Bu iş birkaç saatten daha fazla almamalı.This job shouldn't take more than a couple of hours.
Tom Mary'ye o arabayı almasını tavsiye etti.Tom advised Mary to buy that car.
Tom bu yaz yüzme dersleri almaya başlayacak.Tom is going to start taking swimming lessons this summer.
Tom yiyecek almak için dışarı çıktı.Tom went out to get groceries.
Bir şey almak istemiyoruz.We don't want to take anything.
Biraz tıbbi erzaklar almalıyız.We need to get some medical supplies.
İyi bir nasihat almak için nereye gidebilirim?Where can I go to get some good advice?
Niçin yiyecek bir şey almaya gitmiyoruz?Why don't we go get something to eat?
Muhtemelen onu almalıyım.I should probably take that.
Bunu almalıyım.I should take this.
Onu almamalıydım.I shouldn't have taken it.
Sanırım yiyecek bir şey almaya gideceğim.I think I'll go buy something to eat.
Sanırım almayı ilgileneceğin bir şeyimiz olabilir.I think we may have something that you'd be interested in buying.
Sanırım yardım almalıyız.I think we should get help.
Sanırım ihtiyacını almak için şimdiden yeterli paran var.I think you already have enough money to buy what you need.
Kitap satın almak istiyorsunuz.You want to buy a book.
Herkesin bir araba almaya gücü yetmez.Not everyone can afford a car.
Tom ve Mary asla gözlerini birbirlerinden almadılar.Tom and Mary never took their eyes off each other.
Tom'un Mary'ye hoş bir şey almaya gücü yetmez.Tom can't afford to buy Mary anything nice.
Almanlar kahve içen bir millettir.Germans are a coffee-drinking people.
İyi bir sözlük almak istiyorum.I'd like to buy a good dictionary.
Ben iyi bir sözlük satın almak istiyorum. Herhangi bir önerin var mı?I want to buy a good dictionary. Do you have any recommendations?
Almanca bilmiyorum.I don't know German.
Sattığın arabayı almak istiyorum ama şu anda yeterli param yok.I'd like to buy the car you're selling, but I don't have enough money right now.
Ben Almanya'ya uçuyorum.I'm flying to Germany.
Ben uçakla Almanya'ya gidiyorum.I'm flying to Germany.
Almanya'da her şey için ödeme yapmak zorundasın, umumi tuvaleti kullanmak için bile.In Germany, you have to pay for everything, even to to use a public bathroom.
Almanca sadece Almanya'da konuşulmaz.German is not only spoken in Germany.
Tom mükemmel Fransızca konuşur, ama onun anadili Almanca'dır.Tom speaks perfect French, but his native language is German.
Bence o, toplantıda söylediği şeyden dolayı ondan öç almaya çalışıyor.I think he's trying to get back at her for what she said in the meeting.
Yanıma ne kadar para almalıyım?How much money should I take along with me?
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen birini işe almak istiyoruz.We want to hire someone who can speak French fluently.
Tom Fransızca konuşan birini işe almayı planlıyor.Tom plans to hire someone that speaks French.
Fransızca konuşabilen birini işe almam gerekiyor.I need to hire somebody who can speak French.
Fransızca konuşan birini işe almak istiyorum.I'd like to hire someone who speaks French.
Onlar bizi almadan önce onları alın.Get them before they get us.
O benim telefon numaramı almak istiyor.He wants to have my telephone number.
Sanırım bunu almalısın.I think you should buy this.
Bence bunu almalısın.I think you should buy this.
Bunu alman gerektiğini düşünüyorum.I think you should buy this.
Bana kalırsa bunu almalısın.I think you should buy this.
Bence biraz izin almalısın.I think you should take some time off.
Bence biraz izin almalısınız.I think you should take some time off.
Bence bir süreliğine izin almalısın.I think you should take some time off.
Bence Tom'un teklif ettiği işi almalısın.I think you should take the job Tom is offering you.
Bence Tom'un teklif ettiği işi almalısınız.I think you should take the job Tom is offering you.
Onlar bir beyzbol topu almaya gittiler.They've gone to buy a baseball.
O trende uyudu ve Almanya'da uyandı.He fell asleep on the train and woke up in Germany.
Ben sadece Almanya'dan geri döndüm.I just got back from Germany.
Arapçada ders almak istiyorum.I would like to do a course in Arabic.
O onu almadı.He didn't buy it.
Tom ip ucunu almadı.Tom didn't take the hint.
Bu iyi bir satın alma.That's a good buy.
Dışarıda yağmur yağacak, bu yüzden bir şemsiye almayı unutma.It's going to rain outside, so don't forget to take an umbrella.
Ben Almanya'ya gitmek için biraz Türkçe öğrenmek istiyorum.I want to learn some Turkish to go to Germany.
Kamerayı yanına almayı unutma.Don't forget to take along the camera.
Bay Wang Almanca öğrendi çünkü o Almanya'da çalışmak istiyordu.Mr. Wang learned German because he wanted to work in Germany.
Almanya'ya gitmek istiyorum.I want to go to Germany.
Ne satın almak istersiniz?What would you like to buy?
Annenin tavsiyesini dikkate almalısın.You should take into consideration the advice of your mother.