almaz ile cümle
almaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
2011 - Kırgızistan'da Almazbek Atambayev, Cumhurbaşkanı seçildi.I desember 2011 ble Almazbek Atambajev innsatt som president.
Kendisi ile ilgili bilgiler herhangi bir kaynakta yer almaz.Kategoriene i seg selv inneholder ingen informasjon.
Aynı zamanda oluş fiilleri nesne de almazlar.I denne perioden er det heller ikke tillatt å bruke løs hund.
Haberi alır almaz kızıyla beraber New York'a uçtu.Etter krigsslutt dro hun med tre døtre til New York City.
Bunlar, dünyaları selâmet oldu mu, ahiret işini kaale almazlar."Yakin bahwa keadaan dunia itu tiada abadi, melainkan selalu berubah-ubah (anyakra manggilingan).
İnsanlar da onları pek dikkate almazlar.Wala Masyarakat Matbat memandang wala sebagai sesuatu yang bersifat sakral.
Bu esnada baba hiçbir sorumluğu üzerine almaz.Sayang, sang kapten tidak membutuhkan apa-apa.
Bu iki kümeden herhangi birinde yer almaz.Kalian TIDAK AKAN SESAT selama berpedoman pada dua perkara ini.
Çoğu hikâyede yer almaz.Tidak terlalu banyak berperan dalam cerita.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Akibatnya, jantung tidak dapat memompa darah secara efektif.
Mahluklar 4 ile Mahluklar 3 ilk iki filmin aksine Grover Bend kasabasında yer almaz.Tidak seperti dua film pertamanya, film tersebut tidak mengambil tempat di kota Grover's Bend.
Android tabletleri bu sunumun bir parçası olarak Asistan'ı almaz.Các máy tính bảng Android không nhận được Assistant trong đợt này.
Nefes almazlar.Khó thở.
Sefer halinde yalnızca ihtiyarlar ve çocuklar görev almazlar.Người già cô đơn, người tàn tật và trẻ em không nơi nương tựa.
Aynı zamanda oluş fiilleri nesne de almazlar.Ông cũng không tin vào những điều dị đoan.
Bu sebeple Deizm'de Tanrı dışında Teizm'de yer alan dinsel kavramların hiçbiri yer almaz.Vì vậy mọi người hãy tín ngưỡng đền thờ Itsukushima, ta không còn gì mong muốn bằng.
Kelime başında ğ sesi yer almaz.Lời của ông chẳng đi đến đâu cả.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Các tế bào tua còn non có thể di chuyển trong máu.
Kirmir Çayı havzası fazla yağış almaz, yağış Beypazarı'nda 358 mm, Kızlcahamam'da 528 mm'dir.Mặc dù Faxai không đổ bộ nhưng hoàn lưu của nó đã gây mưa lớn đến 458mm (18 inches) tại Miyakejima.
Bunlar, dünyaları selâmet oldu mu, ahiret işini kaale almazlar."世は常にこれに倣わんと欲すれども得ず嘆息の至りなり」と語っている。
Kelime başında ğ sesi yer almaz.声高に真言を唱えない。
Nefes almazlar.吸い込まない。
Sefer halinde yalnızca ihtiyarlar ve çocuklar görev almazlar.でも、いまの私には、仕事と子供たちしか残されていない。
Fakat Close sipariş almazdı.CLOSEリストは使用しない。
Bu esnada baba hiçbir sorumluğu üzerine almaz.一方で、APAはそれに関して声明を出していない。
Bu maçlar eleme grubu sıralamalarında yer almaz.これらの試合はグループステージの成績に含まれない。
Demir golemler düşme ya da boğulma hasarı almazlar.レッドバリアがあれば火や溶岩のダメージを受けずに済む。
Hata ağacı dışsal durumları da dikkate alır fakat HMEA bunu dikkate almaz.Dも重信を批判したが、森はそれも認めず。
Birbirlerinin isimlerini dahi ağızlarına almazlar.互いに名前で呼び合う仲。
O halde üçüncü bir dil kullanmak yakışık almazdı.つまり本来は、第三者が使うべき言葉ではないとも言える。
Kar golemleri düşme hasarı almazlar.雪崩ビーコンは雪崩遭難の可能性を低減させるものではない。
İnsanı, olayları ve toplumu bitmiş, tamamlanmış olarak almaz.且是人也,蜂目而豺声,忍人也,不可立也。
Nefes almazlar.我無法呼吸。
1970'lerde Sovyetler Birliği tarafından da birçok Almaz askeri uzay istasyonu fırlatıldı.蘇聯在1970年代頻繁地進行載人太空飛行。
Akîde kelimesi kavram olarak Kur'an'da yer almaz.雖然《古蘭經》裡沒有提到割禮,卻出現在一些聖訓(先知穆罕默德的訓示)之中。
Akîde kelimesi kavram olarak Kur'an'da yer almaz.다만 qur'aan(꾸란)과 같이 말에 따라서는 q로 발음되는 것도 적지 않다.
Bunlar, dünyaları selâmet oldu mu, ahiret işini kaale almazlar."이러한 이상은 내세(來世)에서만 추구할 수 있다는 것이며, 현세에서는 불가능하다.
Bazı Yahudi yorumcular her halukârda bunu ciddiye almazlar.그러나 일부 유대인 학자들은 이 이론을 지지하지 않는다.
Vincent'a göre Holden hiçbir şeyi komik yanından ele almazdı.할리우드는, 엘비스라면 모를까 그들에게는 별 유익한 장소가 되지 못했다.
Demir golemler düşme ya da boğulma hasarı almazlar.강철의 몸은 제트기와 충돌해도 상처하나 나지 않는다.
Ancak Herodot'ta bu bilgi yer almaz.그러나 이것을 증명할 수 있는 것은 에디오피아에 없다.
Bu problemin bilgisayarla simpleks algoritması kullanılarak çözülmesi göz kırpma zamanı bile almaz.정지 문제의 결과로 알고리즘이 정지하는 데 걸리는 시간을 일반적으로 측정할 수 없다.
Nefes almazlar.איננו נושמים.
Birbirlerinin isimlerini dahi ağızlarına almazlar.הם אינם פונים אחד לשנייה בשמותיהם הפרטיים.
Genç kızlar çocuklarını büyüklerin yanında kucağına almazdı.הפרידו את המבוגרים מילדים, למעט תינוקות על הידיים.
Zrinka, uzun süre Bünyamin’den haber almaz.טריסטרם שנדי לא שרד (Nothing odd will do long.
Esasen protestan okurlar kendisinin yazılarını otorite olarak almazlar.חלקן אף היו מנוגדות לכתב הזכויות שלו.
Vincent'a göre Holden hiçbir şeyi komik yanından ele almazdı.על פי דבריו של רייד, ארווין לא היה מודאג בנוגע למדיניותו של הולט.
Ancak Kiryat Tivon'u içine almaz.אל תחשוב כי קראטה משתייך רק לדוג'ו.
Belediye başkanı ve yardımcıları dışında, konsey üyeleri maaş almaz ve gönüllü çalışırlar.כלל חברי ומנהלי העמותה פועלים בהתנדבות ואינם מקבלים שכר.
Kendisi ile ilgili bilgiler herhangi bir kaynakta yer almaz.באופן זה המידע לא יגיע ליעדו.
Tom işini çok ciddiye almaz.טום לא לוקח את עבודתו ברצינות.
Tom işini çok ciddiye almaz.טום לא מתייחס לעבודתו ברצינות.
Nefes almazlar.Не се вдишва.
Stephen ve Joseph uyarıyı dikkate almaz ve mezara girerek Ananka'nın lahdini bulur.Стивън и Джоузеф игнорират предупреждението, влизат вътре и откриват саркофага на Ананка.
Yaptığı hiçbir işten zevk almaz ve fazla arkadaşı yoktur.Въпреки това той не е доволен от начина на обучение и няма много приятели.
Yıkıcı metotlar hiçbir parametre almaz ve değer döndürmez.В повечето езици деструкторите се извикват без параметри и не връщат стойност.
Bu maçlar eleme grubu sıralamalarında yer almaz.Загубата не носи точки на отбора.
Ama kendini öldürmeye çalıştığı için Carl'dan intikam almaz.Карл не мисли за отмъщение.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Това означава, че най-жизненоважните органи не получават достатъчно кръв.