Ana içeriğe geç
Sözlük

altı ile cümle

altı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O her zaman eve akşam altıda gelir.He always gets home at six o'clock in the evening.
Son otobüsü kaçırdım ve eve yağmur altında yürüyerek gitmek zorunda kaldım.I missed the last bus and had to walk home in the rain.
Soruşturma altında yalnızca bir kişi var.There's only one person under investigation.
Saat altı veya yedide mi geliyorsun?Are you coming at six or at seven?
Tom bana on altı yaşından beri hava dalışı yaptığını söyledi.Tom told me that he had been skydiving since he was sixteen.
Şu anda iyi uyumuyorum ve artık gözler altında halkalarım var.I'm not sleeping well currently and now have rings under the eyes.
Karın altında çalışıyordu.He was working under the snow.
Tom yıldızların altında uyumak istedi.Tom wanted to sleep under the stars.
Bu işin altında bir iş var.There's something fishy going on.
Altı yıl önce İngilizce öğrenmeye başladım.I started learning English six years ago.
O başka bir isim altında seyahat etti.He traveled under another name.
İki aile tek bir çatı altında yaşıyor.The two families live under one roof.
Brezilya dünyanın en büyük altıncı ekonomisi oldu.Brazil became the sixth largest economy in the world.
Altımızda bir dedektif var.There is a sleuth under us.
Şehir, benim altı yıl önce bıraktığım şehir değil.The city isn't the one I left six years ago.
Battaniyenin altında sıcaktır.It's warm under the blanket.
Onun arabasının altında saklanan iki kedi var.There are two cats hiding under her car.
Neden kedilerin battaniyenin altına saklandılar?Why did your cats hide under the blanket?
Kedilerim artık yatağın altında uyumuyorlar.My cats aren't sleeping under the bed any more.
Bütün ülke karın altında gömülüydü.The whole country was buried under snow.
Dünya ekonomisi büyük tehlike altında.The world economy is in grave danger.
Tom altından yapılmış bir kol saati takıyor.Tom wears a gold wristwatch.
Bu kitap bel altı fıkralarla dolu.This book is full of dirty jokes.
Tom kitabı yastığının altına sakladı.Tom hid the book below his pillow.
Her şey kontrolümüz altında.We have everything under control.
Ayakkabılarımı yatağın altına koydum.I put my shoes under the bed.
Ayakkabımı çıkarıp yatağın altına koydum.I took my shoes off and put them under the bed.
Dün hediyeleri tavan artasına koydum ve bugün onları yatağın altına koydum.Yesterday I put the gifts in the attic, and today I put them under the bed.
Normal şartlar altında, suyun kaynama sıcaklığı 100 santigrat derece.Under normal conditions, the boiling point of water is 100 degrees Celsius.
Bu proje altın bir külçedir.This project is a gold nugget.
Göğüs altın paralar içeriyordu.The chest contained gold coins.
Brezilya yirmi altı eyaletten oluşur.Brazil is comprised of twenty-six states.
O altın bir madalya kazandı.He won a gold medal.
Onun yaşamak için sadece altı ayı var.He has only six months to live.
Yaşamak için sadece altı ayı var.She has only six months to live.
O yalnızca altı aylık.She is only six months old.
Her şey kontrol altında.Everything's under control.
Durum kontrol altında.The situation is under control.
Altınını rehin koydu.She pawned her gold.
Tom bir ağacın altına oturdu.Tom sat down underneath a tree.
Eski arkeolojik siteler Suriye'de tehdit altındadır.Ancient archeological sites are under threat in Syria.
Akşam yemeği genellikle saat altıya kadar hazır değildir.Dinner is usually not ready until six o'clock.
Tom her sabah altıda kahvaltı yer.Tom eats breakfast every morning at six o'clock.
Saat altıda yemek yiyeceğiz.We'll eat at six o'clock.
Kütüphanenin önündeki ağaçların altında öğle yemeklerini yiyen bazı adamlar vardı.There were some men eating their lunches under the trees in front of the library.
Her akşam saat altıda akşam yemeği yerim.I eat dinner every evening at six o'clock.
Sınav hakkında endişelenmemelisin. Senin yeteneklerinin çok altında olduğuna eminim.You shouldn't be concerned about the exam. I'm sure it is far beneath your talents.
Tom ve Mary birlikte altı çeşit yemek yedi.Tom and Mary ate a six-course meal together.
O hala uyuyorken saat altıda uyumaya gitti.He went to sleep at six o'clock and he is still sleeping.
Bu bilgiyi paylaşmak için herhangi bir zorunluluk altında değilsin.You are under no obligation whatsoever to share this information.
Onu yatağımın altında sakladım.I hid it under my bed.
O, yatağın altında gizli.It's hidden under the bed.
Toplantıda sadece altı kişi vardı.There were only six people in the meeting.
Tom silahını yastığının altına koydu.Tom put his gun under his pillow.
Tom'un tam sol gözünün altında bir yara izi var.Tom has a scar just below his left eye.
Tom yatağın altından bir kutu çıkardı.Tom pulled a box from under the bed.
Sıcaklık sıfırın altında beş dereceye düştü.The temperature fell to five degrees below zero.
Bu makinenin su altında çalışması için bir yol bulmalıyız.We have to figure out a way to get this machine to work under water.
Doktor Tom'a yaşamak için sadece altı ayı olduğunu söyledi.The doctor told Tom that he only had six months to live.
Dışarı gel hadi. Bütün gece yatağının altında saklanarak kalamazsın.Come on out. You can't stay hiding under your bed all night.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod