed under the moonlight.
1990'da, Dan hala Matt Smith'in altında bir çaylak memurdu.In 1990, Dan was still a rookie officer under Matt Smith.
Babam kışın bile genelde saat altıda kalkıyordu.My dad usually got up at six, even in the winter.
Tom silahını garajdaki bir demet yağlı paçavranın altına sakladı.Tom hid the gun under a bunch of oily rags in his garage.
Her şey kontrol altında mı?Is it all under control?
Tom ceketinin altında bir kazak giyiyor.Tom is wearing a sweater under his coat.
Battaniyenin altındaki ne?What's under the blanket?
Yatağın altında hiç yer yok.There's no room under the bed.
O yol kenarına uzandı ve bir ağacın altında biraz kestirdi.He laid down by the wayside and took a nap under a tree.
Olimpiyat altın madalyası muhtemelen en imrenilecek spor ödülüdür.An Olympic gold medal is probably the most coveted sporting prize.
Bazıları söz gümüşse sükut altındır diyorlar.Some say that speech is worth silver, but silence is worth gold.
Bugün dünyamızda konuşulan dillerin yarıdan fazlası tehlike altındadır..More than half of the languages spoken in our world today are endangered.
Saat altıda burada olacağına söz verdi.He promised to be here at six.
Masanın altında bir şey var.There's something under the table.
Onu ökse otunun altında öptüm.I kissed him under the mistletoe.
Tom günde üç ve altı arasında kahve içer.Tom drinks between three and six coffees a day.
Ağacın altında bir yığın kozalak vardı.There was a pile of pinecones under the tree.
Onlar yağmurdan kaçınmak için mağazanın önündeki gölgeliğin altında durdular.They stood under the canopy in front of the store, so as to avoid the rain.
O, altın bir üç bacaklı zıpkınla onu bıçakladı.She stabbed him with a golden trident.
Tom kolunun altında kar kaykayını taşıyordu.Tom was carrying his snowboard under his arm.
Tom'un uzun altın sarısı saçı var.Mary has long golden hair.
Lahit içinde bir sürü altın vardı.There was lots of gold inside the sarcophagus.
Anahtarı paspasın altına koy.Put the key under the mat.
Onlardan altısı geri dönüyor.Six of them are returning.
Onlardan altısı yanıyor.Six of them are burning.
Mükemmelin altında hiçbir şey ummuyorum.I expect nothing less than perfection.
Altıncı katta oturuyoruz.We live on the sixth floor.
Mary ağacın altında oturdu, on dokuzuncu yüzyıldan kalan eski bir kitap okudu.Mary sat under the tree, reading an old book from the nineteenth century.
O, boynuna altın bir kolye takıyor.She is wearing a gold necklace around her neck.
Tom hindistan cevizi ağacının altında çimlerde oturdu.Tom sat on the grass under a coconut tree.
Akşam altıdan gece yarısına kadar çalıştım.I worked from six PM until midnight.
Bugün de hava sıcaklığı sıfırın altında.The temperature is below zero today, too.
Gururunu ayaklar altına alma!Swallow your pride!
Altı buçuğa kadar evde ol.Be home by half past six.
Dışarısı eksi altı derece ve ısıtma sistemi de sizlere ömür.It's minus six outside and the heating's on the blink.
Kraliçelik için altı aday vardı.There were six candidates for queen.
Benim altıncı karım güzel bir yüzü var. Onun yeşil gözleri var.My sixth wife has a pretty face. She has green eyes.
Tüm böceklerin altı bacağı vardır.All insects have six legs.
Bugün akşam saat altıda onu karşılarım.I'll be meeting him today at 6 o'clock this evening.
O bugün akşam saat altıda beni karşılar.He meets me today evening at six o'clock.
Tom kitabı yastığının altına gizledi.Tom hid the book under his pillow.
Çocuklar ıhlamur ağacının altında oynuyorlar.The children are playing under the lime tree.
Çocuklar limon ağacının altında oynuyorlar.The children are playing under the lime tree.
Aniden zemin ayaklarımın altından kayboluyor gibi görünüyordu.Suddenly the ground seemed to disappear from beneath my feet.
Senin burnunun hemen altında.It's right under your nose.
Ben altıda uyanırım ama yediye kadar yataktan çıkmam.I wake up at six, but I don't get out of bed until seven.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod