Tom en sonunda Mary'yi yeni bir bilgisayar alması için ikna etti.Tom finally talked Mary into buying a new computer.
Tom, onu alması için sonunda Mary'yi ikna etti.Tom finally persuaded Mary to buy it.
Tom Mary'yi ukelele dersleri alması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to take ukulele lessons.
Tom Mary'nin onun doğum günü için ondan ne almasını istediğini bilmiyor.Tom doesn't know what Mary wants him to buy her for her birthday.
Tom Mary'den söylediklerini geri almasını istedi.Tom asked Mary to take back what she said.
Tom Mary'in markette biraz diş macunu ve biraz tuvalet kağıdı almasını istedi.Tom asked Mary to pick up some toothpaste and some toilet paper at the supermarket.
Tom Mary'den biraz ekmek satın alması için dükkâna gitmesini rica etti.Tom asked Mary to go to the store to buy some bread.
Tom Mary'nin babasından ona bir bilet almasını rica etti.Tom asked Mary's father to buy him a ticket.
Tom Mary'den postanedeyken ona bazı pullar satın almasını istedi.Tom wanted Mary to buy him some stamps while she was at the post office.
Tom Mary'yi sanat eğitimi alması için teşvik etti.Tom urged Mary to study art.
Tom Mary'yi işi alması konusunda ikna etti.Tom talked Mary into taking the job.
Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.Tom should eventually have enough money to buy Mary a diamond ring.
Tom Mary'yi bir hibrid otomobil satın alması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to buy a hybrid car.
Tom'un, Mary'nin ondan satın almasını istediği her şeyi maaşıyla almaya gücü yetmez.Tom can't afford all the stuff Mary wants him to buy on his salary.
Tom Mary'den ona bir bilet almasını rica etti.Tom asked Mary to buy him a ticket.
Tom oğlunun onun gayrimenkulunu miras olarak almasını diliyor.Tom wishes for his son to inherit his estate.
Bizi alması için bir taksi çağır.Call a taxi to pick us.
O, ona yeni bir araba alması için onu ikna edemiyor.She cannot persuade him to buy her a new car.
Tom, Mary'ye biraz kahve ve sigara almasını söyledi.Tom told Mary to buy some coffee and cigarettes.
Tom onun yerine Mary'nin terfi alması gerçeğine kızdı.Tom resented the fact that Mary got the promotion instead of him.
Doktor onun mor hap almasını tavsiye etti.The doctor recommended that he take the purple pill.
İspanya'nın 100 milyar euro borç alması gerekecek.Spain will need to borrow 100 billion euros.
Toplantı salonu şirketin tüm çalışanlarını alması gerekir.The meeting room must be able to receive all the workers of the company.
O onun gitmesini ve tüm özel eşyalarını almasını istedi.She asked him to leave and take all his belongings.
Onu almasına izin verme.Don't let him take it.
Onun arabayı almasına izin verme.Don't let him take the car.
İnsanların internet üzerinden eşyalar almasına yardım ediyorum.I'm helping people to buy things online.
"Bunda oldukça iyisin, değil mi?" "Patronun beni işe almasının nedeni bu."You're pretty good at this, aren't you?" "That's why the boss hired me."
Tom'a telefonu almasını söyle.Tell Tom to pick up the phone.
Hala benim Tom'un senin bisikletini ödünç almasına izin vermemi ister misin?Do you still want me to let Tom borrow your bicycle?
Tom'un o elması almasına izin veremeyiz.We can't let Tom have that diamond.
Tom'un ziyaretçi almasına izin verilmediğini düşündüm.I thought Tom wasn't allowed to have visitors.
Siz ikinizin onları almasını istiyorum.I want you both to get them.
Tom'un yönetimi almasını istemiyorum.I don't want Tom to take over.
Tom ziyafet için Mary'nin yeni bir elbise almasını istedi.Tom wants Mary to buy a new dress for the banquet.
Tom'un beyzbol eldivenimi ödünç almasına izin verdim.I let Tom borrow my baseball glove.
Neden ebeveynlerinden sana bir araba almasını istemiyorsun?Why don't you ask your parents to buy you a car?
Tom'un onu almasına izin ver.Let Tom have it.
Ben bunun çok zaman almasına inanamam.I can't believe this is taking so long.
Tom Mary'ye o arabayı almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to buy that car.
Arabasını tamir etmek için Tom'un anahtarlarımı ödünç almasına izin verdim.I let Tom borrow my wrenches to fix his car.
Tom Mary'nin bir araba alması gerektiğini biliyordu.Tom knew that Mary needed to buy a car.
Tom, Mary'den bir kasa bira satın almasını istedi.Tom asked Mary to buy a case of beer.
Tom'un yiyecek bir şey alması gerekiyordu.Tom needed to buy something to eat.
Seni alması için birilerini yollarım.I'll have somebody come get you.
Gelip seni alması için birini göndereceğim.I'll have somebody come get you.
Seni alması için birini gönderiyorum.I'm sending someone to get you.
Ben onun çok uzun zaman almasından üzgünüm.I'm sorry it took so long.
Tom'un yiyecek satın alması gerekti.Tom needed to buy food.
Tom biraz temiz hava alması gerektiğini söyledi.Tom said that he needed to get some fresh air.
Tom babasının ona bir midilli almasını istiyor.Tom wants his father to buy him a pony.
Tom'un alması gereken başka şeyler vardı.Tom had other things he needed to buy.
Tom'un istediği şeyi alması için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy what he needed.
O, kız arkadaşının annesinin şemsiyesini ödünç almasını istedi.He asked his girlfriend to borrow her mother's umbrella.
Tom Mary'ye şemsiyesini yanına almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to take her umbrella with her.
Tom Mary'nin bir kutu çamaşır deterjanı almasını istedi.Tom asked Mary to buy a box of laundry detergent.
Tom Mary'nin John için bir hediye almasını istedi.Tom asked Mary to buy a gift for John.
Tom kendisine yeni bir bisiklet alması için babasına yalvardı.Tom begged his father to buy him a new bicycle.
Tom istediği bilgisayarı satın alması için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy the computer he wants.
Tom'un o kitabı almasına gerek yoktu.Tom didn't need to buy that book.