Ana içeriğe geç
Sözlük

alma ile cümle

alma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yiyecek almam gerekiyor ama yeterli param yok.I need to buy food, but I don't have enough money.
Coca-Cola, Fanta'yı 2. Dünya Savaşının ortasında Alman pazarı için icat etti.Coca-Cola invented Fanta, in the middle of the Second World War, for the German market.
Alkol almama izin verilmez.I'm not allowed to drink alcohol.
Ben resim eğitimi almak için Fransa'ya gideceğim.I'll go to France to study painting.
Alkol almak için çok gençsin.You're too young to have alcohol.
Alkol almak için çok gençsiniz.You're too young to have alcohol.
Bir sözlük almak için param yok.I don't have money to buy a dictionary.
Sizden tatminkar bir yanıt almayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to receiving a favorable answer from you.
İyi bir koltuk almak için oraya erken gittim.I went there early to get a good seat.
O daha fazla kilo almak istemediği için kek yemez.Since she doesn't want to put on any more weight, she doesn't eat cake.
O daha fazla kilo almak istemediği için pasta yemez.She doesn't eat cake because she doesn't want to put on any more weight.
Sorunu hafife alma.Don't underestimate the problem.
Bizi alması için bir taksi çağır.Call a taxi to pick us.
O, ona yeni bir araba alması için onu ikna edemiyor.She cannot persuade him to buy her a new car.
Sonuçta, Jane onu satın almadı.In the end, Jane didn't buy it.
Almancada en sevdiğim kelime eldivenler için 'handschuhe'dur.My favourite word in German is the word for gloves: 'Handschuhe'.
Bunu da almak zorundasın!You have to buy this too!
Biraz meyve ve sebze alman gerekiyor.You need to buy some fruit and vegetables.
Hokkaido Japonya'nın kuzey kesiminde yer almaktadır.Hokkaido is in the northern part of Japan.
Annem bir şeyler satın almak için her gün markete gider.My mother goes to the market every day to buy things.
Soğuk almayayım diye bir ceket giydim.I wore a coat so I wouldn't catch a cold.
O bir şeyler almak için her gün pazara gider.She goes to market every day to buy things.
Şapkasını almak için uzandı.She reached out to take his hat.
Sürücü belgesi almak için yeterince yaşlı değil.She's not old enough to get a driver's license.
Pullar satın almalıyım.I need to buy stamps.
Tom, Mary'ye biraz kahve ve sigara almasını söyledi.Tom told Mary to buy some coffee and cigarettes.
Prusyalılar güneyli Almanlara karşı tetikte olmalıdır.The Prussians should be on their guard against the southern Germans.
Bir Avrupa haritası almak için nereye gidebilirim?Where can I go to get a map of Europe?
Park şehir merkezinde yer almaktadır.The park is located in the center of the city.
Bu kitabı almana gerek yoktu.You didn't need to buy this book.
Bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella.
O, arabayı almayı planlıyor musunuz?Do you plan to buy that car?
Ben Almanca konuşamam.I can't speak German.
Yağmur yağabilir. Bir şemsiye almalıyız.It might rain. We should take an umbrella.
Seyahat acentası yanımıza bazı seyahat çekleri almamızı önerdi.The travel agent suggested that we take some traveler's checks with us.
Gerçekten yeni bir araba almalıyız, değil mi?We really should buy a new car, shouldn't we?
Ondan hiç tekrar haber almadım.I never heard from him again.
Mary Almanca çeviriyi okudu.Mary read the German translation.
Tom risk almak istemiyor.Tom doesn't want to take risks.
Ben şimdi Almanca öğreniyorum.I'm learning German now.
Almanca okumak istiyorum.I want to study German.
Almanca okuyacağım.I will study German.
Almanlar ve Keltler'in pantolonları vardı ama Romalıların yoktu.The Germans and Celts had pants, but the Romans didn't have those.
Bir taksi almak en az 2000 yene mal olacak.It'll cost at least 2,000 yen to take a taxi.
Biraz ekmek almaya gideceğim.I'll go buy some bread.
Soğuk algınlığım için bir şeyler almalıyım.I must take something for my cold.
Alman arabaları en iyileri arasındadır.German cars are among the best.
Almanca öğrenmem zaman alacak.It will take me some time to learn German.
Yem alma.Don't take the bait.
Risk alma.Take no chances.
Alman çobanlar uyuşturucu maddeleri ortaya çıkarmada iyidir.German Shepherds are good at sniffing out drugs.
Hiç kimse onu almadı.Nobody bought it.
O, sahip olduğum her şeyi almakla tehdit etti.He threatened to take everything I own.
Onları almadım.I didn't buy them.
Dışarı çıkarken şemsiyeni almayı unutma.Don't forget to take your umbrella when you go out.
Ben bir Alman mimarım.I am a German architect.
Biraz arazi almam gerekiyor.I need to buy some land.
Onun bir ev almak için yeterince parası var.He's got enough money to buy a house.
Tom diplomasını almak istiyor.Tom wants to get his GED.
Ona ait olmayan şeyi Cesar'dan almalıyız.We must take from Cesar what does not belong to him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod