Alman sporcular Kanada'daki kızak dünya şampiyonluğunda dört altın madalya kazandılar.The German athletes won four gold medals at the luge world championship in Canada.
Benim atalarım Almanyalı.My ancestors are from Germany.
Tom, Avusturyalı ve Alman arasındaki farkı bilmez.Tom doesn't know the difference between an Austrian and a German.
O Alman değil ama Avusturyalı.He's not German, but Austrian.
Almanca, bütün isimleri büyük harfle yazan tek dünya dilidir.German is the only world language that capitalizes all nouns.
O bir Alman futbol oyuncusuna âşık oldu.She became infatuated with a German soccer player.
Benim favori Alman grubum Juli'dir.My favorite German band is Juli.
Onu seviyorum ama o, Almanya'da yaşıyor.I love him, but he lives in Germany.
Almanca konuşmak için çekinme.Feel free to speak German.
Almanca konuşmak için kendini özgür hisset.Feel free to speak German.
Ne satın alman gerekiyor?What do you need to buy?
Ben senin iyi bir istirahat almanı umarım.I hope you get a good rest.
Almancamı geliştirmekle ilgiliyim.I'm interested in improving my German.
Almanya'da biranın sudan daha ucuz olduğunu duydum. Bu doğru mu?I've heard that in Germany beer is cheaper than water. Is that true?
Almanya'da biranın sudan daha ucuz olduğu duydum. Doğru mu?I heard that beer was cheaper than water in Germany. Is that true?
Tom eşiyle Almanya'da okurken tanıştı.Tom met his wife when he was studying in Germany.
Almanca ödevini yapıyor.He's doing his German homework.
Bizim birinci Almanca dersimize hoş geldiniz.Welcome to our 1st German class.
Birinci Almanca dersine hoş geldiniz.Welcome to the first German class.
Ben hâlâ Almanya'ya uçuş rezervasyonumu yaptırmadım.I've still not booked my flights to Germany.
Ne tür bir çiftlik makinesi alman gerekiyor?What kind of farm machinery do you need to buy?
Benimle Almanca konuştu.He spoke to me in German.
Nasıl böyle kusursuz Almanca konuşabiliyorsun?How can you speak such flawless German?
Bu popüler Alman şarkıcı sadece İngilizce şarkı söyler.This popular German singer only sings in English.
Yaşlı Alman posta taşıyıcı "hediye" işaretli pakete dokunmak istemedi.The old German mail carrier did not want to touch the package marked "gift."
Berlin Almanya'nın en büyük şehridir.Berlin is the largest city in Germany.
Brandenburg Kapısı Almanya'daki en ünlü yerlerden biridir.The Brandenburg Gate is one of the most famous landmarks in Germany.
Lorelei bir popüler Alman halk şarkısıdır.Die Lorelei is a popular German folk song.
Favori Alman halk şarkınız nedir?What's your favorite German folk song?
Daha iyi bilinen bir marka alman gerektiğini düşünüyorum.I think you should've bought a better-known brand.
Leon Alman Havacılık ve Uzay Merkezi için çalışıyor.Leon works for the German Aerospace Center.
Der Spiegel haftalık Alman dergisidir ve aynı zamanda "ayna" anlamına gelir.Der Spiegel is a German weekly magazine and it also means "The Mirror".
Bunu biraz daha ciddiye almanı öneririm.I suggest you take this a little more seriously.
Almanak çok kullanışlıydı.The almanac was very useful.
Muhtemelen birkaç çift çorap alman gerekiyor.You should probably buy a few pairs of socks.
Tom'a bir armağan alman gerekir.You need to buy Tom a present.
Almanı istediğim o şarap şişesi nerede?Where's that bottle of wine I asked you to buy?
Tom'a böylesine güzel bir hediye almanız çok hoş.It was nice of you to buy Tom such a nice gift.
İş görüşmende giymek için yeni bir takım satın almanı istiyorum.I want you to buy a new suit to wear to your job interview.
O çizgi roman satın almanın maliyeti ne kadar?How much will it cost to buy that comic book?
Bu tabloyu satın alman şimdiye kadar yaptığın en akıllıca şeydi.Buying this painting was the smartest thing you've ever done.
Yiyecek bir şey istiyorsan onu kendin alman gerekecek.If you want something to eat, you'll need to get it yourself.
Yardım alman gerekiyor, Tom.You need to get help, Tom.
Beni işe almanın nedeni bu mu?Is this why you hired me?
Mary Alman aksanlarının çekici olduğunu düşünüyor.Mary thinks that German accents are sexy.
İyi bir gece uykusu alman gerekiyor.You should get a good night's sleep.
Yalnızca biraz uyku alman gerek.You just need to get some sleep.
Bir Amerikalı, bir Kanadalı ve ayrıca yaklaşık on tane Alman vardı.There was one American, one Canadian, plus about ten Germans.
Birçok farklı tipte Alman ekmeği vardır.There are many different types of German bread.
Sana yeni bir tane almanı söyledim.I told you to get a new one.
Yeni bir tane alman gerektiğini sana söyledim.I told you that you should buy a new one.
Ben Almanım.I am German.
Hans Alman bir işadamıdır.Hans is a German businessman.
Almanca konuşuyorsun, değil mi?You speak German, don't you?
Almancandan etkilendim.I'm impressed with your German.
Bizim köy okulumuzda bir Almanca öğretmeni yoktu.There wasn't a German teacher in our village school.
Köydeki okulumuzda hiç Almanca öğretmeni yoktu.In our village school, there was no German language instructor.
O, onu satın almanın eşiğinde.She's on the verge of buying it.
Benim Almanca kitaplarımı gördün mü?Did you happen to see my German books?
Almanca konuşabilir miyiz?Can we speak German?