Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Musimy to cierpienie rozpatrywać w jednakowy sposób.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Och vi måste ge likvärdig hänsyn till detta lidande.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.S e szenvedést ugyanúgy figyelembe kell venni.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Trebuie să respectăm în egală măsură suferinţa.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Và chúng ta phải có thái độ công bằng đối với đau đớn đó.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Wij moeten dat lijden op gelijke wijze beschouwen.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Wir müssen dieses Leiden gleichermaßen betrachten.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Και πρέπει να δώσουμε την ίδια σημασία σε αυτόν τον πόνο.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.И ние трябва да обърнем еднакво внимание на това страдание.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Мы должны одинаково относится к страданиям каждого.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.Тому ми повинні розглядати ці страждання у повній мірі.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız."ועלינו לנהוג גזירה שווה בסבל הזה.
Ve biz bu acıyı eşit şekilde dikkate almalıyız.同様に 動物を人と異なるように扱う いかなる立場も -
Ve bu araştırmaları, polis eğitim programlarıyla karşılaştırmalı biçimde ele almalıdır.Até na Copa – pela bagatela de R$ 50 milhões
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Ar trebui să iau vitamina C? Ar trebui să iau pir?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?제가 비타민 C를 섭취해야 하나요? 밀싹은요?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?¿Debo tomar vitamina C? ¿Debería comer trigo candeal?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Devo tomar Vitamina C? Devo tomar erva de trigo?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Devrais-je prendre de la vitamine C? Devrais-je prendre du jus d'herbe de blé?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Dovrei prendere vitamina C? Dovrei prendere erba di grano?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Mal by som si dať vitamín C? Mal by som jesť mladý jačmeň?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Měl bych brát vitamin C? Měl bych jíst pšeničnou trávu?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Moet ik vitamine C nemen? Moet ik tarwegras nemen?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Powinienem brać witaminę C? Czy może pędy przenicy?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Ska jag äta vitamin C? Ska jag äta vetegräs?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Soll ich Vitamin C nehmen? Soll ich Weizengras nehmen?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Szedjek C vitamint? Egyek búzafüvet?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Tôi có nên uống vitamin C không? Tôi có nên uống thảo dược?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Θα' πρεπε να παίρνω βιταμίνη C; Θα' πρεπε να παίρνω βρώμη;
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Нужно ли мне принимать витамин С? Стоит ли есть пророщенную пшеницу?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Трябва ли да приемам витамин C? Трябва ли да ям млади житни стъбла?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?Чи повинен я приймати вітамін С? Чи повинен я їсти пирій?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?האם אני צריך לקחת ויטמין C? האם אני צריך לקחת נבט חיטה?
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?هل ينبغي أن أتناول الفيتامين (ج)؟ هل ينبغي أن أتناول عصير السّنابل؟
Vitamin C mi almalıyım? yoksa Buğday Çimi mi?これは栄養補助食品に関する
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?Alors, ça veut dire que vous deviez en recevoir, pas vrai ?
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?Co oznacza ze miałaś otrzymać, tak?
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?Das heisst also, Sie sollten Geld bekommen, oder?
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?Deci, inseamna ca urma sa primiti bani, nu-i asa?
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?Jadi, artinya kau akan menerima uang itu?
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?Quindi, vuoi dire che stavi per ricevere soldi, giusto?
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?Δηλαδή, αυτό σημαίνει πως επρόκειτο να λάβετε χρήματα, σωστά;
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?Значит, вы собирались их получить
Yani bunun anlamı, para almalıydınız, öyle mi?إذاً، كـا متوقعاً أن تتلقي المال، صحيح؟
Yani eğer ortak bir nokta varsa, bu nokta her iki doğruda da yer almalı .Hvis et par x'er og y'er skal opfylde begge, må det altså ligge på begge linjer.
Yani eğer ortak bir nokta varsa, bu nokta her iki doğruda da yer almalı .Když má něco vyhovovat oběma, bude to muset ležet na obou funkcích.
Yani eğer ortak bir nokta varsa, bu nokta her iki doğruda da yer almalı .그러니까 두 식을 모두 만족시키기 위해서는 두 선의 교점이어야 합니다.
Yani eğer ortak bir nokta varsa, bu nokta her iki doğruda da yer almalı .Така, че ако нещо ще бъде валидно и за двете, то трябва да бъде и на двете прави.
Yani logaritmanın temelde söylediği şey: Tabanın kaçıncı kuvvetini almalıyız ki결론은 로그는 밑을 얼마나 제곱히야
Yani logaritmanın temelde söylediği şey: Tabanın kaçıncı kuvvetini almalıyız kiوبصيغة اللوغارتمات تقال: ما هي القوة التي يجب ان ارفع بها الاساس
Yani, sadece x olmazdı, eksi 3 değil artı 3 olurdu, yani mutlak değeri almalıyız.Její druhá odmocnina, bych měl říct, je 2.
Yani, sadece x olmazdı, eksi 3 değil artı 3 olurdu, yani mutlak değeri almalıyız.Wartość bezwzględna. Kolejny kwadrat to 4.
Yani, sadece x olmazdı, eksi 3 değil artı 3 olurdu, yani mutlak değeri almalıyız.그러니까 단순히 x면 -3이 아니라 +3이니까
Yani, sadece x olmazdı, eksi 3 değil artı 3 olurdu, yani mutlak değeri almalıyız.اذاً ما لدينا ليس مجرد x، بل ايضاً ليست قيمة سالبة اي -3، بل 3، اذاً علينا
Yardım almalıyız.Meidän täytyy hakea apua.
Yardım almalıyız.Musíme sehnat pomoc.
Yardım almalıyız.Segítséget kell szereznünk.
Yardım almalıyız.Sprowadzić pomoc.
Yardım almalıyız.Temos de chamar ajuda.
Yardım almalıyız.Tenemos que conseguir ayuda.