Bu ilacı günde üç kez alman gerekiyor.You need to take this medicine three times a day.
Almanya'da yaşayan bir arkadaşım var. Onun adı Tom. Onu tanıyor musunuz?I have a friend who lives in Germany. His name is Tom. Do you know him?
En azından Tom'un önerisini dikkate almalıyız.We should at least consider Tom's suggestion.
Birlikte İsviçre Almancası konuşalım mı?Shall we speak Swiss German together?
Sonuçları alma yöntemin budur.This is how you get results.
Tom çok eğitim almadı.Tom hasn't had much education.
Merkezi haber alma teşkilatı seni izliyor.The CIA is watching you.
Emily, üniversitesinde Almanca dilbilimi okuyor.Emily is studying German linguistics at her university.
Ben bir köpek satın almak istiyorum.I would like to buy a dog.
Bir takım elbise satın almak istedim ama çok pahalıydı.I wanted to buy a suit, but it was too expensive.
Komşumun yazlığını satın almak istedim, ama ben oraya vardığımda çoktan satılmıştı.I wanted to buy my neighbor's cottage, but it had already been sold when I got there.
İngilizce ve Almanca cümleler tamamen farklı anlamlara sahiptir.The English and German sentences have totally different meanings.
İngilizce ve Almanca cümlelerin tamamen farklı anlamları var.The English and German sentences have totally different meanings.
Arabanı almaya git.Go get your car.
Kaskını almaya git.Go get your helmet.
Almanların çoğu İngilizce konuşabilirler.Most Germans can speak English.
Amerikalıların çoğu Almanca konuşamazlar.Most Americans can't speak German.
Sen hiçbir şey ödünç almadın.You borrowed nothing.
Sen hiçbir şey satın almadın.You bought nothing.
O, Almanya'ya gelmek niyetinde miydi?Did she intend to come to Germany?
Almanya'da 18 yaşından küçükseniz reşit olmayan bir kimsesinizdir.In Germany you're a minor if you're younger than 18 years old.
Mesajımı almadın mı?Didn't you get my message?
Evde kalma cezası almak için ne yaptın?What did you do to get grounded?
Sanırım mesajımı almadın.I guess you didn't get my message.
Arabamı almaya gideceğim.I'll go get my car.
Süpürgeyi almaya gideceğim.I'll go get the broom.
Tom'a bir battaniye almaya git.Go get Tom a blanket.
Alman erkekleri cinsiyetçidir.German men are sexist.
Onu sen almadıysan, kim aldı?If you didn't take it, who did?
Bazen risk almak zorundasın.Sometimes you have to take chances.
O riski almaya istekli misin?Are you willing to take that chance?
Risk almak zorunda kalacağız.We're going to have to take a chance.
Tom ilacını almayı reddediyor.Tom has been refusing to take his medicine.
Almanca şöyle dursun, İngilizce anlamıyorum.I don't understand English, let alone German.
Senden haber almak istiyorum ama sadece iyi haber.I want to hear from you, but only good news.
Bazı araçları almaya git.Go get some tools.
Bazı malzemeleri almaya gitmeliyim.I need to go pick up some supplies.
Belki bir tane almalısınız.Perhaps you should get one.
Belki bir büyüğünü almalıydın.Perhaps you should've gotten a bigger one.
Bir tablo almalı mıyız?Should we get a table?
Eşyalarımızı almamız gerekmiyor mu?Shouldn't we get our stuff?
Neden onu almaya gitmedin?Why didn't you go get it?
Neden bir mola vermiyoruz ve yiyecek bir şeyler almaya gitmiyoruz?Why don't we take a break and go get something to eat?
Kışın dondurma yemekten zevk almam.I don't enjoy eating ice cream during the winter.
Ben bir ateş düşürücü almak istiyorum.I wish to buy an antipyretic.
Asla ikinci el bir elbise satın almam.I will never buy clothes secondhand.
Ben Almanca öğrenmeye başlıyorum.I'm starting to learn German.
İki hafta içinde Tom'dan haber almadım.I have not heard from Tom in two weeks.
Sevgilimi ziyaret etmek için Almanya'ya gidiyorum.I'm going to Germany to visit my boyfriend.
Alman sporcular Kanada'daki kızak dünya şampiyonluğunda dört altın madalya kazandılar.The German athletes won four gold medals at the luge world championship in Canada.
Babam için bazı ilaçlar almalıyım.I need to buy some medicine for my father.
Babam için bir ilaç almam gerekiyor.I need to buy some medicine for my father.
Babamın ihtiyacı olan ilacı satın almak için yeterli param yok.I don't have enough money to buy the medicine my father needs.
Ne kadar daha şarap almalıyım?How much more wine should I buy?
Ne kadar şarap almalıyım?How much wine should I buy?
Ne kadar şarap almamı istiyorsun?How much wine do you want me to buy?
Tom ne kadar ödünç para almalı?How much money does Tom need to borrow?
Daha ne kadarını almamızı bekliyorlar?How much more do they expect us to take?
Bir şey almak için alışverişe gittim.I went shopping to buy something.
Benim atalarım Almanyalı.My ancestors are from Germany.