Bu Tom'un altın parayı bulduğunu söylediği yer.This is where Tom said he found the gold coin.
Altın kural nedir?What's the golden rule?
Tom sana altınları nereye sakladığını hiç söyledi mi?Did Tom ever tell you where he hid the diamonds?
Kuşun tüyleri tamamen saf altındı.The bird's feathers were all of pure gold.
Altı ay sonra evlendiler.Six months later, they were married.
Tom, kanepenin altında bulduğum şeye bak.Tom, look what I found under the sofa.
Mary'nin gözlerinin altında mor halkalar vardı.Mary had dark circles under her eyes.
Tom'un gözlerinin altında koyu renkli halkalar vardır.Tom has dark circles under his eyes.
Onlar sabah altıya kadar dans ettiler.They danced until six in the morning.
Altı katlı bir apartmanın en üst katında yaşıyorum.I live on the top floor of a six storey apartment block.
Sikke, altından yapılmıştır.The coin is made out of gold.
Bu alan basınç altındadır.This area is pressurized.
Yeni Zelanda'ya ilk kez tam olarak altı yıl önce geldim.Exactly six years ago I first came to New Zealand.
Herhangi bir stres altında mısın?Are you under any stress?
Bak kanepenin altında ne buldum?Look what I found under the sofa.
Saat altıda orada olacağım.I'll be there at six.
Tom dün gece bir köprünün altında uyudu.Tom slept under a bridge last night.
Yatağın altına bak.Look under the bed.
Yirmi altı asker, firar nedeniyle idam edildi.Twenty six soldiers were executed for desertion.
Bir üçgenin üç açısı ve altıgenin altı açısı vardır.A triangle has three angles, and a hexagon has six angles.
Dünyanın ayaklarımın altında sarsıldığını hissettim.I felt the earth shake under my feet.
O siyasi bir tutuklu olarak Güney Afrika'da altı yıl geçirdi.He spent six years as a political prisoner in South Africa.
Kral John için, rakiplerinin tümünü kontrol altında tutmak çok zordu.It was difficult for King John to keep control over all of his rivals.
Tom yirmi altı yaşındayken hayat arkadaşı Mary'yle tanıştı.Tom met his life mate, Mary, at the age of twenty six.
Ben geri dönene kadar çocukları kontrol altında tutmaya çalışın.Try to keep the kids under control until I get back.
Bu ada Manhattan'dan altı kat daha büyüktür.This island is six times bigger than Manhattan.
Onlar deniz seviyesinin on iki metre altına kadar kazdı.They dug down up to twelve meters under sea level.
Ada Manhattan'ın altı katı büyüklüğünde.The island is six times the size of Manhattan.
Bu küçük otomobilin şanzımanı motorun altındadır.This small car's gearbox is underneath the engine.
Altıya kadar evde kal.Stay home until six.
Böyle sert koşullar altında hiç kimse çalışamaz.No one can work under such brutal conditions.
Pilot sadece yirmi altı yaşında.The pilot is only twenty-six years old.
Kamp Teğmen Jackson'ın komutası altındaydı.The camp was under the command of Lieutenant Jackson.
Onun altında kalmayacağım.I'll make it up to her.
Onlar onu kontrol altına aldı.They restrained him.
Biz seni nezaret altına aldık.We had you under surveillance.
Biz onları nezaret altına aldık.We had them under surveillance.
Biz onu nezaret altına aldık.We had him under surveillance.
Onu gözetim altında tuttuk.We had her under surveillance.
Tom yaklaşık altı fit boyunda.Tom is almost six feet tall.
Tom altıda kalkar.Tom gets up at six.
Tom Mary'den onu saat altıda uyandırmasını istedi.Tom asked Mary to wake him up at six.
6 yıldan fazladır ilk defa, işsizlik oranı % 6'nın altındadır.For the first time in more than 6 years, the unemployment rate is below 6%.
Tom büyük bir kayanın altına saklandı.Tom hid under a huge rock.
Dan bilimsel makalelerini yayımlamak için baskı altındaydı.Dan was under pressure to publish his scientific articles.
Dan'in hayatı risk altında.Dan's life is at risk.
Bu zırhlı kamyon altın taşıyor.That armored truck is carrying gold.
Altınla dolu olan kamyon vardı.The truck arrived, loaded with gold.
Dan hareket eden bir trenin altına itildi.Dan was pushed under a moving train.
Dan en az altı kişiyi katleden bir seri katildi.Dan was a serial killer who had murdered at least six people.
Dan kaçırıldığı zaman sadece altı yaşındaydı.Dan was only six years old when he was abducted.
Dan'ın altı yüz bin dolar değerinde hayat sigortası poliçesi vardı.Dan had a life insurance policy worth six hundred thousand dollars.
Benim iki köpek, üç kedi ve altı tavuğum var.I have two dogs, three cats, and six chickens.
Altı ay içinde yurtdışına gidecek.She will go abroad in six months.
Altı ay Çin'de yaşadım.I lived in China for six months.
Dünyalılar yabancı gözetim altına girdi ve büyük bir savaşı engelledi.Earthlings became under alien surveillance that prevented a major war.
Kadınların altıncı hissinin olduğuna inanıyor musunuz?Do you believe that women have a sixth sense?
Altıncı hisse inanıyor musun?Do you believe in the sixth sense?
Altı ay sonra Dan hapse geri döndü.Six months later, Dan was back in jail.
Dan altı kez tutuklandı.Dan has been arrested six times.