Spor salonunda ders almak istemiyorum.I don't want to take a class at the gym.
Sami, Leyla'yı almak için oraya gitti.Sami went there to pick Layla up.
Sami, Leyla'yı okuldan almak için acele etti.Sami rushed to pick up Layla from school.
Tom'un yeni bir trompet almak için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to buy a new trumpet.
Tom'un bir kitap satın almak zorunda. Bu yüzden kitabevine gidiyor.Tom has to buy a book. That's why he's going to the bookstore.
Tom biraz para ödünç almak istediğini söyledi.Tom said he wants to borrow some money.
Tom çocuklarını geri almak istedi.Tom wanted to get his children back.
Bu kitabı ödünç almak ister misin?Would you like to borrow this book?
Lastik top almak istiyor musun?Do you want to buy a rubber ball?
Tom bir Japon arabası satın almak istiyor.Tom would like to buy a Japanese car.
Ne satın almak zorunda olduğumu Tom'a zaten söyledim.I've already told Tom what I have to buy.
Satın almak zorunda olduğum şeyi Tom'a zaten söyledim.I've already told Tom what I have to buy.
Tom'a ne almak istediğimi zaten söyledimI've already told Tom what I want to buy.
Tom'un benim için bıraktığı bir kutuyu almak için buradayım.I'm here to get a box Tom left for me.
Tom'un benim için bıraktığı kutuyu almak için buradayım.I'm here to get the box Tom left for me.
Tom bazı kıyafetler almak için yatak odasına girdi.Tom walked into the bedroom to get some clothes.
Biraz yiyecek almak zorundaydım.I had to buy some food.
Bir çift ayakkabı satın almak zorundayım.I have to buy a pair of shoes.
Birkaç noel hediyesi almak zorundayım.I have to buy some Christmas presents.
Tom, Mary'nin ihtiyacı olan ilacı almak için eczaneye gitti.Tom went to the drugstore to get the medicine Mary needed.
Sami, Ford Focus'unu satmak ve bir Mercedes satın almak istiyordu.Sami wanted to sell his Ford Focus and buy a Mercedes.
Sami, Leyla'dan hediyesini almak için evine gitmesini rica etti.Sami asked Layla to go to his house to get her gift.
Sami onu satın almak istiyor.Sami wants to buy it.
Sami botları satın almak için geri dönüyor.Sami is back to buy the boots.
Tom'a bir hediye almak zorundayım.I have to buy Tom a gift.
Tom için bir hediye almak zorundayım.I have to buy a gift for Tom.
Bu benim satın almak için çok pahalı.That's too expensive for me to buy.
Tom ve Mary bazı şeyler satın almak zorunda.Tom and Mary have to buy some things.
Tom Mary'yi yardım almak için bitişik komşuya gönderdi.Tom sent Mary next door to get help.
Tom, yardım almak için Mary'den bitişik kapıya gitmesini istedi.Tom asked Mary to go next door to get help.
Ben gerçekten bir şey satın almakla ilgilenmiyorum.I'm not really interested in buying anything.
Tom'un giydiği gibi bir şapka almak istiyorum.I want to get a hat like the one Tom is wearing.
Tom'un ihtiyacı olan her şeyi almak için gereğinden fazla parası var.Tom has more than enough money to buy everything he needs.
Bir ev satın almak istiyorum.I'd like to buy a house.
Bira almak için çok gençsin, değil mi?You're too young to buy beer, aren't you?
Hızlı bir duş almak istiyorum.I'd like to take a quick shower.
Sigara almak için çok gençsin, değil mi?You're too young to buy cigarettes, aren't you?
Ehliyet almak için çok gençsin, değil mi?You're too young to get a driver's license, aren't you?
Doğum günü için annene ne satın almak istersin?What would you like to buy your mother for her birthday?
Tom, Mary'nin ne almak istediğini biliyor.Tom knows what Mary wants to buy.
Ehliyet almak için hâlâ çok gençsin, değil mi?You're still too young to get a driver's license, aren't you?
Sen zaten istediğin şeyi satın almak için yeterince zenginsin, değil mi?You're already rich enough to buy anything you want, aren't you?
Tom beni almak için dışarıda, değil mi?Tom is out to get me, isn't he?
Tom yiyecek bir şeyler almak için dışarıya çıktı.Tom went out to get something to eat.
Tom senden haber almak için sabırsızlanıyor.Tom is looking forward to hearing from you.
Eski arabamı satmaya çalıştım ama kimse onu satın almakla ilgilenmedi.I tried to sell my old car, but no one was interested in buying it.
İhtiyacım olanı almak için yeterli param olmadığını bilmiyordum.I didn't know I didn't have enough money to buy what I needed.
İhtiyacımı almak için yeterli param olmadığımı bilmiyordum.I didn't know that I didn't have enough money to buy what I needed.
Bunu satın almak için yeterli paranız yoksa, size biraz borç veririm.If you don't have enough money to buy that, I'll lend you some.
Bunu almak bana üç dolara mal oldu.It cost me three dollars to buy that.
Tom bale dersleri almaktadır.Tom takes ballet classes.
Satın almak istediğim ceket 300 dolar.The coat I want to buy costs $300.
Bu riski almak istemedim.I didn't want to take that risk.
Araba satın almak için bankadan borç aldı.He borrowed money from the bank in order to buy a car.
Daire satın almak hem heyecan verici, hem de ürkütücüdür.Buying an apartment is both exciting and scary.
Sami Kuran almak istedi.Sami asked for a copy of the Quran.
Sami, kredi almak için bankaya gitti.Sami went to the bank to take a loan.
Karım için altın bir bilezik almak niyetindeyim.I intend to buy a gold bracelet for my wife.
Yeni bir bilgisayar almak istedi.He wanted to get a new computer.
Kendine ait bilgisayar almak istiyordu.He wanted to get his own computer.