Ana içeriğe geç
Sözlük

almadan ile cümle

almadan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ushahidiler'i almak çekici geliyor, değil mi, gereksiz şeyleri almadan ciddi şeyleri almak.LOLcats, om het ernstige werk te krijgen zonder het wegwerpwerk.
Ushahidiler'i almak çekici geliyor, değil mi, gereksiz şeyleri almadan ciddi şeyleri almak.Snaha vytvořit věci bez zbytné veteše.
Ushahidiler'i almak çekici geliyor, değil mi, gereksiz şeyleri almadan ciddi şeyleri almak.Да получим само сериозните неща, без маловажните.
Ushahidiler'i almak çekici geliyor, değil mi, gereksiz şeyleri almadan ciddi şeyleri almak.Чтобы серьезное и нужное было, а чепухи не было.
Ushahidiler'i almak çekici geliyor, değil mi, gereksiz şeyleri almadan ciddi şeyleri almak.ללא החתולים המצחיקים. לקבל את הדברים הרציניים ללא הדברים החלטוריסטיים.
Ushahidiler'i almak çekici geliyor, değil mi, gereksiz şeyleri almadan ciddi şeyleri almak.دون أن نلقى القطط الكوميدية، حسنًا، لأن نحصل على الأشياء الجادة دون الأشياء التافهة.
Ushahidiler'i almak çekici geliyor, değil mi, gereksiz şeyleri almadan ciddi şeyleri almak.本質的なものだけを取りたいと思うかもしれません しかし豊かなメディアというのは 決してそのようには機能しないのです
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.A já si nemůžu pomoci a užívám si ten pohled na všechno na světě.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.E non posso fare altro che godere nel guardare ogni cosa nel mondo.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.És nem tehetek mást, minthogy minden látványát élvezem a világnak.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Ich kann einfach nicht anders, als es geniessen, alles anzusehen.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Ik vind het geweldig om te kijken naar alles in de wereld.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Je ne peux pas m'empêcher d'aimer voir tout ce qui existe.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.전 세상에 모든것을 바라보는 즐거움을 멈출 수 가 없습니다.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Nie mogę nic poradzić na to, że przyjemność mi sprawia patrzenie na to wszystko.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Nu mă pot abţine să nu mă bucur privind totul în lume.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Og jeg kan ikke andet end være glad for at se alt i verden.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.Y yo no puedo evitar disfrutar al ver todo en el mundo.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.А не мога да не се радвам да гледам всичко в света.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.И я не могу не наслаждаться любой мелочью в этом мире.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.ונשאר לי רק להנות מכל מה שיש לעולם להציע.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.و لا أستطيع إلا أن أستمتع بمشاهدة كل شيء في الكون.
Ve ben dünyadaki her şeye bakıp keyif almadan duramıyorum.毎日目を覚ます度に、
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.A serdülőkor egyfajta csúcspontján voltam, hát elkezdtem kérdés nélkül elvenni a kekszet a dobozból.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.E io ero al culmine dell'adolescenza, perciò cominciai a prendere i biscotti dalla scatola senza chiederli.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Eram deja aproape adolescent, când am început să calc pe bec.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Et j'abordais l'adolescence, alors je commençais à prendre des biscuits sans demander.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Eu estava quase à beira da adolescência e começava a tirar biscoitos da lata sem pedir.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.그리고 전 사춘기의 날카로운 시기에 있었기 때문에 허락도 안받고 비스킷 통에서 비스킷을 꺼내먹기 시작했죠.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Rồi tôi bắt đầu bước vào tuổi vị thành niên, tôi bắt đầu lấy bánh trong hộp mà không xin phép.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Und ich stand an der Schwelle zur Pubertät, also nahm ich Kekse aus der Dose, ohne zu fragen.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Ήμουν στα πρόθυρα της εφηβείας κι άρχισα να παίρνω μπισκότα απ' το κουτί χωρίς να ρωτάω.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Вече бях на ръба на нещо като зрелостта, вече си взимах бисквити от кутията без да питам.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.Я был на пороге подросткового периода и брал печенье из банки без разрешения.
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.הייתי בתחילת גיל ההתבגרות, אז התחלתי לסחוב עוגיות מהקופסה מבלי לבקש רשות,
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.وكنت على حافة المراهقة بطريقة ما كنت اخذ البسكويت من القصدير دون استأذان
Ve ben ergenliğin pençesindeydim, bu yüzden, izin almadan konserve kutusundan kurabiye almaya başladım.ビスケットを無断で食べたり 帰宅が遅くなったり 色々し始めたんです
Ve biliyorsunuz ki, risk almadan sağlayabiileceğiniz yıllık getiri oranı ise %10.A vy si matně pamatujete, že můžete dostat 10% bezrizikový úrok.
Ve biliyorsunuz ki, risk almadan sağlayabiileceğiniz yıllık getiri oranı ise %10.A wy wiecie, że w każdej chwili możecie otrzymać 10% pozbawionego ryzyka oprocentowania w banku.
Ve biliyorsunuz ki, risk almadan sağlayabiileceğiniz yıllık getiri oranı ise %10.En je weet dat je altijd 10% rente van de bank kan krijgen.
Ve biliyorsunuz ki, risk almadan sağlayabiileceğiniz yıllık getiri oranı ise %10.Và bạn biết chắc chắn rằng bạn sẽ có 10% lãi suất phi rủi ro
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.A zeptal jsem se ho, jak dlouho je možné nedýchat, jak dlouho bych vydržel bez vzduchu?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.¿Cuánto tiempo puede uno estar sin respirar, cuanto tiempo podría estar sin aire?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.És megkérdeztem tőle, milyen hosszan lehetséges kibírni lélegzés nélkül, mennyi ideig lehetnék levegő nélkül?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.Gli chiesi per quanto tempo fosse possibile rimanere senza respirare, quanto a lungo potessi stare senza aria.
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.Ik vroeg hem hoe lang het mogelijk is om zonder lucht te leven.
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.그리고 호흡 없이 견디는 것이 얼마나 오랫동안 가능한지 물어보았습니다.
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.Kysyin miten kauan on mahdollista olla hengittämättä, miten kauan selviän ilman ilmaa?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.Och jag frågade honom, hur länge det är möjligt att leva utan att andas, hur länge kunde jag leva utan luft?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum."Por quanto tempo é possível deixar de respirar,
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.Si l-am intrebat cat de mult este posibil sa rezist fara sa respir, cat de mult pot supravietui fara aer?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.Spytałem go, jak długo można nie oddychać. Jak długo mógłbym wytrzymać bez powietrza?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.Spýtal som sa ho, ako dlho je možné fungovať bez dýchania, ako dlho by som mohol byť bez vzduchu.
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.И спросил его, как долго возможно обойтись без дыхания, конкретно, как долго я могу жить без воздуха?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.Попитах го колко дълго може да се издържи без въздух, т.е. колко дълго бих могъл да издържа без да дишам?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.ואני שאלתי אותו, כמה זמן אפשר לא לנשום, כאילו כמה זמן אני יכול להמשיך בלי אוויר?
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.وسألته ، كم هو ممكن أو كم استطيع الإستمرار من دون هواء
Ve ona ne kadar uzun süre havasız nefes almadan kalabileceğimi sordum.どれくらい空気なしで耐えられるか尋ねてみました ドクターは6分以上ならどんな状況であれ
Yani gerçekten biz burada yaptığı aynı şey. Biz sadece biz aslında ürünü almadan önce bunu yaptı.Donc c'est évidemment le mêm résultat on l'a juste fait avant de regarder le produit.
Yani gerçekten biz burada yaptığı aynı şey. Biz sadece biz aslında ürünü almadan önce bunu yaptı.Pero lo hemos hecho antes de obtener el producto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod