Ana içeriğe geç
Sözlük

alma ile cümle

alma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom sonunda Mary'nin gerek fikrini ondan almayı başardı.Tom finally managed to get Mary's true opinion out of her.
Tom ve Mary bir ev almayı göze alamıyor.Tom and Mary can't afford to buy a house.
İyi bir koltuk almak için tiyatroya erken gittim.I went to the theater early to get a good seat.
İyi koltuklar almak için tiyatroya erken gittik.We went to the theater early to get good seats.
Tom, Avusturyalı ve Alman arasındaki farkı bilmez.Tom doesn't know the difference between an Austrian and a German.
Ben bu saati satın almak istiyorum ama ne yazık ki fazla pahalı.I would like to buy this watch, but unfortunately it's just too expensive.
Ben intikam almak için ne gerekiyorsa yapacağım.I will do whatever it takes to have my revenge.
Biz telgrafı almadık.We haven't received the telegram.
Tom vize almak için Avustralya büyük elçiliğine gitti.Tom went to the Australian embassy to get a visa.
O Alman değil ama Avusturyalı.He's not German, but Austrian.
Bir araba kullanmak için, bir sürücü belgesi almak zorundasın.To drive a car, you have to get a driver license.
Bir makbuz almayı unutma.Be sure to get a receipt.
Tom almaması gerektiğini bilmesine rağmen bir tefeciden ödünç para aldı.Even though Tom knew he shouldn't, he borrowed money from a loan shark.
Bugüne kadar mektubunu almadım.I didn't receive your letter until today.
Almak zorunda olduğum birkaç şeyim var.I have a few things I need to buy.
Arabam için yeni bir akü almak zorundayım.I have to buy a new battery for my car.
Bu akşam verdiğimiz parti için yiyecek ve içecekler almak zorundayım.I have to buy food and drinks for the party we're giving this evening.
Annem için biraz ilaç almak zorundayım.I have to buy some medicine for my mother.
Biraz süt almayı hatırlamak zorundayım.I have to remember to buy some milk.
Tom'un yeni bir kar kaykayı almak istediğini duydum.I heard that Tom wants to buy a new snowboard.
Bu evi sizin kadar çok almak istiyorum.I want to buy this house as much as you do.
Bir süre dinlenmek ve ağırdan almak istiyorum.I'd like to relax and take it easy for a while.
Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.I'd never borrow anything of yours without asking first.
İhtiyacımız olan şeyleri almak için yeterli paramız olduğundan neredeyse eminim.I'm almost certain that we have enough money to buy what we need.
Bunu almak için yeterli param olmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure I don't have enough money to buy this.
Tom'un televizyonda beyzbol izlemekten zevk almadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom doesn't enjoy watching baseball on TV.
İster al ister alma.Take it or leave it.
Dalağını almak zorunda kaldık.We had to remove your spleen.
Ne almam gerektiğini düşünüyorsun?What do you think I should buy?
Neden sadece parayı almadın?Why didn't you just take the money?
Bunu yardım almadan asla yapamayacaksın.You'll never be able to do that without help.
Bu bilgisayarı almayı öneren sensin.You're the one who suggested buying this computer.
Tom Mary'ye şemsiyesini yanına almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to take her umbrella with her.
Tom ve Mary John'a bir hediye almak için paralarını birleştirdiler.Tom and Mary combined their money to buy a present for John.
Tom ve Mary genellikle aynı şeylerden zevk almazlar.Tom and Mary don't usually enjoy the same things.
Tom ve Mary birbirlerinden mola almalılar.Tom and Mary need to take a break from each other.
Tom Mary'nin bir kutu çamaşır deterjanı almasını istedi.Tom asked Mary to buy a box of laundry detergent.
Tom Mary'nin John için bir hediye almasını istedi.Tom asked Mary to buy a gift for John.
Tom bana neden bir ehliyet almaya çabalamadığımı sordu.Tom asked me why I never tried to get a driver's license.
Tom kendisine yeni bir bisiklet alması için babasına yalvardı.Tom begged his father to buy him a new bicycle.
Tom 2.30'da beni almaya geldi.Tom came to pick me up at 2:30.
Tom'un yeni bir araba satın almaya gücü yetmez.Tom can't afford to buy a new car.
Tom fiyat etiketine baktıktan sonra onu almamaya karar verdi.Tom decided not to buy it after he looked at the price tag.
Her şeye rağmen onu almadım.Tom didn't buy it after all.
Tom'un olacağını düşündüğü kadar çok bir kredi alma sorunu olmadı.Tom didn't have as much trouble getting a loan as he thought he would.
Tom'un Mary'ye bir hediye almak için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy Mary a present.
Tom yanına bir şemsiye almadı.Tom didn't take an umbrella with him.
Tom tavsiyemi dikkate almadı.Tom disregarded my advice.
Tom motorlu tekerlekli bir sandalye satın almak için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy a motorized wheelchair.
Tom istediği bilgisayarı satın alması için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy the computer he wants.
Tom Mary'den tavsiye almayı düşünmek isteyebilir.Tom might want to consider asking Mary for advice.
Tom ihtiyacı olan şeyi bizden almayı düşünmek isteyebilir.Tom might want to consider buying what he needs from us.
Tom yeni bir telesekreter almayı düşünmek isteyebilir.Tom might want to consider purchasing a new answering machine.
Silahını almak için elini uzattı.Tom reached for his gun.
Silahını almak üzere uzandı.Tom reached for his gun.
Tom sel sigortası satın almalıydı.Tom should have purchased flood insurance.
Mary ona ateş ettiğinde Tom silahına uzanıp almaya çalışıyordu.Tom was reaching for his gun when Mary shot him.
Tom öksürük şurubu almak için eczaneye gitti.Tom went to the drugstore to buy some cough syrup.
Almanca, bütün isimleri büyük harfle yazan tek dünya dilidir.German is the only world language that capitalizes all nouns.
Tom yeni bir akıllı telefon satın almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod