Bu derste başarısız olursanız gelecek yıl onu tekrar almanız gerekecek.If you fail this class, you'll have to take it again next year.
Nijmegen, Alman sınırına yakındır.Nijmegen is close to the German border.
Almanya, Avrupa ekonomisinin motorudur.Germany is the engine of the European economy.
Rusya ve Almanya'da insanlar günde sekiz saat çalışırlar.In Russia and Germany, people work eight hours a day.
Tom mükemmel Almanca konuşur.Tom speaks German perfectly.
Ne tür şeyler satın almanız gerekiyor?What kind of things do you need to buy?
Çok eski bir kitapla Almanca öğreniyorum. O 1970 yılında yayınlandı.I'm learning German with a very old book. It was published in the year 1970.
Bu bir Alman ismi.It's a German name.
Almanya'da birçok arkadaşım var.I have a lot of friends in Germany.
Birkaç ampul almanı istiyorum.I need you to buy some light bulbs.
Bu bisikleti almanız gerekecek.You'll have to take this bicycle.
Almancada çok kötüyüm.I'm terrible at German.
Almancam çok kötüdür.My German is terrible.
İngilizcenin yanısıra Almanca da konuşur.Besides English, she also speaks German.
Senin Almancan iyi.Your German is good.
Kaliforniya'da, bir çocuk yuvasında çalışmak için erken çocukluk eğitimi almanız gerekir.In California, you have to study early childhood education to work at a daycare.
İngilizceye ek olarak, Almanca ve Fransızca biliyor.In addition to English, he knows German and French.
İngilizcenin yanı sıra, Almanca ve Fransızca biliyor.In addition to English, he knows German and French.
Satın almanız gereken bir şey var mı?Is there anything you need to buy?
Satın almanı istediğim şey bu değil.That's not what I wanted you to buy.
Belki de bir köpek alman gerekir.Perhaps you should get a dog.
Leyla'nın iki Alman çoban köpeği vardı.Layla had two German shepherds.
Almanca anlayabiliyorum ama onu konuşamıyorum.I can understand German, but I can't speak it.
Bütün ulusal Alman dillerini inceledim.I have studied all the national Germanic languages.
Almancayı İngilizceden daha fazla beğeniyorum.I like German more than English.
Tom kusursuz Almanca konuşuyor.Tom speaks impeccable German.
Onun eşi bir Alman.His spouse is a German.
Bu Almanı tanımlayabilir misin?Can you describe this German?
Bu Almanları tanımlayabilir misin?Can you describe these Germans?
Ben Rusya'da Alman bir adamdım ve şimdi Almanya'da bir Rus'um.I was a German guy in Russia and now I'm a Russian in Germany.
Almanca öğreniyor musun?Are you learning German?
Almanya sevdiğim ülkedir.Germany is the country I like.
O Almanca öğrendiği için onu zeki buluyorum.I find that he is intelligent because he is learning German.
Neden Almanca öğreniyorsun?Why do you learn German?
Almancayı iyi konuşabilmem için çok çalışmak zorundayım.I have to study a lot, so that I can speak German well.
Mary mükemmel bir Fransızca biliyor. Ayrıca akıcı Almanca da biliyor.Mary speaks perfect French. She speaks fluent German as well.
Ulrike güzel bir Alman ve dişi ilk adıdır.Ulrike is a beautiful German and female first name.
Almanca bilen birini arıyorum.I'm looking for someone who speaks German.
Schlager şarkıcılarının şarkılarına benzediği tek ülke Almanya'dır.Germany is the only country in which the Schlager singers look like their songs.
Almanya'yı severim.I like Germany.
Bitişik masada oturan, Almanca konuşan bir çiftti.Sitting at the adjoining table was a German-speaking couple.
Komşu masada Almanca konuşan bir çift oturuyordu.At the neighbouring table sat a German-speaking couple.
Zaten biraz Almanca konuşuyorum!I already speak a little German!
O bir Almanla evlidir.She is married with a German.
Almanca konuşurken yalnızca Tom beni anlıyor.When I speak German, only Tom understands me.
Tom ne satın almanı önerdi?What did Tom suggest you buy?
Biraz soğan almanız gerektiğini unutmayın.Don't forget that you need to buy some onions.
Tom, Mary için ne satın almanı istedi?What did Tom want you to buy for Mary?
Bunu satın alman gerektiğini düşünmüyorum.I don't think you should buy that.
Bence Tom zekidir, çünkü Almanca öğreniyor.I think Tom is smart because he's learning German.
Mary tek Güney Almandı.Mary was the only Southern German.
Kim iyi Almanca konuşuyor?Who speaks German well?
Onlar akıcı bir şekilde Almanca konuşurlar.They speak German fluently.
Tom, Almanya'ya gidiyor.Tom goes to Germany.
Ren, Almanya'daki en büyük nehirdir.The Rhine is the largest river in Germany.
Bildiğiniz gibi, Berlin Almanya'nın başkentidir.As you know, Berlin is the capital of Germany.
Almanca konuşmaya yönelik tüm girişimler mükemmeldir.All attempts to speak German are excellent.
Yağmur yağabilir gibi görünüyor bu nedenle yanınıza bir şemsiye almanız gerekir.It looks like it might rain, so you should take an umbrella with you.
Marie beş yaşındayken Batı Almanya'ya geldi.Marie came to West Germany when she was five years old.
Beni ciddiye almanı istiyorum.I want you to take me seriously.