Ben altı aylıkken den beri biz arkadaşız.We've been friends since I was 6 months old.
Teleskobumla Jüpiter'i ve onun aylarından altı tanesini görebiliyorum.With my telescope I can see Jupiter and six of its moons.
Birçok gitarın altı teli var.Most guitars have six strings.
Bin iki yüz elli altı tane asker Alamut kalesini yıktı.One thousand two hundred and fifty-six soldiers destroyed the fortress of Alamut.
Bazıları 2.Ramses'in altı kadına ve 100'den fazla çocuğa sahip olduğunu söylüyorlar.Some say that Ramses II had six women and more than 100 children.
Tren altıda ayrılır.The train leaves at six.
Uzmanımızdan işleri nasıl kontrol altında tutacağını öğren.Learn how to keep things in control from our expert.
Tam altıda buraya gel.Come here at precisely six o'clock.
"Zaman altındır" gerçek bir deyimdir."Time is gold" a true idiom.
Cam basınç altında kırılma yeteneğine sahiptir.Glass has the ability to be broken under pressure.
Bir kurabiye masanın altındadır.A cookie is under the table.
Kurabiyeler masanın altındalar.The cookies are under the table.
Güneşin altında okumak için ne güzel bir Pazar.What a beautiful Sunday to read in the sun.
Bizim ilerleme kontrol altına alındı.Our progress was put in check.
Masanın altında bazı kurabiyeler var.There are some cookies under the table.
Masanın altında bir kurabiye var.There is a cookie under the table.
Saat altıya kadar bekleyeceğim.I'll wait until six o'clock.
Gelecek doğum günümde on altı olacağım.I'll be sixteen on my next birthday.
İngilizce eğitimi almaya başladığımdan beri altı yıl oldu.It has been six years since I started to study English.
O, durumu kontrol altına alabilir.She can take control of the situation.
O, on altı yaşına girdi.He turned 16 years old.
Henry'nin azami altı doları var.At most, Henry has six dollars.
En çok, Henry'nin sadece altı doları var.At most, Henry has only six dollars.
Saatin akrep ve yelkovanı altından yapılmış.The hands of the clock are made of gold.
Amerika Birleşik Devletlerinde 18 yaşın altındaysanız küçüksünüzdür.In the United States, you are a minor if you are under 18 years old.
Yatağın altında bir şey olduğunu söyledi.She says there's something under the bed.
Altı Facebook hesabımdan biri, Facebook tarafından askıya alındı.One of my six Facebook accounts was suspended.
Aşkta altın sözler her şeyi yapar.Golden words, in love, do everything.
Ne altın ne de büyüklük bizi mutlu eder.Neither gold nor greatness make us happy.
Altı-otuz için bir rezervasyonumuz var.We have a reservation for six-thirty.
Latince fiil'in altı tane mastarı vardır.The Latin verb has six infinitives.
Tom ve Mary bir çiftlikte yaşıyor ve on altı çocukları var.Tom and Mary live on a farm and have 16 children.
Biz işkence altında bile bir şey söylemeyiz.We wouldn't say anything even under torture.
Onun hastalığı altı hafta boyunca onu hastanede tuttu.Her illness kept her in the hospital for six weeks.
O hasta olduğu için altı haftadır hastanedeydi.She was in the hospital for six weeks because she was sick.
Hastalığı nedeniyle altı haftadır hastanedeydi.She was in the hospital for six weeks because of her illness.
Dört kere altı kaç yapar?How much is four times six?
Keşke daha iyi şartlar altında görüşebilseydik.I wish we could have met under better circumstances.
Buz senin ağırlığın altında çatlar.The ice will crack under your weight.
Altıda eve gel.Come home at six.
Hayvan hücrelerindeki karbonhidrat oranı yaklaşık yüzde altıdır.The percentage of carbohydrates in animal cells is approximately 6 percent.
O, benden altı yaş daha büyüktür.She's six years older than me.
Benden altı yaş daha büyüktür.She's six years older than I am.
Yatağın altında bir şey var.There's something under the bed.
Bir artık yılın üç yüz altmış altı yılı vardır.A leap year has three hundred and sixty-six days.
Tom Mary'yi merdivenlerin altına itti.Tom pushed Mary down the stairs.
O altı yıldır Ankara'da yaşıyor.He has been living in Ankara for six years.
Ankara'da altı yıl yaşadı.He lived in Ankara for six years.
Bu şartlar altında birlikte çalışamayız.Under these conditions we can not work together.
On altı yaşında veya daha küçükler tiyatroya giremezler.Children who are sixteen years old or younger may not enter the theater.
Beş veya altı Nisan'da bizimle bir toplantı düzenlemek mümkün müdür?Would it be possible to set up a meeting with us on April fifth or sixth?
Tom, maratonu beş saatin altında koştu.Tom ran the marathon in under five hours.
Yamada ailesi buranın altındaki dairede yaşıyor.The Yamada family lives in the apartment below this one.
Bir denizaltı, su yüzünde ve su altında yolculuk edebilir.A submarine can travel over and under the water.
Yıl boyunca sabah ondan akşam altıya kadar açıktır.It's open year-round from 10 a.m. to 6 p.m.
Sağ ol, altı dosyanın tamamını indirdim.Thanks, I downloaded all six files.
Bar sabah altıya kadar açık.The bar is open until six in the morning.
Başparmak altında.He's under the thumb.
Dükkan dokuzdan altıya kadar açık.The store is open from nine to six.
O altı yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.He cried like a six-year-old.