Ana içeriğe geç
Sözlük

alması ile cümle

alması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Türkiye'nin yurt dışındaki turistik tanıtım çalışmalarında yer alması etkili olabilir.Homoseksualios poros tokiu atveju dirbtinio apvaisinimo technologija gali pasinaudoti užsienyje.
Sebebi ise patlayıcı gücü ile start almasıdır.Jo iniciacijai reikia detonatoriaus.
Belçika'da doğması ve bu ülkede futbol eğitimini alması sebebiyle Belçika millî takımını seçti.Gimė makedonų šeimoje Belgijoje, treniravosi belgų ir olandų futbolo klubų jaunimo komandose.
Murat Karayalçın'ın siyasi yaşamına CHP'de devam etme kararı almasıyla birlikte SHP Genel Başkanı seçilmiştir.Koalicijos politinės tarybos pirmininku buvo išrinktas Gintaras Songaila.
Annesinin tek amacı, oğlunun iyi bir eğitim almasını sağlamaktı.Seepärast oli isale oluline, et ainus poeg hea hariduse saaks.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Tegelikult ei pruugi see nii olla, sest võidakse saada ka kingitus.
Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu.Isa soovis, et poeg saaks advokaadiks.
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Kohe pärast sündi tõstab ema poja veepinnale, et ta saaks teha oma esimese hingetõmbe.
Bunun dışında, şirketlerin kaynak ihtiyaçlarını karşılamak için yabancı kaynaklardan borç alması da mümkündür.Lisaks eelpool mainitule on ettevõtetel laenamiseks ka muud võimalused.
Böyle bir durumda o kişinin psikolojik destek alması gerekir.Sellised noored vajavad psühhiaatrilist abi.
Ancak iktidarı süresince ülkedeki ekonomik kalkınma halkın desteğini almasını sağlamıştır.Rahvusvahelise toetuse nimel ohustas ta riigi püsimajäämist.
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.Ta pidas tähtsaks võimalust omandada head haridust.
Gifu, ülkenin ortasında yer alması nedeniyle Japonya'nın tarihinde önemli bir rol oynamıştır.Gifu asub Jaapani keskosas ja tal on olnud tähtis roll Jaapani ajaloos.
Heinrich oğlunun evde 12 yaşına kadar eğitim almasını sağladı.Donaldi ema õpetas teda kodus kuni 8-aastaseks saamiseni.
Slogan, birçok Nazi toplama kampının girişinde yer almasıyla ün kazanmıştır.Fraas oli kirjas paljude Natsi-Saksamaa koonduslaagrite sissepääsul.
Franz, kız kardeşinin bir tarım okulunda eğitim almasına yardım etti.Oma kahe venna toetusel õppis ta Leeris farmatseudiks.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Holden on ostnud talle kingituseks plaadi.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.Hakati korraldama pataljoni tagasitõmbamist.
Hasta sıvı alması için cesaretlendirilir.Igati paistab välja, et haige peab hingamiseks pingutama.
Carl'ın pilotluk eğitimi almasını sağlar.Stefan pühendus piloodiloa saamisele.
Fakat bu 99 yıl hapis cezası almasına engel olmadı.Selle eest karistati teda 90-päevase vanglakaristusega.
Keşif için kimlerin kredi alması gerektiği hakkında tartışma devam etmektedir.Selgitusse tuleb märkida, kelle eest kautsjon tasutakse.
Aşağıdaki 9 ülke vatandaşları Ekvador için vize alması gerekmektedir.Eesti kodanikud peavad Malawisse reisimiseks taotlema Rahvaste Ühenduse viisa.
Acı çekmenin, tutkunun kaçınılmaz bir parçası olduğunu ve risk alması... ...gerektiğini kabullenmişti.لقد تقبلت المعاناة عن مضض كخصم محتوم للحب العميق و كانت مستعدة لوضع مشاعرها بخطر
Advil alması gerektiğini bulmaya çalışsaydım harika olurdu -- iki.2.
Advil alması gerektiğini bulmaya çalışsaydım harika olurdu -- iki.애드빌[*미국의 진통소염제]의 일반사람 기준 하루 섭취량은? 두개.
Advil alması gerektiğini bulmaya çalışsaydım harika olurdu -- iki.כמה אדוויל האדם הממוצע צריך לקחת -- שניים.
Advil alması gerektiğini bulmaya çalışsaydım harika olurdu -- iki.كم حبة من دواء "ادفيل" يمكن للشخص أن يتناول-- اثنتان.
Advil alması gerektiğini bulmaya çalışsaydım harika olurdu -- iki.見出したいと思っているのが 潜在能力や
Ahşap oyuncaklara devam etmeyip sadece LEGO Sistem'e devam etme kararı alması gerekiyordu.Myśląc do przodu, porzucił produkowanie z drewna i skupił się tylko na klockach LEGO.
Ahşap oyuncaklara devam etmeyip sadece LEGO Sistem'e devam etme kararı alması gerekiyordu.Ole pensou que talvez a companhia precisava de um bom nome
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.Istentől, Gábrielen keresztül kapják, fentről kapják az üzenetet.
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.모든 슈퍼히어로들도 위에서부터 계시를 받게됩니다.
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.מאלוהים, דרך המלאך גבריאל, קיבלו גם הם את המסר שלהם מלמעלה -
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.من الله عبر الملاك جبريل .. فقد تلقوا رسائلهم من السماء
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.天からメッセージを受け取ります ピーター・パーカーが
Alması güzel bir şeydi.Das war ein nettes Geschenk.
Alması güzel bir şeydi.Dat was mooi om te begrijpen.
Alması güzel bir şeydi.Den var rar at modtage.
Alması güzel bir şeydi.È stato un bel regalo.
Alması güzel bir şeydi.Fue bonito recibir eso.
Alması güzel bir şeydi.이해하기 괜찮았죠.
Alması güzel bir şeydi.Miło było to otrzymać.
Alması güzel bir şeydi.To bylo milé, tohle dostat.
Alması güzel bir şeydi.Ωραίο αυτό που είδαμε.
Alması güzel bir şeydi.Неплохие "слова благодарности", правда?
Alması güzel bir şeydi.זה היה דבר נחמד לקבל.
Alması güzel bir şeydi.ذلك شيء جميل أن تحصل عليه.
Alması güzel bir şeydi.すいぶ長い文章です 作家のヘンリー・ジェイムズも
Ama sanırım uzun bölme demelerinin sebebi çok zaman alması veya kağıtta fazla yer kaplaması.하지만 시간이 많이 걸리기 때문이던지 긴 종이가 필요하기 때문인 것으로 생각합니다.
Ama sanırım uzun bölme demelerinin sebebi çok zaman alması veya kağıtta fazla yer kaplaması.واعتقد ان سبب تسميتها يعود لأخذها مدة طويلة او انها تأخذ حيزاً كبيراً
Ama sanırım uzun bölme demelerinin sebebi çok zaman alması veya kağıtta fazla yer kaplaması.あるいは長い紙が必要であるからかと思います. これら問題を解いていくと,ここの,
Amortismana ilişkin olan videomuzda, fabrika için makine alması gereken bir şirketten bahsetmiştik.例えば、2007年の初頭に その支払いをした場合、
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.Ale pokud se vám povede dostat se nepříteli do zad, máte větší šanci zapálit ho a rychle zničit.
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.하지만 적의 뒤쪽으로 갈 수 있다면 적의 전차에 불을 지르고 빠르게 파괴할 가능성이 높아집니다
Ancak kadın ve erkek eşitliği konusunda Hindistan'ın hala alması gereken çok yol var.Dar mai are multe de făcut în privința egalității dintre sexe.
Ancak kadın ve erkek eşitliği konusunda Hindistan'ın hala alması gereken çok yol var.De Indiának még mindig rengeteget kell tennie a nemek közötti egyenlőség terén.
Ancak kadın ve erkek eşitliği konusunda Hindistan'ın hala alması gereken çok yol var.Jednak wiele jeszcze w Indiach musi zostać zrobione, jeśli chodzi o równość płci.
Ancak kadın ve erkek eşitliği konusunda Hindistan'ın hala alması gereken çok yol var.Maar India heeft nog veel werk te doen op het vlak van gendergelijkheid.
Ancak kadın ve erkek eşitliği konusunda Hindistan'ın hala alması gereken çok yol var.Ma deve fare ancora molti progressi riguardo alla parità tra sessi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod