Mesela ilk ameliyatları süresince hastaları öldüren Dr. Cushing'den ders almalıyız.Tenemos que aprender, por ejemplo, del Doctor Cushing, quien mató a pacientes en sus primeras operaciones.
Mesela ilk ameliyatları süresince hastaları öldüren Dr. Cushing'den ders almalıyız.Имаме нужда да се поучим, например, от д-р Къшинг, който убивал пациенти по време на ранните си операции.
Mesela ilk ameliyatları süresince hastaları öldüren Dr. Cushing'den ders almalıyız.Ми повинні вчитися, приміром, у доктора Кушінга, який вбивав пацієтнів у ході його ранніх операцій.
Mesela ilk ameliyatları süresince hastaları öldüren Dr. Cushing'den ders almalıyız.Нужно учиться, к примеру, у доктора Кушинга, убивавшего пациентов в своих ранних операциях.
"metni başka türlü kaleme almalı""Không, tôi sẽ viết kịch bản khác cơ"
"metni başka türlü kaleme almalı""아무래도 다른 식으로 쓰는게 낫겠는걸."
"metni başka türlü kaleme almalı""Não, temos que mudar o argumento."
"metni başka türlü kaleme almalı""Nee, we moeten het script anders schrijven."
"metni başka türlü kaleme almalı""Nein, wir müssten das anders schreiben"
"metni başka türlü kaleme almalı""Nie, musimy napisać scenariusz inaczej".
"metni başka türlü kaleme almalı""No, dobbiamo scrivere questa scena in maniera differente"
"metni başka türlü kaleme almalı""No, el guión debe seguir de otra manera."
"metni başka türlü kaleme almalı""Non, nous devons écrire le script de manière différente."
"metni başka türlü kaleme almalı""Nu, trebuie să scriu altcumva scenariul."
"metni başka türlü kaleme almalı""Ωχ, πρέπει να ξαναγράψουμε το σενάριο αλλιώς".
"metni başka türlü kaleme almalı""Не, трябва да напишеш този сценарий по друг начин."
"metni başka türlü kaleme almalı""לא, צריך לכתוב את התסריט אחרת."
"metni başka türlü kaleme almalı""لا، علينا أن نكتب السيناريو بشكل مختلف."
"metni başka türlü kaleme almalı"これはナターシャに新しい従兄弟 叔父 叔母を会わせている初めての夜です
Nefes almalıydık.Będziemy oddychać.
Nefes almalıydık.우리는 웃을 수 밖에 없다는 것입니다. 숨을 쉴 수 밖에 없고
Nefes almalıydık.On allait respirer.
Nefes almalıydık.Vamos rir, vamos respirar, vamos existir.
Nefes almalıydık.אנחנו הולכים לצחוק. אנחנו הולכים לנשום.
Nefes almalıydık.فإننا سنضحك. وسوف نتنفس.
Nefes almalıydık.存在していくということです これは別のマンガです
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?"De ce ar trebui sa iei acest curs si sa inveti totul despre informatica?
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Dlaczego powinieneś wziąć udział w tych zajęciach i nauczyć się wielu rzeczy o informatyce?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""왜 이 수업을 듣고 컴퓨터에 대해서 배워야 하죠?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Miért kellene végigcsinálnod ezt a kurzust és a számítástudományról tanulnod?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Perché prendere parte a questo corso ed imparare tutto ciò che riguarda l'informatica ?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?"¿Por qué deberias tomar esta clase y aprender sobre informática?
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Por que deverá seguir este curso e aprender tudo sobre informática?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?"[Seregy]私の考えでは、情報科学は
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?"Tại sao các bạn nên lấy lớp này và học tất cả cho lớp máy tính
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Waarom moet je deze lessen volgen en alles leren over computerberekeningen?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Warum sollte man diesen Kurs machen und alles über Informatik lernen?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Γιατί πρέπει να πάρετε αυτή την τάξη και να μάθετε τα πάντα για υπολογιστές;"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Защо да се записваш в този клас и да учиш всякакви неща за компютрите?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Навіщо проходити цей курс і дізнаватися про обчислення?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""Почему стоит записаться на этот курс и изучать компьютерные технологии?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""מדוע לקחת את הקורס הזה וללמוד על מחשוב?"
"Nicin bu dersi almaliyiz ve bilgisayar ile ilgili tum bilgileri ogrenmeliyiz?""لماذا يجب أن تأخذ هذا الفصل، وتعلم كل شيء عن الحوسبة؟"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"Ho pensato che la Nike dovrebbe assumerlo, no? "Just do it!"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"Ich dachte mir, dass Nike ihn anstellen sollte, Sie wissen schon: "Just do it!"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"Ik vond dat Nike hem moest inhuren: "Just do it!"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"저는 나이키에서 그를 고용해야 한다고 생각해요. "Just do it!"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!" (Kahkahalar)Et moi je me disais que Nike devrait l'embaucher, "fais-le" comme ils disent (rires)
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!" (Kahkahalar)Викам си Nike трябва да го наемат, нали, "Just do it!" (Просто го направи) (Смях)
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"Nike powinno go zatrudnić: "Just do it!".
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"Poate că Nike ar trebui să-l angajeze, ştiţi sloganul : "Just do it!"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"Tôi kiểu, Nike nên thuê anh, bạn biết đó, "Hãy làm thế!"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"А я сказала, что Найк должны нанять его на работу. "Просто сделай это!"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"חשבתי שנייק צריכים לשכור אותו לשירותיהם, "פשוט עשו זאת"!
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"كنت أفكر ، كان على شركة نايكي توظيفه معها "Just do it!"
Nike onu işe almalı diye düşündüm, "Sadece yap!"(笑い)
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Các con phải mang buổi trưa theo.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Ihr müsst eurer Lunch mitnehmen.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Jullie moeten jullie lunch meenemen.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Kalian harus membawa bekal kalian.