almaz ile cümle
almaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Glükagonun eylem mekanizması içinde β-alıcılar yer almaz.Mechanizm działania glukagonu nie obejmuje receptorów β.
Almaz (Rusça: Алмаз, mücevher) Sovyetler Birliği'nin çok gizli askeri uzay istasyonu projesi.Алмаз, Diament) – tajny radziecki program kosmiczny budowy wojskowych załogowych stacji orbitalnych.
Erginleri çok kısa süreli yaşarlar ve besin almazlar.Dorosłe osobniki żyją krótko i nie pobierają żadnego pokarmu.
Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti'nin bir parçası olarak resmen yer almaz.Przedmiotem zmiany nie może być republikańska forma rządu.
Bu durumdan etkilenmiş organlar yeterince kan almazlar.Naczynia krwionośne nie biorą aktywnego udziału w transportowaniu krwi.
Negatif değer almazlar.Przyjmuje wartości ujemne.
Kar golemleri düşme hasarı almazlar.Lawiny śniegowe nie zagrażają schronisku.
Aynı zamanda oluş fiilleri nesne de almazlar.Nu skall vi behandla även icke-heltal.
30 Temmuz 1999'da Almazbek Atambayev'in yerini aldı.Den 30 juli 1999 valdes Almazbek Atambajev till ny partiledare.
Bu bağlamda bu noktalar, genellikle eğrinin üzerinde yer almaz.Dessa punkter har oftast ingen bevakning alls.
Yaygın uygulamada kadınlar dinî nikâhta yer almazken, Latîfe Hanım dinî nikahta bulundu.Manaf (مناف) Munafs statu var smekt av kvinnor, utom då de hade menstruation då de inte fick gå nära den.
Çeçen diline “Almaz” olarak geçmiştir.Відповідно мова „PAGEN“ тепер виявилася не потрібною.
Hiçbir zaman güneş ışığı almaz ve daima karanlıktır.Та від себе не втечеш — тінь завжди буде переслідувати.
Nefes almazlar.Не розбухає.
Fakat Close sipariş almazdı.Але блискучим дебют не вийшов.
Sıtma hastası olduğu için kimse işe almaz.Про харчування хворих ніхто не дбав.
Baraj gölleri bu listede yer almaz.Ватиканський Кодекс не знайшовся в цьому списку.
Zrinka, uzun süre Bünyamin’den haber almaz.Тімур не звикся думати довго.
Yıkıcı metotlar hiçbir parametre almaz ve değer döndürmez.Destruktor nemá návratovou hodnotu a žádné parametry.
Bu maçlar eleme grubu sıralamalarında yer almaz.Tyto přátelské zápasy se nezapočítávaly do pořadí v kvalifikační skupině.
Hanratty'nin çoğu arkadaşı çek sahteciliğini ciddiye almaz ve çoğu zaman onunla dalga geçerler.Hanratty je často terčem posměchu ostatních agentů, kteří Frankovy podvody neberou vážně.
Fakat onu ciddiye almazlar ve sunumunu yapması için izin bile vermezler.Naopak jím opovrhují a ani zaměstnání si nenajde.
Terim bu şekliyle 17. ve 18. yüzyıl metinlerinde yer almaz.Nicméně s tímto typem kaple se u nás setkáme až v 16. a 17. století.
Aynı zamanda oluş fiilleri nesne de almazlar.Nevyhýbají se ani jedovatým rostlinám.
Genç kızlar çocuklarını büyüklerin yanında kucağına almazdı.Brațul său se va pleca însă în fața tineretii.
Toplu halde parça alımı yapan sistem entegratörleri, ürünleri kutulu almazlar.Cine stă în casă de sticlă, nu aruncă cu pietre.
Sefer halinde yalnızca ihtiyarlar ve çocuklar görev almazlar.Aici se plimbau în trecut doar tinerii și muncitorii.
Nefes almazlar.Abia dacă respira.
Belediye Sarıkışla'yı devralır almaz yıktı.Până seara, ocuparea orașului a decurs în ordine.
Eğer önümüzdeki 3 gün içinde Tom'dan cevap almazsak, sanırım ona yeniden yazmamız gerekecek.Dacă nu primim niciun răspuns de la Tom în următoarele trei zile, cred că ar trebui să îi scriem din nou.
Bu mektubu alır almaz bana cevap yaz.Răspunde-mi de îndată ce primeşti această scrisoare.
Kastamonu, Pütürge Köklere eklenen ( ile, iken, ise, idi, imiş) ekleri vurgu almazlar.Erkan Can (Takva – Az istenfélő Muharrem) Meltem Cumbul (Fallal szemben) Şebnem Dönmez (Neredesin Firuze?)
Belediye başkanı ve yardımcıları dışında, konsey üyeleri maaş almaz ve gönüllü çalışırlar.Mind a polgármesteri, mind a képviselői posztok pártonkívüliek és fizetés nélküliek.
Başbakan olarak atanmadan önce, Almazbek Atambayev Hükümeti'nin Başbakan Yardımcısıydı.Előbb miniszterelnök-helyettesként, majd kormányfőként köztük volt Atambajev is.
Karşılığında kira almaz.Az örökbefogadásért nem kért semmit cserébe.
Diyakritik işareti bulunan harfler alfabede yer almaz.Majd ellenőrizzük, hogy a „kutyamacska” nincs-e a szótárban.
Jón Einarsson'un kızı Sigríður Einarsson ismini almaz; Jónsdóttir ismini alır.Jón Einarsson Sigríður nevű lányát pedig Sigríður Jónsdottir (Jón lánya Sigríður) néven nevezik majd.
Nefes almazlar.Légzés: nincs.
FFT tekrarlanmayan sinyalleri dikkate almaz.Az AD sosem kap duplikált üzeneteket.
Zrinka, uzun süre Bünyamin’den haber almaz.Fiáról, Gézáról régóta nem hallott.
Uzun betimlemeler yer almaz.Messzemenő következtetéseket azonban nem vonhatunk le.
Ancak yine de askerler bu ödemenin tamamını nakit olarak almazlardı.Az elrablóknál azonban nincs ennyi készpénz.
Almaz Ayana (d.Almaz Ayana (s.
Negatif değer almazlar.Se ei voi saada missään negatiivisia arvoja.
Vincent'a göre Holden hiçbir şeyi komik yanından ele almazdı.Walliamsin mukaan Lucas ei ollut halukas tekemään toista kautta.
Ne var ki dümenciyi kimse dikkate almaz.Draken kaavan kertoimia ei tunne kukaan.
2011 - Kırgızistan'da Almazbek Atambayev, Cumhurbaşkanı seçildi.Vuoden 2011 presidentinvaalissa presidentiksi valittiin Almazbek Atambajev.
Köyde kimse birbirine darılmaz çünkü dargın olanları camiye almazlar.Kylässä kaikki ovat murheissaan, eivätkä ymmärrä miksi lohikäärmeet häipyivät.
Benim akıl almaz mistik gücümü anlamaya çalış.Ό,τι αποπροσανατολιστικό για το παρθένο μυαλό μου.
Aynı zamanda oluş fiilleri nesne de almazlar.Παρομοίως, δεν τηρούν προγραμματισμένες νηστείες.
El almaz: Mümkün olabildiğince az el almak veya en iyisi hiç el almamaktır.Να κάνει αυτό που ξέρει να κάνει — τη ζητιανιά — όσο καλύτερα γίνεται.
Parça hiçbir albümde yer almaz.Δεν γίνεται να σου δίνονται όλα στο πιάτο.
Akîde kelimesi kavram olarak Kur'an'da yer almaz.Stening er ikke omtalt i Koranen, men omtales i hadith.
Kendi başına bir eyalet değildir ve hiçbir eyaletin sınırları içinde yer almaz.De har ikke deres egen stat og færdes på tværs af landegrænser.
Erginleri çok kısa süreli yaşarlar ve besin almazlar.De voksne hestebremser lever kun kort tid og indtager ikke føde.
Fakat Close sipariş almazdı.Dog ikke lige valgret.
Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti'nin bir parçası olarak resmen yer almaz.Folkerepublikken Kina anvender i dag ikke begrebet.
Hiçbir oyuncu bu oyunda ceza puanı almaz.Ingen af dem fatter mistanke om falsk spil.
Vincent'a göre Holden hiçbir şeyi komik yanından ele almazdı.Ifølge den måtte Danmark ikke knytte Slesvig nærmere til kongeriget end Holsten.
Belediye başkanı ve yardımcıları dışında, konsey üyeleri maaş almaz ve gönüllü çalışırlar.Bortsett fra borgermesteren og stedfortrederne, får medlemmene av bystyret ingen lønn og jobber frivillig.