Ana içeriğe geç
Sözlük

almak ile cümle

almak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Mary araba satın almak için bankadan kredi aldı.Mary took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çektik.We took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çektiler.They took out a loan in order to buy a car.
Parayı almak hakkında yalan söyledi.He lied about taking the money.
Parayı almak hakkında yalan söyledik.We lied about taking the money.
O, pilot lisansını almak istiyor.He wants to get his pilot's license.
Tom'un bir ev almak için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to buy a house.
Tom'un gerçekten istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he really needs.
Tom'un bir araba satın almak için yeterinden fazla parası var.Tom has more than enough money to buy a car.
Tom bira almak için yeterince yaşlı değil.Tom isn't old enough to buy beer.
Tom ehliyet almak için yeterince yaşlı değil.Tom isn't old enough to get a driver's license.
Başkasını satın almak istiyorum.I want to buy another.
Bir ev satın almak istiyorsun.You want to buy a house.
Bu durumda, peşin almak daha avantajlıdır.In this case, it is more advantageous to buy in cash.
Mektubunu fotoğrafınla birlikte almak beni yedinci göğe götürdü.Getting your letter with your photo put me in seventh heaven.
Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras olarak almak için ne yapayım?Teacher, what shall I do to inherit eternal life?
Tom saklandığı yerden kutuyu almak için gitti.Tom went to get the box from his hiding place.
Güçlü önlemler almak zorunda kalacağız.We'll have to take strong measures.
Küçük bir ayna satın almak istiyorum.I'd like to buy a small mirror.
Çörekleri almak için kimin sırası?Whose turn is it to buy donuts?
Bir paket sigara almak istiyorum.I want to buy a pack of cigarettes.
Sanırım o yeni bir bilgisayar almaktan mutlu olur.I think she would be happy to receive a new computer.
Ben ödülümü almak için arıyorum.I'm calling to receive my prize.
Birçok genç insan eğitim almak için Moskova'ya geldi.Many young people came to Moscow to study.
Bu eteği satın almak istiyorsun.You want to buy this skirt.
Noele kadar bir araba almak için yeterli para biriktirmeliydim.I ought to have enough money saved up to buy a car by Christmas.
Geçmişte, biletler almak çok zordu.In the past, it's been very difficult to get tickets.
Tom'un gerçekten istediği her şeyi almak için yeterli parası vardı.Tom has enough money to buy everything he really wants.
Tom Mary'ye bir hediye satın almak istiyor.Tom wants to buy Mary a present.
Tren istasyonu şehrin merkezinde yer almaktadır.The train station is located in the center of the city.
O, yabancı bir araba almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy a foreign car.
Adam eşi için güzel güller almaktadır.The man buys beautiful roses for his wife.
Almak için en zor bulduğun tavsiye çoğunlukla en faydalı olandır.The advice you find the hardest to take is often the most useful.
Tom istediği şeyi almak için yeterince zengin.Tom is rich enough to buy anything he wants.
Bu bölge bir vadide yer almaktadır.This region is located in a valley.
Ben bir köpek satın almak istiyorum.I would like to buy a dog.
Bir takım elbise satın almak istedim ama çok pahalıydı.I wanted to buy a suit, but it was too expensive.
Komşumun yazlığını satın almak istedim, ama ben oraya vardığımda çoktan satılmıştı.I wanted to buy my neighbor's cottage, but it had already been sold when I got there.
Evde kalma cezası almak için ne yaptın?What did you do to get grounded?
Bazen risk almak zorundasın.Sometimes you have to take chances.
Risk almak zorunda kalacağız.We're going to have to take a chance.
Senden haber almak istiyorum ama sadece iyi haber.I want to hear from you, but only good news.
Ben bir ateş düşürücü almak istiyorum.I wish to buy an antipyretic.
Babamın ihtiyacı olan ilacı satın almak için yeterli param yok.I don't have enough money to buy the medicine my father needs.
Bir şey almak için alışverişe gittim.I went shopping to buy something.
İyi bir koltuk almak için tiyatroya erken gittim.I went to the theater early to get a good seat.
İyi koltuklar almak için tiyatroya erken gittik.We went to the theater early to get good seats.
Ben bu saati satın almak istiyorum ama ne yazık ki fazla pahalı.I would like to buy this watch, but unfortunately it's just too expensive.
Ben intikam almak için ne gerekiyorsa yapacağım.I will do whatever it takes to have my revenge.
Tom vize almak için Avustralya büyük elçiliğine gitti.Tom went to the Australian embassy to get a visa.
Bir araba kullanmak için, bir sürücü belgesi almak zorundasın.To drive a car, you have to get a driver license.
Almak zorunda olduğum birkaç şeyim var.I have a few things I need to buy.
Arabam için yeni bir akü almak zorundayım.I have to buy a new battery for my car.
Bu akşam verdiğimiz parti için yiyecek ve içecekler almak zorundayım.I have to buy food and drinks for the party we're giving this evening.
Annem için biraz ilaç almak zorundayım.I have to buy some medicine for my mother.
Tom'un yeni bir kar kaykayı almak istediğini duydum.I heard that Tom wants to buy a new snowboard.
Bu evi sizin kadar çok almak istiyorum.I want to buy this house as much as you do.
Bir süre dinlenmek ve ağırdan almak istiyorum.I'd like to relax and take it easy for a while.
İhtiyacımız olan şeyleri almak için yeterli paramız olduğundan neredeyse eminim.I'm almost certain that we have enough money to buy what we need.
Bunu almak için yeterli param olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure I don't have enough money to buy this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod