Bugün duş almak için zamanım yoktu.I didn't have time to take a shower today.
Birkaç gün önce meyve almak için iyi bir yer buldum.I found a good place to buy fruit a couple of days ago.
Onu almak için şansım vardı ama almamaya karar verdim.I had the chance to buy that, but I decided not to.
Biraz yardım almak zorundaydım.I had to get some help.
Biraz para almak zorunda kaldım.I had to get some money.
Odamdan bir şey almak zorundaydım..I had to get something from my room.
Arabadan bir şey almak zorundaydım.I had to get something out of the car.
Bir şey almak zorunda kaldım.I had to get something.
Ben gerçekleri almak zorundaydım.I had to get the facts.
Tom'un senin eski MP3 çalıcını almakla ilgilenmesinin pek mümkün olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that Tom would be interested in buying your old MP3 player.
Yaklaşık üç yüz dolar ödünç almak istiyorum.I'd like to borrow about three hundred dollars.
Seni almak için geldim.I've come to get you.
Pasaportumu geri almak zorundayım.I've got to get my passport back.
Onlardan birini almak zorundayım.I've got to get one of those.
Biraz para almak zorundayım.I have to get some money.
Bir şey almak zorundayım.I have to get something.
Göze almak zorundayım.I have to take the chance.
Ben sadece şemsiyemi almak için geri geldim.I just came back to get my umbrella.
Bir şey almak istemiyorum.I don't want to buy anything.
Onu ele almak istemiyorum.I don't want to handle it.
Tom'dan haber almak istemiyorum.I don't want to hear about Tom.
Yeni bir gömlek almak istiyorum. Sen ne istiyorsun?I want a new shirt. What do you want?
Tom için bir hediye satın almak istiyorum.I want to buy a gift for Tom.
Yeni bir çift ayakkabı satın almak istiyorum.I want to buy a new pair of shoes.
Bir gömlek almak istiyorum.I want to buy a shirt.
Duş almak istiyorum.I want to take a shower.
O şansı almak zorunda kalabilirim.I may have to take that chance.
İntikamımı almak için bir fırsata ihtiyacım var.I need a chance to get even.
Tom'a bir hediye almak için paraya ihtiyacım var.I need money to buy Tom a present.
Bir araba almak için yeterli param yoktu.I never had enough money to buy a car.
Bir kurşun kalem almak için çekmeceyi açtım.I opened the drawer to get a pencil.
Bir elbise satın almak ister misin?Do you want to buy a dress?
Bir gömlek satın almak ister misin?Do you want to buy a shirt?
Mary yeni bir elbise satın almak istiyor. Ne almak istiyorsun?Mary wants to buy a new dress. What do you want to buy?
Tom yiyecek almak için dışarı çıktı.Tom went out to get groceries.
Bir şey almak istemiyoruz.We don't want to take anything.
İyi bir nasihat almak için nereye gidebilirim?Where can I go to get some good advice?
Sanırım ihtiyacını almak için şimdiden yeterli paran var.I think you already have enough money to buy what you need.
Kitap satın almak istiyorsunuz.You want to buy a book.
İyi bir sözlük almak istiyorum.I'd like to buy a good dictionary.
Ben iyi bir sözlük satın almak istiyorum. Herhangi bir önerin var mı?I want to buy a good dictionary. Do you have any recommendations?
Sattığın arabayı almak istiyorum ama şu anda yeterli param yok.I'd like to buy the car you're selling, but I don't have enough money right now.
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen birini işe almak istiyoruz.We want to hire someone who can speak French fluently.
Fransızca konuşan birini işe almak istiyorum.I'd like to hire someone who speaks French.
O benim telefon numaramı almak istiyor.He wants to have my telephone number.
Arapçada ders almak istiyorum.I would like to do a course in Arabic.
Ne satın almak istersiniz?What would you like to buy?
Biz daha fazla bilgi almak istiyoruz.We want to get more information.
Bir midilli satın almak istiyor.He wants to buy a pony.
Bir midilli almak istiyor.She wants to buy a pony.
Biz senin tansiyonunu almak istiyoruz.We want to take your blood pressure.
O ilacın hepsini almak gerekli değil.It's not necessary to take all of that medicine.
Kirasını ödemek için Tom'un ödünç para almak zorunda olduğundan eminim.I'm sure Tom had to borrow money in order to pay his rent.
Tom bir motosiklet almak için yeterli parası olmadığını söyledi.Tom said he didn't have enough money to buy a motorcycle.
Onların istedikleri her şeyi almak için yeterli parası yok.They don't have enough money to buy everything they need.
Tom kendine biraz kahve almak için mutfağa yürüdü.Tom walked into the kitchen to get himself some coffee.
Tom, bir şişe rom almak için içki dükkanına gitti.Tom went to the liquor store to buy a bottle of rum.
Neden öyle bir şeyi almak isteyeyim?Why would I ever want to buy something like that?
Tom, Mary için bir şey satın almak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to buy anything for Mary.
Tom bir fincan kahve almak için mutfağa gitti.Tom went to the kitchen to get a cup of coffee.