Ana içeriğe geç
Sözlük

almak ile cümle

almak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yeni bir sözlük almak istiyor.He wants to get a new dictionary.
Temiz hava almak için dışarı çıktı.He went outside for a breath of fresh air.
O tüm mesajı hafızaya almak zorunda kaldı.He had to commit the whole message to memory.
Her zaman Japonca eğitimi almak istedi.He always wanted to study Japanese.
Onun çiftliği almak için parası yok.He had no money to buy the farm.
O istediğini almak için diğerlerini aldatabilir.He is capable of deceiving others to get what he wants.
O, kitabı almak için kolunu uzattı.He stretched out his arm to take the book.
O, gerçekten altın almak için gelmişti.He had really come to get gold.
İki fen dersi almak zorunda.He has to take two science classes.
O, yurtdışında eğitim almak için part-time çalışmak zorunda kaldı.He was forced to work part-time to study abroad.
Olimpiyat Oyunları'nda yer almak istiyorlar.They want to take part in the Olympic Games.
Onlar onu parayı almakla suçladılar.They accused her of taking the money.
Onların hepsi paralarını geri almak için yaygara koparıyor.They're all clamoring to get their money back.
Bir evi satın almak için onlar paralarını tasarruf ediyorlar.They are saving their money for the purchase of a house.
Onlar beni parayı almakla suçladı.They accused me of taking the money.
Kendi evlerini almak için birçok fedakarlık yaptılar.They made many sacrifices to get their own house.
Onlar annelerine bir hediye almak için yeterli parayı güçlükle topladılar.They scraped up enough money to buy a gift for their mother.
Kitabı ondan geri almak istiyorum.I want to get the book back from her.
O Noel'de bana çok güzel bir uçak satın almak için yola çıktı.At Christmas she went out of her way to buy me a really nice model plane.
O, onu almak için içeri girdi.She went in to get it.
Umutsuzca intikamını almak istedi.She wanted desperately to get her vengeance.
O, Fransız edebiyatını asıl branş olarak almaktadır.She majors in French literature.
O bir sürücü ehliyeti almak istiyor.She wants to get a driver's license.
Müzik eğitimi almak amacıyla Avusturya'ya gitti.She went to Austria for the purpose of studying music.
Büyük riskler almaktan korkmuyor.She is not scared of taking big risks.
O erkeklerden istediği şeyi almak için güzel görünüşlerini nasıl kullanacağını bilir.She knows how to use her good looks to get what she wants out of men.
O biraz yiyecek almak için dışarı çıktı.She went out to buy some food.
O, taze sebze almak için markete gitti.She went to the market to buy fresh vegetables.
Sanat eğitimi almak için Fransa'ya gitti.She went to France in order to study art.
Edebiyat eğitimi almak için İtalya'ya gitti.She went to Italy in order to study literature.
Yorgun hissettiğinizde, bir banyo almak gibi bir şey yok.When you feel tired, there is nothing like taking a bath.
Sanat eğitimi almak için Paris'e gitti.She went to Paris in order to study art.
Bir ansiklopedi almakla ilgileniyor musunuz?Are you interested in buying an encyclopedia?
Babamın işi yün satın almaktır.My father's work is to buy wool.
Babam kartpostal almak için dışarı gitti.My father has gone out to buy postcard.
Babamın parası kalmadı ve biraz ödünç almak zorunda kaldı.Father ran short of money and had to borrow some.
Ne zaman çalışırsan çalış, en iyi sonucu almak için sözlüğünü kullan.Whenever you study, use your dictionary to best effect.
Ne zaman çalışırsanız çalışın, en iyi sonucu almak için sözlüğünüzü kullanınWhenever you study, use your dictionary to best effect.
Anne biraz ekmek almak için şehre gitti.Mother went to town to get some bread.
Biz konsere bilet almak için sıraya girdik.We queued up to get tickets for the concert.
Nagoya Tokyo ve Osaka arasında yer almaktadır.Nagoya lies between Tokyo and Osaka.
Canım yarın bir gün izin almak istiyor.I feel like taking a day off tomorrow.
Göz damlası satın almak istiyorum.I'd like to buy eye drops.
Ben el çantamı almak için geri döneceğim.I'll return to get my handbag.
Kitabı almak zorunda olduğum tüm parayı harcadım.I spent all the money I had to buy the book.
Postane, şehrin merkezinde yer almaktadır.The post office is located in the center of the town.
O, postacı gelir gelmez, postasını almak için dışarı fırlar.The second the mailman comes, he rushes out to pick up his mail.
Bir rezervasyonu almak için onun adını kullanmalısın.In order to get a reservation, you must use her name.
Mütevelli Yönetim kurulu yurt dışı holdingleri görevden almak için oy kullandı.The Board of Trustees voted to divest the organization's overseas holdings.
İyi bir yer almak için erken geldim.I came early in order to get a good seat.
O, yabancı bir araba almak için çok çalıştı.In order to buy a foreign car, he worked very hard.
O, bir araba satın almak istiyor fakat göze alamıyor.She wants to buy a car, but she can't afford to.
Ne kadar pahalı olursa olsun, o klasik arabayı almak istiyorum.I want to get that classic car no matter how expensive it is.
Bu tür bir kanepe satın almak istemiyorum.I don't want to buy this kind of sofa.
Birkaç puro almak istiyorum.I'd like to have some cigars.
Altı aylığına banka kredisi almak istiyorum. Şimdi ne yapıyor olmalıyım?I want to get a bank loan in half a year's time - what should I be doing now?
Ödül almak için elinden gelen her şeyi yaptı.He did everything he could to get the prize.
Zor iş kimseyi öldürmedi. Ama risk almak neden?!Hard work never killed anyone. But why take the risk?!
Fazla paramız olmamasına karşın ben bu resmi satın almak istiyorum.Although we don't have much money, I want to buy this painting.
O, bir ev satın almak için tasarruf yapıyor.He is saving in order to buy a house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod