Dalağını almak zorunda kaldık.We had to remove your spleen.
Tom ve Mary John'a bir hediye almak için paralarını birleştirdiler.Tom and Mary combined their money to buy a present for John.
Tom'un Mary'ye bir hediye almak için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy Mary a present.
Tom motorlu tekerlekli bir sandalye satın almak için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy a motorized wheelchair.
Silahını almak için elini uzattı.Tom reached for his gun.
Silahını almak üzere uzandı.Tom reached for his gun.
Tom öksürük şurubu almak için eczaneye gitti.Tom went to the drugstore to buy some cough syrup.
Tom yeni bir akıllı telefon satın almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Tom yeni bir akıllı telefon almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Tom bir içki almak için uygun bir markette durdu.Tom stopped at a convenience store to get a drink.
Ben ağırdan almak istemiyorum.I don't want to mess around.
Bir bardak daha kahve almak istiyorum.I'd like to get another coffee mug.
Şarap çok pahalıydı, buna rağmen onu satın almak istedi.The wine was very expensive, but even so he wanted to buy it.
Bu sabah, arkadaşım ve ben uçak biletleri satın almak için gittik.This morning, my friend and I went to buy airline tickets.
Burada patates satın almak mümkün mü?Is it possible to buy potatoes here?
Tom tıbbi bakım almak zorunda kalacak.Tom will have to get medical attention.
Her şeyi almak için yeterli paramız olduğundan emin misin?Are you sure we have enough money to buy everything?
Tom hâlâ eski arabanı almakla ilgileniyor.Tom is still interested in buying your old car.
Zaten onu almakla ilgilenmiyordum.I wasn't interested in buying that anyway.
Tom onun gibi bir gitar almakla çok ilgilenir.Tom would be very interested in getting a guitar like that one.
O evi almakla ilgilenen tek kişi ben değilim.I'm not the only one interested in buying that house.
İlaç satın almak istiyorum.I want to buy the medicine.
Tom ehliyet almak için henüz yeterince yaşlı değil.Tom isn't yet old enough to get a driver's license.
Tom 2.30'dan önce yazılmış raporu almak için çok çalışıyor.Tom is trying hard to get the report written before 2:30.
Boston'da eğitim almak istiyorum.I'd like to study in Boston.
O kitabı okumayı bitirdiysen onu ödünç almak istiyorum.If you're finished reading that book, I'd like to borrow it.
Eğer bu kitabı okumayı bitirdiysen, onu ödünç almak istiyorum.If you're finished reading that book, I'd like to borrow it.
Resmini satın almak istediğin ressam odur.That's the painter whose picture you want to buy.
Yeni bir bisiklet almak için hiç param yok.I do not have any money to buy a new bicycle.
Yeni bir bisiklet satın almak için param yok.I don't have money to buy a new bicycle.
Tom, terliklerini almak için yatağın altına girdi.Tom reached under his bed to get his slippers.
Tom, Park Caddesinde ufak bir ev satın almak istiyor.Tom wants to buy a small house on Park Street.
Tom bir çiftlik almakla ilgilendiğini söyledi.Tom said he was interested in buying a farm.
Tom, Mary'yi almak için havaalanına gidiyor.Tom is going to the airport to pick Mary up.
Macy eğitim almak için liseye gitti.Macy went to high school to get an education.
Sana bir bira almak istiyorum.I'd like to buy you a beer.
Biraz hava almak ister misin?Would you like to get some air?
Eğer mola almak istiyorsan, sadece öyle söyle.If you want to take a break, just say so.
Asteroid kuşağı Mars ve Jüpiter yörüngeleri arasındaki bölgede yer almaktadır.The asteroid belt is located in the region between the orbits of Mars and Jupiter.
Bunun fiyat aralığımızdan çıktığını biliyordum ama yine de almak istedim.I knew it was out of our price range, but I wanted to buy it anyway.
Tom müzik eğitimi almak için Boston'a gitme kararı aldı.Tom decided to go to Boston to study music.
Bir Boston haritası satın almak istedim.I wanted to buy a map of Boston.
Bunu satın almak zorunda değilsin.You don't have to buy it.
Kendi arabanı satın almak için yeterli para kazanıncaya kadar arabamı ödünç alabilirsin.You can borrow my car until you make enough money to buy your own car.
Biraz limonata almak ister misin?Would you like to buy some lemonade?
Neden onu satın almak istiyorsun?Why would you want to buy that?
Neden Tom gibi biri bunu almak istesin ki?Why would someone like Tom buy that?
Almak istediğin nedir?What is it you wish to buy?
Satın almak istediğin nedir?What is it you want to buy?
Bir ev almak için para biriktiriyoruz.We're saving money to buy a house.
Çok paramız yok ama kesinlikle ihtiyacımız olanı almak için yeterince miktara sahibiz.We don't have a lot of money, but we have enough to buy what we absolutely need.
Biz artık bu mağazadan satın almak zorunda değiliz.We don't have to buy from that store anymore.
Buraya kulaklık almak için geldik.We came here to buy headphones.
Tom eski arabamızı satın almak istiyor.Tom wants to buy our old car.
Tom biraz elma satın almak için mağazaya gittiTom went to the store to buy some apples.
Tom biraz çivi almak için hırdavatçı dükkanına gitti.Tom went to the hardware store to buy some nails.
Tom bir tablo satın almak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to buy a painting.
Tom Gazete bayiinden bir gazete satın almak için dışarı çıktı.Tom went out to buy a newspaper from the newsstand.
Tom bir somun ekmek almak için dışarı çıktı.Tom went out to buy a loaf of bread.
Tom bir bas gitar almak istiyor ama yeterli parası yok.Tom wants to buy a bass guitar, but he doesn't have enough money.