Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı. Yüzlerce insan bunu almasaydı, bunu piyasaya sunamazdık.Potrzebowaliśmy setek chętnych do kupna, inaczej produkt nie trafiłby na rynek.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Итак, нам нужно, чтобы сотни людей купили это устройство.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Нам треба, щоб це купили сотні людей.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.ואנחנו צריכים שמאות אנשים יקנו את זה.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.قد احتجنا لمئات من الاشخاص أن يشتروا هذا.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.そうでないと 市場に出せないから
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.왜냐하면 이것은 대형 스튜디오로부터 도용하는 아마추어들일 뿐만아니라, 때때로 다시 도용하는 대형 스튜디오이기 때문입니다.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.No son sólo amateurs tomando prestado de un gran estudio, a veces es viceversa.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Nu numai amatorii împrumută de la marile studiouri, dar uneori marile studiouri dau ceva înapoi.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.To nie amatorzy pożyczający od dużych studio, ale czasami wielkie studia pożyczające z powrotem.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Ugyanis itt nem csak amatőrök kölcsönöznek a nagy stúdióktól, hanem néha a nagy stúdiók visszakölcsönöznek.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Защото не просто аматьорите заемат от големите студия, но понякога и големите студиа заемат обратно.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.מפני שלא מדובר רק בחובבים ששואלים מאולפנים גדולים, אלא שלפעמים האולפנים הגדולים שואלים בחזרה.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.لأنها ليست مجرد إقتراض هواة من الأستديوهات الكبيرة، لكنه شئ يقترضه الأستديوهات الكبيرة منهم.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.大手の方でもパクり返しているのですから 選択を与えることで 機会に満ちた文化を作り出せるのです
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.Chcielibyśmy znaleźć takie pi, które by maksymalizowało to wyrazenie tutaj.
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.Nun möchten wir das Pi finden, dass unseren Ausdruck hier maximiert.
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.Ora vogliamo trovare il pi che massimizza questa espressione.
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.Теперь мы хотим найти значение pi, которое будет максимизировать вот это выражение.
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.それはこの式の対数である
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.케이블 회사의 서비스 전화 같은 겁니다. 온 세상을 제외하고요.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.l'appel de service que vous recevez du fournisseur d'accès sauf que c'est pour le monde entier.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.la telefonata di servizio dalla società elettrica, ma per tutto il mondo.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.Это как позвонить в службу поддержки вашего поставщика интернета, но только мирового уровня.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.לקבל הודעת ניתוק מחברת הכבלים, אבל לכל העולם.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.خدمة الاتصال التي حصلتم عليها من شركة الكابلات, باستثناء العالم أجمع.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.それが世界規模で"起こるのです 色々な理由でこれは現在不可能です
Bütün kızların prenses alması haksızlıkCe n'est pas juste que
Bütün oğlanların da süper kahraman alması!les filles doivent acheter des princesses et tous les garçons doivent acheter des super-héros
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Des manœuvres précises des mains sont nécessaires pour accomplir des tâches délicates comme celle-ci.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Do wykonania takich czynności potrzebne są precyzyjne ruchy dłoni.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Egy ilyen finom tevékenységhez nagyon összeszedett mozdulatokra van szükség.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.É preciso uma manobra subtil das mãos para realizar tarefas delicadas como esta.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Fijne motoriek is nodig om zo'n delicate taak te vervullen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Käsien hienovaraista hallintaa vaaditaan näin herkkien toimintojen suorittamiseen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.가위를 다루는 정교한 일을 하는데에는 약간의 손기술이 필요하기 나름이다.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Pergerakan tangan yang cermat diperlukan untuk melakukan tugas yang rumit seperti ini.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Præcise manøvreringer af hænderne er nødvendige til at klare nøjagtige opgaver som denne.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Se necesitan maniobras sutiles de las manos para realizar tareas delicadas como esta.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Sono richiesti movimenti fini delle mani per eseguire compiti delicati come questo.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Subtile Handbewegungen sind nötig, um eine delikate Aufgabe wie diese zu bewältigen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Sunt necesare manevre delicate ale mâinilor pentru a executa astfel de sarcini.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Для такого деликатного дела требуется большая ловкость движений.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Изисква се фино маневриране с ръцете, за да се извършат такива деликатни задачи, като тази.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.עדינות בשימוש בידיים נדרשת לביצוע משימות עדינות כאלה.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.التحكم الجيد في حركة اليدين مطلوب للقيام بالمهمات الحساسة كهذه.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.このような繊細なことはできません
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Co mi tedy vadí je, že vám seberou seberegulaci.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Donc je n'aime pas la façon dont ils vous ôtent le pouvoir.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Het stoort me dat ze je onmachtig maken.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Ich mag also nicht die Art und Weise, wie sie einem Macht entziehen.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Jeg kan ikke lide den måde, det tager kontrollen fra en.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.그래서 저는 당신에게서부터 힘을 없애 버리는 방식이 마음에 들지 않습니다.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Nie podoba mi się zatem to, jak zobowiązania odbierają nam władzę.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Non mi piace come ci possano togliere questo potere.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Nu îmi place deci felul în care îţi uzurpă puterea.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Por eso, no me agrada la forma como te quita la voluntad.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Portanto, eu não gosto da forma como estes retiram o poder sobre nós próprios.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Szóval nem tetszik az a mód, ahogy az erőnket elveszik tőlünk.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Vậy là bạn không thích cái cách chúng lấy đi mất quyền lực của bạn.