Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen. Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen.Meskipun dalam reaksi terang itu benar-benar datang ke dalam penggunaan, atau datang ke dalam bermain, kedua.
Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen. Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen.Proto byl pojmenován fotosystém I, byť do reakcí vstupuje až na druhém místě.
Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen. Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen.PS I został odkryty pierwszy i stąd ten numer, chociaż reakcje zależne od światła zaczynają się w PS II.
Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen. Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen.Макар че в светлинната реакция употребата му започва, или то започва да играе роля.
Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen.명반응에서 두번째로 작용하지만
Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen.그렇게 이름이 붙었어요.
Kararlarını başkalarının almasını mı tercih ediyorsun?Preferisci avere le tue decisioni,prese da altri?
Kararlarını başkalarının almasını mı tercih ediyorsun?Възможно е да бъдете между чука и наковалнята и да не можете да направите нищо.
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da,E ainda assim, eles mesmos podem não ter levado isso muito a sério.
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da, Fransa'daki insanlar bunu fazlası ile ciddiye aldılar.A i když to oni sami nemuseli myslet příliš vážně, francouzský lid to vzal velmi vážně.
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da, Fransa'daki insanlar bunu fazlası ile ciddiye aldılar.En ook al hebben zij het zelf niet zo serieus genomen, de Franse bevolking vat het erg serieus op.
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da, Fransa'daki insanlar bunu fazlası ile ciddiye aldılar.E pensavano probabilmente di non averlo preso troppo seriamente, il popolo francese lo prese seriamente.
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da, Fransa'daki insanlar bunu fazlası ile ciddiye aldılar.Und obwohl sie selber nicht zu ernst genommen haben, das französiche Volk nahm es wirklich ernst.
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da, Fransa'daki insanlar bunu fazlası ile ciddiye aldılar.Але не дивлячсь на все, вони не сприйняли це серйозно, люди Франції ж сприйняли дуже серйозно.
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da, Fransa'daki insanlar bunu fazlası ile ciddiye aldılar.В града те са заобиколени от народа, за който ще бъде по-лесно да следят действията на кралското семейство.
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da,심지어 그들은 그다지 심각하게 그 선언을 한 게 아닐지라도
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da,Și chiar dacă ei înșiși poate nu o
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da,و حتى لم يكونوا جادين بذلك
Kendileri ne kadar ciddiye almasalar da,考えていなかったけど、フランスの人々にとっては
Kendine bakamıyor musun? Kararlarını başkalarının almasını mı tercih ediyorsun?Que hace tests, en niños, para descubrir como hacer que la gente compre sus productos.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.-En voi estää ketään kostamasta.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.Jag kan inte hindra nån från att hämnas.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.Jeg kan ikke forhindre nogen i at hævne sig.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.Não tenho o direito de impedir que outro se vingue.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.Nie mam prawa zabronić mu wzięcia odwetu.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.Non ho il diritto di impedire a qualcuno di vendicarsi.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.No tengo derecho a frenar a alguien que quiere vengarse.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.Δεν δικαιούμαι να σταματήσω έναν να πάρει εκδίκηση.
Kimsenin intikam almasına engel olmaya hakkım yok.Я не имею права мешать кому-то мстить.
-Kira parasıyla. Üstüme bir şeyler almasa mıydım?- L'ho comprato coi soldi dell'affitto.
-Kira parasıyla. Üstüme bir şeyler almasa mıydım?Muszę mieć w co się ubrać, nieprawda?
Kosaku bu gezi için uzun zamandır can atıyordu. Yazık değil mi ona, keşke senden para almasaydım.Jeśli chcesz tak bardzo jechać, to nie mam nic przeciwko.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Se habían derretido como bolas de nieve sobre una estufa caliente.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Se topiseră ca bulgării de zăpadă pe sobă.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Si erano sciolti come neve al sole.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Είχαν λιώσει σαν χιονόμπαλες πάνω σε ζεστή σόμπα.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.Они таяли, как снежки в горячей духовке.
Krebiozen almasından on gün sonra da tamamen gitmişlerdi.הם נמסו כמו כדורי שלג על תנור חם.
Kuzey Yarıküre'nin ne kadarının bu soğuk gri alanlarda yer alması.북반구가 이 차가운 회색 지대에 얼마나 많이 있냐는 겁니다.
Kuzey Yarıküre'nin ne kadarının bu soğuk gri alanlarda yer alması.là bao nhiêu phần của Bắc bán cầu nằm trong những vùng xám nhạt này.
Kuzey Yarıküre'nin ne kadarının bu soğuk gri alanlarda yer alması.הוא רק כמה מהחצי הכדור הצפוני נמצא באזור השטח האפור.
Kuzey Yarıküre'nin ne kadarının bu soğuk gri alanlarda yer alması.هي كيف أن كثيرا من نصف الكرة الأرضية الشمالي يقع في هذه المناطق الرمادية الباردة.
Kuzey Yarıküre'nin ne kadarının bu soğuk gri alanlarda yer alması.この灰色の地域にあたるのか ということです 肌の色の進化を理解する上で
Lazerden çıkan ışının suya değmesi için alması gereken yol 8.1 olsun.레이저는 8.1m 를 진행한 후에, 물 속으로 들어가요.
Lazerden çıkan ışının suya değmesi için alması gereken yol 8.1 olsun.Svítí tak, že paprsek letí 8,1 metrů, než dopadne na hladinu.
Lazerden çıkan ışının suya değmesi için alması gereken yol 8.1 olsun.Придвижва показалката, и тя изминава 8.1 метра докато докосне повърхността на водата.
Lazerden çıkan ışının suya değmesi için alması gereken yol 8.1 olsun.הקרן היוצאת מהמצביע לייזר, נעה 8.1 מטר עד שהויא פוגעת בפני המים.
Market sahibinin, bana satmış olduğu malların parasını bir şekilde alması lazım.Ten chlapík bude chtít dostat zaplaceno... ...za zboží, které mi dal.
Market sahibinin, bana satmış olduğu malların parasını bir şekilde alması lazım.В якийсь момент цей хлопець хоче отримати свої гроші назад за продукти.
Masraflarını karşılayabilmesi için, 10'a 1 alması gerekiyor.Aby pokryć koszty, musi otrzymać 10 za 1.
Masraflarını karşılayabilmesi için, 10'a 1 alması gerekiyor.Aby pokryl náklady, potřebuje 10 ku 1.
Masraflarını karşılayabilmesi için, 10'a 1 alması gerekiyor.Para cubrir sus costos, tiene que obtener 10:1.
Masraflarını karşılayabilmesi için, 10'a 1 alması gerekiyor. Yani 500 Yuan verip 50 Dolar alacak.Để chi trả chi phí, anh ta cần phải đổi được với tỉ giá 10:1 .Thế thì 500 quan sẽ thành 50 đô la.
Masraflarını karşılayabilmesi için, 10'a 1 alması gerekiyor.Покрити його витрати, йому потрібно отримати 10 до 1.
Masraflarını karşılayabilmesi için, 10'a 1 alması gerekiyor.Чтобы покрыть свои издержки, он должен обменять по курсу 10 к 1.
Mesafe; hız çarpı zamandır. Beti'nin bu mesafeyi "V b" hızıyla alması 30 dakika sürmüş.Então qual é a distância que ela viajou?
Mesafe; hız çarpı zamandır. Beti'nin bu mesafeyi "V b" hızıyla alması 30 dakika sürmüş.На Бети й отнема 30 минути, за да мине това растояние при скорост от Vb.
MO: Üç su ısıtıcı bağışlayabilirim, ancak birinin onları alması gerekiyor.모건 오닐: 저는 온수기 3대를 기부하겠어요.
MO: Üç su ısıtıcı bağışlayabilirim, ancak birinin onları alması gerekiyor.Ich kann drei Warmwasserbereiter spenden, aber jemand müsste sie abholen.
MO: Üç su ısıtıcı bağışlayabilirim, ancak birinin onları alması gerekiyor."Mogę dać trzy podgrzewacze wody, ale ktoś musi po nie przyjechać.