Yiyecek bir şey almak ister misin?Do you want to grab something to eat?
Belli ki o elbiseyi satın almak istiyorsun.You obviously want to buy that dress.
Yeni bir tarayıcı satın almak zorundayım.I have to buy a new scanner.
Bugün gazete satın almak istemiyorum.I don't want to buy a newspaper today.
Bugün hiç bisküvi almak istemiyorum.I don't want to buy any cookies today.
Sadece biraz temiz hava almak istiyorum.I just want to get a little fresh air.
Bir saat için arabanı ödünç almak istiyorum.I want to borrow your car for an hour.
Öyle bir şey almak istemiyorum.I don't want to buy anything like that.
Arabanı ödünç almak için izin istiyorum.I'd like permission to borrow your car.
Bir iPad almak isteyeceğimi asla düşünmedim.I never thought I'd want to buy an iPad.
Tom için bir doğum günü pastası almak istiyorum.I'd like to buy a birthday cake for Tom.
Tüm krediyi almak istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want to take all the credit.
Bazı notlar almak istemeyeceksin.You're going to want to take some notes.
Bir yanlış anlaşılmayı göze almak istemiyorum.I didn't want to risk a misunderstanding.
Bir düzine muz satın almak istiyorum.I want to buy a dozen bananas.
Bir düzine yumurta satın almak istiyorum.I want to buy a dozen eggs.
Bir düzine tatlı almak istiyorum.I want to buy a dozen donuts.
Bir düzine çörek almak istiyorum.I want to buy a dozen doughnuts.
Bir tasma almak istiyorsan bir evcil hayvan dükkanına fit.If you want to buy a leash, go to a pet shop.
Tom ve Mary'yi işe almak istiyorum.I want to hire Tom and Mary.
Bunu göze almak istemem.I wouldn't want to take the chance.
Bütün parayı almak istemedim.I didn't want to take all the money.
Tom yeni bir çift bot almak istedi.Tom wanted to buy a new pair of boots.
Zamanının çoğunu almak istemiyorum.I don't want to take up much of your time.
Tom Mary'den tavsiye almak istemiyor.Tom doesn't want to take advice from Mary.
Tom'a doğum günü için güzel bir şey almak istiyorum.I want to get Tom something nice for his birthday.
Bütün eski kız arkadaşlarından haber almak istemiyorum.I don't want to hear about all your old girlfriends.
Tom kesinlikle Mary'den tavsiye almak istemiyor.Tom certainly doesn't want to take advice from Mary.
İyi bir koltuk almak istiyorum bu yüzden erken gelmeyi planlıyorum.I want to get a good seat, so I plan to arrive early.
Dışarı çıkıp temiz hava almak istedim.I wanted to go outside and get a breath of fresh air.
O muzlardan bir düzine satın almak istiyorum.I want to buy a dozen of those bananas.
Sormadan Tom'un arabasını ödünç almak istediğinden emin misin?Are you sure you want to borrow Tom's car without asking?
Daha iyi olmak istiyorsan bu ilacı almak zorundasın.If you ever want to get better, you have to take this medicine.
Bir fincan kahve almak için benimle gelmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to come with me to get a cup of coffee?
Tom'un yeni evinin resimlerini çekmek için kameranı ödünç almak istedim.I wanted to borrow your camera to take pictures of Tom's new house.
Kesinlikle yapmak istemediğin bir şey Tom'dan ödünç para almaktır.One thing you definitely don't want to do is borrow money from Tom.
Tom'a biraz aspirin almak istedim fakat o bunun işe yarayacağını düşünmediğini söyledi.I wanted Tom to take some aspirin, but he said he didn't think it would help.
Bir ehliyet almak beni mutlu ederdi.Getting a driver's license would make me happy.
Yiyecek bir şey almak zorundayım.I've got to get something to eat.
Onu satın almak için yeterince param yok.I don't have enough money to buy it.
Ekmek almak için şehre giderim.I go to the city to buy bread.
Şimdi iyi bir nasihat almak zor: Nereye gitmeliyim?Now it's hard to get a good advice: where should I go?
Yasa dışı ticaret üzerine sert önlemler almak zorundayız.We have to crack down on illegal trading.
Bill işi almak için çok gençti.Bill was too young to take the job.
Yeni bir TV almak seni mutlu yapmaz.Buying a new TV won't make you happy.
Babam kartpostal almak için dışarı çıktı.Dad went out to get postcards.
O bazı şeyler almak için dışarı çıkıyor.She's going out to buy some things.
Tom için ne almak istiyorsun?What do you want to buy for Tom?
Bir araba satın almak istiyorum.I want to buy an automobile.
Birkaç koyu gözlük almak istiyorum.I want to buy some dark glasses.
Bazen çabuk karar almak önemlidir.Sometimes it is important to take a decision quickly.
Bir karar almak zorundayız.We have to make a decision.
Bir duş almak Tom'un uzun zamanını almaz.It doesn't take Tom long to take a shower.
Onu almak istemedim.I didn't mean to take it.
Şeftali yerine çikolata satın almak için markete gittim.I went into the supermarket to buy chocolate rather than peaches.
Yanınıza sadece tavsiye almak için geldim.I came to you for advice, nothing more.
Satın almak istediğim başka bir şeyi düşünemedim.I couldn't think of anything else I wanted to buy.
Almak istediğim hiçbir şeyi düşünemedim.I couldn't think of anything I wanted to buy.
Riski almak zorunda olduğuma karar verdim.I decided I had to take the risk.
Yiyecek bir şey almak için nereye gitmeliyiz?Where should we go to get something to eat?