Onlara danışmanlık yapmalıyız, işe almalıyız.لابد لنا من الإستفادة من خبراتهم ونساعدهم , وأن نوظفهم.
Onlara danışmanlık yapmalıyız, işe almalıyız.あなたの会社のインターンに
Onlar da almalılar ve bu yüzden ortağınız için... ...nelere sahip olduğunu gerçekten anlamalısınız.상대방도 그렇다는 거죠 따라서 여러분의 파트너가 얻는 게 뭔지 파악할 필요가 있습니다
Onlar da almalılar ve bu yüzden ortağınız için... ...nelere sahip olduğunu gerçekten anlamalısınız.فحتى هم، لذا ينبغي أن تدرك جيدًا ما الذي يمكن أن يتلقاه شريكك.
Onlar da almalılar ve bu yüzden ortağınız için... ...nelere sahip olduğunu gerçekten anlamalısınız.お互いのためになる関係を築くことです スタートアップがによくある間違いは あなたがパートナーを必要とする理由が分かっていても
Onu geri almalıyız.Ta phải lấy lại nó.
Onu geri almalıyız.Tenemos que recuperarlo.
Onu geri almalıyız.Мы должны вернуть её.
Onu geri almalıyız.Трябва да си го върнем.
Öyleyse bu problemi nasıl ele almalıyız?كيف نفكر في هذه المشكله ؟
O zaman burda h'ın 0'a yaklaşırken limiti almalıyız. " "Deci vom lua limita când h tinde la 0.
O zaman burda h'ın 0'a yaklaşırken limiti almalıyız. " "Donc on prend la limite quand h tend vers 0.
O zaman burda h'ın 0'a yaklaşırken limiti almalıyız. " "Entonces sólo tendremos que tomar el límite cuando h tiende a 0.
O zaman burda h'ın 0'a yaklaşırken limiti almalıyız. " "Quindi prenderemo il limite quando h tende a zero.
O zaman burda h'ın 0'a yaklaşırken limiti almalıyız. " "Więc weźmiemy tylko granicę przy h dążącym do 0.
O zaman burda h'ın 0'a yaklaşırken limiti almalıyız. " "علينا فقط ان نجد نهاية اقتراب h من الصفر هنا سوف نأخذ نهاية اقتراب h من الصفر
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Deve mandá-las fazer por medida — guitarras grandes e especiais."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Die laat je speciaal bouwen zeker... die enorme gitaren".
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız." (Gülüşmeler)"Cái cây đàn to tổ bố như vậy - chắc cô phải đặt riêng nhỉ. " (Tiếng cười)
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""주문 제작하신 특수 초대형 기타인가 봐요."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Muszą Ci je robić na zamówienie, specjalne, wielgachne gitary."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Probabil că ți le fac în funcţie de mărime, ghitări speciale, uriaşe."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Probabilmente te le fai fare su misura, sono speciali, chitarre gigantesche!"
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Seguro son hechas a la medida, guitarras especiales, enormes."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Sie müssen sie maßgefertigt bekommen, spezielle, Riesengitarren."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Vous commandez sûrement ces énormes guitares sur mesure."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Πρέπει να τις κάνεις ειδική παραγγελία - ειδικές, γιγαντιαίες κιθάρες".
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Наверное вам их делают на заказ - особые, огромные гитары."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""Сигурно ги правиш по поръчка, специални, огромни китари."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız."בטח עושים לך אותן במיוחד, 'גיטרות עצומות לפי מידה'.
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız.""يجب أن تجلبي لهم قيثارات أنيقة، خاصةً و عملاقة."
"Özel yapım, ayrıcalıklı, büyük gitarlar almalısınız."(笑)
"para harcatma ve bu kot pantolonu satın almalısın" trendi mevcuttur, değil mi?反潮流,买xx牛仔,不是吗?
Politika yapıcılar, yasal tepkileri tasarlarken, en son mevcut bilimsel bilgileri göz önüne almalıdırlar.De politiskt ansvariga bör ta hänsyn till de senaste vetenskapliga rönen när de utformar rättsliga åtgärder.
Politika yapıcılar, yasal tepkileri tasarlarken, en son mevcut bilimsel bilgileri göz önüne almalıdırlar.Političtí činitelé by měli při navrhování právních řešení brát v úvahu nejnovější vědecké informace.
Politika yapıcılar, yasal tepkileri tasarlarken, en son mevcut bilimsel bilgileri göz önüne almalıdırlar.Snovalci politike bi morali pri oblikovanju zakonskih ukrepov upoštevati zadnja znanstvena dognanja.
Prenses, yemek adabı dersini tekrar almalısınız.Hercegnő, azt hiszem, át kell néznie, hogy kell az asztalnál viselkedni.
Prenses, yemek adabı dersini tekrar almalısınız.Princesse, je pense que vous devriez revoir vos manières à table.
Prenses, yemek adabı dersini tekrar almalısınız.اميرة, يجب ان تراجعي دروسك في اداب المعاملة على المائدة
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.E ho pensato di dover incontrare un critico della psichiatria per avere il suo punto di vista.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Então pensei que era melhor falar com um crítico da psiquiatria para saber a sua opinião .
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Et j'ai pensé que peut-être je devrais rencontrer un critique en psychiatrie pour obtenir son avis.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Ik dacht: misschien moet ik maar eens een criticus van de psychiatrie gaan opzoeken om zijn mening te vragen.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.그래서 정신과 의사에 대해 비판적인 사람의 의견을 들어보자고 생각했죠.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.M-am gândit că ar trebui să discut cu un critic al psihiatriei să cunosc şi acel punct de vedere.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Pomyslel som si, že by som sa mal stretnúť s kritikom psychiatrie kvôli jeho pohľadu.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Postanowiłem porozmawiać z krytykiem psychiatrii, żeby poznać jego opinię.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Y consideré que tal vez debería conocer a algún crítico de la psiquiatría para saber su opinión.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Σκέφτηκα λοιπόν ότι θα μπορούσα να δω έναν κριτικό ψυχιατρικής για να πάρω τη γνώμη του.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Мислех, че може би трябва да се срещна с критик на психиатрията, за да видя, какво ще каже.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.Я решил встретиться с противниками психиатрии, чтобы узнать их точку зрения.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.וחשבתי שאולי כדאי שאפגוש מבקר של הפסיכיאטריה כדי לשמוע את דעתו.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.وفكرت أنه ربما من المفترض أن أقابل ناقدا للطب النفسي لأحصل على وجهة نظره.
Psikiatriyi eleştiren birisiyle görüşüp onun görüşlerini almalıyım diye düşündüm.考えたのです それで結局は「サイエントロジー」信者とランチすることになりました (笑)
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Không nên chơi an toàn nếu không nó sẽ không đưa chúng ta đến với con đường chúng ta muốn tới.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.안정성만 추구한다면 우리를 우리가 원하는 방향으로 이끌 수 없습니다.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Nem kéne biztonságos úton haladnia, mert ha azon halad, nem olyan úton terel minket, amin haladni szeretnénk.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.No debería hacerlo porque si lo hace, no nos lleva en una dirección que queremos seguir.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Nu ar trebui să fie prudentă pentru că dacă e prudentă nu ne mişcă în direcţia în care dorim.
Risk almalı, çünkü eğer risk almazsa bizi istediğimiz bir yönde ilerletmiyor demektir.Perché se gioca sul sicuro non ci muove nella direzione che vogliamo.