Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."I said, "Look, it's, after all, two dollars. Take it home."
Altı üstüne getirilen kentleri (Lut kavminin oturduğu bölgeleri) devirip yıktı.And He overthrew the Cities of the Plain,
Ya da altı üstüne gelmiş, ıssız duran bir şehre uğrayan gibisini (görmedin mi?)Or take the man who passed by a town which lay destroyed upside down.
Altı üstüne gelen (Lut kavminin) şehirlerini de O yerin dibine geçirdi.And He overthrew the Cities of the Plain,
Ve kabirlerin altı üstüne gelince.When the graves are overturned,
Altı üstüne gelmiş kentleri de yere geçirdi O.And He overthrew the Cities of the Plain,
Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı.And He overthrew the Cities of the Plain,
Firavun da ondan öncekiler de altı üstüne gelmiş kentler de aynı hataya vücut verdiler.Pharaoh likewise, and those before him, and the Subverted Cities -- they committed error,
Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler de hep o hatayı işleyegeldiler.Pharaoh likewise, and those before him, and the Subverted Cities -- they committed error,
Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi?Or, the like unto him who passed by a town, and it lay overturned on its roofs.
Şehrin altı üstüne gelmiş, ıpıssız yatıyordu.He said, “How can God revive this after its demise?”
Altı üstü beş kişiler!De är bara fem!
Altı üstü beş kişiler!De er kun fem!
Altı üstü beş kişiler!Eles são apenas cinco!
Altı üstü beş kişiler!Heitä on vain viisi.
Altı üstü beş kişiler!Ich jest tylko pięcioro.
Altı üstü beş kişiler!Sono solo cinque.
Altı üstü beş kişiler!¡Son solo cinco!
Altı üstü beş kişiler!Их же всего пятеро!
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."저는, " 괸찮아요, 겨우 2 달러짜리에요, 집에 가져가세요." 라고 했죠.
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Dije: "Mira, después de todo, son sólo dos dólares, llévatelo."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine.""E doar 2 dolari.
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Eu disse-lhe: "São só três dólares.
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Ho detto, "Guarda, sono solo due dollari. Portatelo a casa."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Ich sagte: "Schauen Sie, er kostet schließlich nur zwei Dollar. Nehmen Sie ihn mit."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Jag sa: "Alltså, det rör sig trots om allt två dollar. Ta med den hem."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."J'ai dit, " Écoute, ça coûte deux dollars après tout. Emmène-le chez toi. "
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Mondom, "nézze, mennyi ez, két dollár? Vigye haza."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Povedal som, "Pozri, napokon sú to dva doláre. Zober si ho domov."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Řekl jsem mu:
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Sanoin: "Pari vaivaista dollaria. Vie se kotiin."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Tja, wat geeft het ook, het ding kostte maar een paar dollar.
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Είπα, "Κοίτα, στο κάτω-κάτω κοστίζει δύο δολάρια. Πάρε το σπίτι."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Аз казах, "Виж, все пак струва два долара. Вземи го вкъщи."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Я сказав: "Слухай, це всього лише два долари. Забирай його".
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Я сказал: "Смотри, это всего-то два доллара, возьми домой".
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."אחרי הכל זה רק שני דולר.
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."قلت، "انظر، إنها على كل حال، دولارين. خذها إلى بيتك."
Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."持ち帰った2週間後に彼は電話してきました
Ne yapıyorsunuz?! Altı üstü beş kişiler!Μα τι κάνετε; Μόνο πέντε είναι!
"Tamam" dedi ve eve götürdü. Dedim ki "Al götür, altı üstü iki dolar, götür evine."Zgodził się i zabrał pudełko.