Geçmişte lisede, her sabah altıda kalkardım.Back in high school, I got up at 6 a.m. every morning.
Konuşma gümüştür ama susma altındır.Speech is silver, but silence is golden.
Söz gümüşse sükût altındır.Speech is silver, but silence is golden.
Bu dönem notların ortalamanın oldukça altında.Your marks were well below average this term.
işiniz ortalamanın altında.Your work is below average.
Altın para düşünülenden çok daha değerliydi.The gold coin was much more valuable than was supposed.
Altın bir para var.There is a gold coin.
Birçok adam altın aramak üzere batıya gitti.Many men went west in search of gold.
Gümüş yüzükleri altın olanlara tercih ederim.I prefer silver rings to gold ones.
Altın demirden daha ağırdır.Gold is heavier than iron.
Altın, demirden daha ağırdır.Gold is heavier than iron.
Altın demirden daha kıymetlidir.Gold is more precious than iron.
Altın ince plakalar halinde dövüldü.The gold was beaten into thin plates.
Altın sudan çok daha ağırdır.Gold is far heavier than water.
Para döşeme tahtalarının altında gizlenmişti.The money was hidden beneath the floorboards.
Altın renk olarak pirinç madenine benzer.Gold is similar in color to brass.
Altın gümüşten daha ağırdır.Gold is heavier than silver.
Altın diğer bütün metallerden daha değerlidir.Gold is more precious than any other metal.
Altın yumurtlayan kazı kesme.Don't kill the goose that lays the golden eggs.
Altının fiyatı günden güne değişiyor.The price of gold varies from day to day.
Altın fiyatı günlük olarak dalgalanır.The price of gold fluctuates daily.
Altın fiyatının yükseleceği kesin.It is certain that the price of gold will go up.
Bir tane külçe altın çalmıştık.We had a bar of gold stolen.
Altın her şeyi satın alamaz.Gold will not buy everything.
Bir tehdit altında verilen bir söz değersizdir.A promise given under a threat is worthless.
Köprünün altı karanlıktı.It was dark under the bridge.
Parlayan her şey altın değildir.All that glitters is not gold.
Masanın altında bir kedi var.There is a cat under the desk.
Masanın altında bir elma var.There is an apple under the desk.
Masanın altında hiç kitap var mı?Are there any books under the desk?
Masanın altından bir kedi çıktı.A cat appeared from under the desk.
Masamın altına bir kilim koydum.I put down a rug under my desk.
Hastanın hayatı tehlike altında idi.The patient's life was in danger.
Tam din özgürlüğü tüm insanlar için güvence altına alınmıştır.Full religious freedom is assured to all people.
Termometre sıfırın altına düştü.The thermometer went down below zero.
Termometreler çoğunlukla sıfırın altına iner.Thermometers often go below zero.
Öğrenciyken altı ay boyunca İngiltere'de okudum.I studied in England for six months when I was a student.
Okul dokuzda başlar ve altıda biter.School begins at nine and is over at six.
Bu, uluslararası olduğu için altı dolar olacak.It's going to be six dollars because it's international.
Emekli olduğu gün şirket ona altın bir saat hediye etti.The company presented him with a gold watch on the day he retired.
Karanlığın örtüsü altında yol aldık.We advanced under cover of darkness.
Giderleri kontrol altına almalıyız.We must keep down expenses.
Biz çevremizin etkisi altındayız.We are influenced by our environment.
Hepimiz altın aramaya gittik.We all went in search of gold.
Zor koşullar altında elimizden gelenin en iyisini yaptık.We made the best of that bad situation.
Biz altıda istasyona vardık.We got to the station at six.
Uçağımız tam saat altıda kalktı.Our plane took off exactly on time at six.
Yangın kontrol altına alınmadan önce önce bir süre devam etti.The fire went on for some time before it was brought under control.
Yangın olursa diye el altında her zaman bir kova su bulundur.Always keep a bucket of water handy, in case of fire.
Altı çizili kısmı tercüme et.Translate the underlined part.
Altı çizili sözcükleri düzeltin.Correct the underlined words.
Altı çizili cümleleri çeviriniz.Translate the underlined sentences.
Termometre sıfırın altında üç derece olarak okuyor.The thermometer reads three degrees below zero.
Adaylar otuz yaşın altında olmalılar.Applicants must be under thirty years old.
Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?Which is heavier, lead or gold?
İngiliz hukuku 16 yaşın altındaki çocukların sigara satın almasını yasaklar.English law prohibits children under 16 from buying cigarettes.
Arkadaşımın şemsiyesinin altına sığındım.I took shelter under my friend's umbrella.
Çok fazla içtim ve yer ayaklarımın altında dönüyor gibi görünüyordu.I drank too much and the ground seemed to spin under my feet.
Şimşek çaktığında köpek yatağın altına saklandı.The dog hid under the bed whenever lightning flashed.
Bir günde altı dersimiz var.We have six lessons a day.